Haber kapak görseli
Genel
5 dk okunma süresi
All About History

Pompey Jül Sezar'ı yenmiş olsaydı Roma tarihi nasıl değişirdi?

İçeriği Paylaş

MÖ 48 yılında Pharsalus Ovası'nda gerçekleşen savaş yalnızca iki büyük komutanın değil, Roma'nın geleceğinin de kaderini belirledi. Peki ya kazanan Jül Sezar değil de Pompey olsaydı? Kleopatra'nın yükselişinden Augustus'un iktidarına, Roma İmparatorluğu'nun doğuşundan Avrupa tarihinin şekillenişine kadar pek çok olay bambaşka bir yöne evrilebilirdi. Tarihin en çarpıcı "ya eğer?" sorularından birinin peşine düşüyoruz.

Röportaj: David J Williamson

Bir zamanlar siyasi müttefik, hatta akraba olan Jül Sezar ile Pompey, MÖ 48 yılında Yunanistan’daki Pharsalus Ovası’nda karşı karşıya geldiler. Siyasi çıkarlarla kurulan ortaklık çoktan dağılmıştı ve bu muharebenin sonucu yalnızca iki adamın kaderini değil, Roma’nın ve dünya üzerindeki etkisinin geleceğini de belirleyecekti.

Pompey ile Sezar’ın karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz mıydı? Aralarındaki farklar neydi? Pompey de Sezar kadar hırslı mıydı?

Evet, bu çatışma neredeyse kaçınılmazdı. Her ikisi de kendi kuşaklarında Roma siyasetinin iki karşıt eğiliminin en güçlü temsilcileriydi. Bunlardan “optimates” daha muhafazakâr, Senato yanlısı bir çizgiyi savunurken, “populares” reformlardan yana olan ve Roma aristokrasisinin alt tabakaları ile halk kesimlerinden destek gören bir gruptu. Her iki lider de kendilerinden önceki kuşakta Lucius Cornelius Sulla ve Gaius Marius’un ardından, bu iki siyasi damarın son büyük temsilcileriydi.

İkisi de hırslıydı, ancak bu konuda açık ara öne çıkan isim Sezar’dı. Roma Cumhuriyeti’nin siyasi liderleri aslında büyük ölçüde bağımsız birer bölgesel güç gibiydiler ve benzer liderlik özellikleri taşıyorlardı. Kişisel cesaret, gerektiğinde acımasız olabilme, stratejik ve taktik ustalık, hem seçkinlerle hem de halkla etkili iletişim kurabilme, Romalılara özgü o sarsılmaz direnç, geniş kitleleri peşinden sürükleyebilecek karizma ve kararlılık bu özellikler arasındaydı. Ancak Sezar, bunların hepsini bir arada taşıyan tek figürdü ve bu sayede sürekli ve gözle görülür bir başarı elde etmişti. Bu nedenle onu Roma’nın en büyük askerî lideri olarak değerlendirmek mümkün.

Sezar esir alınsaydı Pompey’in önünde ne gibi seçenekler olurdu? Ve en muhtemel tercihi ne olurdu?

Bu gerçekten önemli bir soru. Pompey’in rakibine merhamet göstermek isteyeceğini düşünebiliriz. Cumhuriyet dönemi Roma’sında bir siyasi rakibi ortadan kaldırmak son derece ağır bir karardı. Nitekim Pharsalus yenilgisinin ardından Mısır’a kaçan Pompey’in orada başı kesilerek öldürüldüğünü öğrendiğinde Sezar’ın öfkeye kapılması da bunun bir göstergesi.

Ancak savaşın arifesinde Pompey, liderlik yarışında sonradan yükselmiş bir isim olarak görülen Sezar karşısında geride kaldığını fark etmişti. Özellikle Galya’daki efsanevi fetihleri Sezar’a büyük bir ün kazandırmıştı. Optimates grubuna karşı izlediği agresif siyaset de onları savunmaya geçirmişti. Ayrıca Sezar populares’in tartışmasız lideriyken, Pompey optimates içinde daha çok eş lider konumundaydı. Nitekim onun ölümünden sonra optimates davası, MÖ 45’e kadar süren yeni iç savaşlarla varlığını sürdürecekti.

Bu nedenle Pompey’in hareket alanı aslında Sezar’a göre sınırlıydı. Sezar’ı belki sürgüne göndermek gibi daha yumuşak bir çözümü tercih edebilirdi, ancak çevresindeki optimates grubunun beklentisi çok daha sertti. Rakibinin öldürülmesi, onlar için kesin zaferin şartıydı ve Pompey’in bu baskıya direnmesi pek de mümkün değildi.

Pompey Roma’da kendisi için nasıl bir rol öngörmüştü ve bunu nasıl güvence altına almayı planlıyordu?

Eğer Pompey Sezar’ı yenmiş olsaydı, onun yaptığı gibi kendisini ömür boyu diktatör ilan etme seçeneğine sahip olamazdı; çünkü optimates grubunun önde gelen ismi olsa da onların tek ve mutlak lideri değildi. Bunun yerine Roma Cumhuriyeti’nin geleneksel düzenine dönüşü savunurdu. Yıllık seçimlerle belirlenen iki konsüllü sistem yeniden işler hâle getirilirdi. Elbette kendisi de zaman zaman bu göreve adaylığını koymaktan geri durmazdı.

Eğer Pompey zafer kazansaydı bu, Marcus Antonius, Kleopatra ve Octavianus gibi isimler için ne anlama gelirdi? Ve bu durum tarihin akışını nasıl etkiledi?

Büyük olasılıkla bu isimler tarihte yalnızca birer dipnot olarak kalırdı. Marcus Antonius, MÖ 1. yüzyılın sonlarındaki iç savaşlarda etkili bir figür olsa da Sezar’ın yerini doldurabilecek bir lider değildi. Siyasi manevralarda usta olsa bile, Sezar’ın yenilgisinin ardından muhtemelen kısa süre içinde ortadan kaldırılırdı. Optimates ise İskenderiye’deki iktidar mücadelesinde VII. Kleopatra yerine rakibi olan XIII. Ptolemaios’u destekliyordu. Kleopatra kuşkusuz güçlü bir hükümdardı, ancak önce Sezar’ın ardından Antonius’un desteği olmadan muhtemelen Ptolemaios hanedanının iç çekişmelerle anılan yöneticilerinden biri olarak kalacaktı. Augustus olarak bilinecek olan Octavianus’un yükselişi de doğrudan Sezar’ın onu himaye etmesiyle mümkün oldu. Bu destek olmadan ve aile bağları nedeniyle populares ile ilişkilendirileceği için en olası senaryoda ya öldürülecek ya da tamamen gözden düşerek tarihin karanlığına karışacaktı.

Pompey’in zaferi Roma dünyasının büyüklüğü ve kültürel etkisi açısından farklı bir tablo yaratır mıydı?

Çok büyük ihtimalle hayır. Pharsalus Muharebesi’ne gelindiğinde Roma hem Batı hem de Doğu Akdeniz dünyasının tartışmasız hâkimiydi. Karşısında denk sayılabilecek tek güç belki Doğu’daki Part İmparatorluğu’ydu. Üstelik Roma; Yunan, Mısır ve Kartaca kültürlerini kendi yaşam biçimine dahil etme sürecinde zaten epey yol almıştı. Sezar yenilmiş olsa bile, onun karşısındaki optimates grubu Roma’nın etkisini daha da genişletme isteğini sürdürecekti.

Peki, Pompey kazansaydı Roma yine de bir imparatorluğa dönüşür müydü?

Muhtemelen evet ama daha geç bir tarihte. Kısa vadede cumhuriyet düzeni büyük olasılıkla devam ederdi, ancak Roma artık gördüğü her yeri fetheden bir güç hâline gelmişti. Bu nedenle muhtemelen ciddi bir çatışma, hatta yeni bir iç savaş dalgası ortaya çıkabilirdi. Böyle bir ortamda cumhuriyeti yeniden şekillendirme iddiasıyla Sezar’ın rolünü üstlenecek başka bir populares liderinin sahneye çıkması şaşırtıcı olmazdı. Onun kazanacağı bir zafer de tıpkı gerçekte olduğu gibi Roma’yı imparatorluğa götüren yolu açabilirdi. Pompey’in Sezar karşısında kazanacağı bir zafer hangi üç tarihsel olayı belirgin biçimde farklılaştırırdı?”

Roma Britanyası tarihten silinebilir miydi?

Sezar’ın Britanya’ya yönelik sınır keşifleri ve bu topraklara yayılma isteği, Pharsalus’ta onunla sona erebilirdi. Pompey’in Roma’nın genişleme yönünü tamamen farklı bir rotaya çevirmesi ihtimali düşünüldüğünde, bu bilinmeyen coğrafya belki de Roma’nın izlerinden uzak kalacaktı. Ne Hadrianus Duvarı inşa edilecek ne Roma yolları açılacak ne de villalar kurulacaktı.

Kleopatra’nın kaderi tamamen değişebilirdi

Eğer kazanan Pompey olsaydı, Mısır’da Ptolemaios’un emriyle öldürülmek yerine onunla ittifakını daha da güçlendirebilirdi. Bu durum Kleopatra için bambaşka bir gelecek anlamına gelirdi. Efsanevi güzelliği yüzyıllarca anlatılmaz, Sezar ve Marcus Antonius ile yaşadığı ilişkiler tarihe geçmezdi.

Çok farklı bir hanedan doğabilirdi

Jül Sezar, Roma’da tüm gücün tek kişinin elinde toplandığı yeni düzenin ilk temsilcisiydi. Suikastla öldürülmesi ve ardından gelen iç savaşa rağmen onun çizgisi Augustus üzerinden devam etti. Ancak Pompey cumhuriyetçi bir figürdü. Onun kazanması hâlinde imparatorlar silsilesine dayanan bir hanedan düzeni belki de hiç ortaya çıkmayacaktı. Tiberius, Caligula ya da Claudius gibi isimler tarihte yer almayabilirdi.

Ana Görsel: © Alamy Görsel: wiki/Art Institute of Chicago (CC0 1.0) Görsel: wiki/ S. I. Sosnovsky (CC BY-SA 4.0) [translated]

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo