
Paris Moda Haftası 2026-2027 Sonbahar-Kış: Moda dünyasının kalbi Paris’te attı
Hazırlayan: Sinem Kın
Fotoğraflar: Getty Images
Chanel
Daha modern, daha güçlü
Chanel 2026-2027 Sonbahar-Kış defilesi, Matthieu Blazy liderliğinde, abartılı gösterişten kaçınarak giyilebilirliği, zanaatı ve sessiz lüksü ön plana çıkaran, mirasa saygılı ancak devrimsel olmayan sakin bir çizgide sunuldu. Tüvitlerin inceltildiği, transparan katmanların kullanıldığı ve kuş sesleriyle açılan atmosfer, kontrollü bir zarafeti ve gündelik hayata temas eden bir couture anlayışını yansıttı. Blazy, evi güvene alan, riski minimize eden ve Karl Lagerfeld dönemine selam gönderen bir çizgide ilerledi. Devrim yaratmaktan ziyade, markanın kodlarını modernize etmeye odaklandı.

Dior
Gerçek ile yapay arasında
Dior 2026–2027 Sonbahar-Kış defilesi için hem ilham kaynağı hem de mekan olarak Jardin des Tuileries seçildi. 1667 yılında ziyaretçilere açıldığında, herkesin toplumsal statüsüne uygun şekilde giyinmesini zorunlu kılan sıkı bir kıyafet kuralı bulunuyordu. Bu da Tuileries’nin her zaman görmenin ve görülmenin sahnesi olduğunu hatırlatan erken bir işaretti. Bu ruh bugün de devam ediyor. Dior 2026–2027 Sonbahar-Kış defilesi için Jonathan Anderson, bu dinamiği yansıtan bir mekan tasarladı. Parkın içinde, parkı taklit eden bir alan inşa edilerek gerçek ile yapay arasındaki sınırlar bulanıklaştırıldı. Böylece doğa ile illüzyon, gözlem ile gösteri arasında bir diyalog kuruldu. Bu yaklaşım, Paris yaşamının süregelen teatral doğasını ve modanın bu sahnedeki zamansız rolünü yansıtıyor.

Louis Vuitton
Olağanüstü doğa
Doğa en büyük moda tasarımcısıdır. Doğal dünyayla tanımlanan, yirmi birinci yüzyıla ait bir giyim mimarisi, Nicolas Ghesquière’in Louis Vuitton için tasarladığı 2026-2027 Sonbahar-Kış koleksiyonuna ilham veriyor: Dağlar, ormanlar, ovalar... İklimimiz ve çevremizle kurduğumuz içgüdüsel tepkiler ile etkileşimler doğrultusunda evrilen giysiler --dayanıklılık, koruma ve özgürlük için-- modaya dönüşüyor. Bizi çevreleyen her şeye dair yoğunlaştırılmış bir bakış, olağanüstü doğanın bu sahnedeki zamansız rolünü yansıtıyor.

Miu Miu
Kendi bedenin, kendi benliğin
Miu Miu’nun 2026-2027 Sonbahar-Kış kampanyası ‘Mindful Intimacy’, beden, benlik ve duyusallık kavramlarını merkezine alarak şefkatli bir yakınlık, modern bir romantizm ve güçlü bir bireysellik halini keşfe çıkıyor. Miuccia Prada imzalı bu yeni kampanya; içsel dünyaya, bedene yakınlaşan siluetlere ve duygusal bir anlatıya odaklanırken; Miu Miu kadınının şiirsel olduğu kadar kararlı duruşunu da yansıtıyor. “Kendi bedenin, kendi benliğin ve kendi değerin üzerinde sahiplik ve söz hakkı” mottosundan yola çıkan marka, sıcak bir duyusallık, bedenlerimize, zihinlerimize, kendimize odaklanan; dikkat göstermemiz gereken bir yaklaşım sunuyor.

Lacoste
Yarıda kalan maç
Lacoste, 2026-2027 Sonbahar-Kış koleksiyonunu sunduğu, Roland-Garros Stadyumu’nun efsanevi Philippe-Chatrier kortunda sergilenen defilesinde, izleyicileri yarıda kesilen unutulmaz bir tenis maçı atmosferine taşıdı. 31 Temmuz 1923’te René Lacoste, Fransa’nın Deauville kentinde düzenlenen Davis Cup karşılaşmasında İspanya’nın önde gelen tenis oyuncularından Manuel de Gomar ile karşı karşıya geliyor. Şiddetli yağmur çim kortu tamamen su altında bırakınca maç yarıda kesiliyor. 2026-2027 Sonbahar-Kış koleksiyonunda Lacoste Kreatif Direktörü Pelagia Kolotouros ilhamını bu tarihi karşılaşmadan ve onun taşıdığı ‘hatıra’ fikrinden alıyor. Koleksiyon; gerilim ve kararlılığın, hazırlık ve performansın, beklemenin ve sonunda kazanmanın anlamını hatırlatan anıları yorumluyor.
Benzer Haberler

Dr. Esra Çavuşoğlu’ndan Sağlıkta Temel Vurgusu

'Geleceğe Dönüş'ün ünlü oyuncusu Matt Clark hayatını kaybetti

Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı fikir önderi Ali Haydar Bozkurt: “Bu karnaval, yerelden küresele uzanan bir başarı hikayesi”









