Haber kapak görseli
Genel
10 dk okunma süresi
History Of War

Prokhorovka Muharebesi ve 252.2 numaralı tepe için yapılan çatışmalar

İçeriği Paylaş

Dr. Ben Wheatley, Citadel Harekâtı’nın güney kıskacında kritik bir mevzi olan 252.2 numaralı tepe için verilen mücadeleyi anlatıyor. Sovyet zırhlı birlikleri çok ağır kayıplar vermelerine rağmen 12 Temmuz 1943 tarihindeki Prohorovka Muharebesi’nde nihai zaferi kazandılar.

Yazan: Dr. Ben Wheatley

Almanların, Kızıl Ordu’nun Merkez ve Voronej Cepheleri’nde bulunan bazı tümenlerini kuşatma ve bunların diğer birliklerle olan temasını kesmek maksadıyla başlattıkları Citadel (Kale) Harekâtı’nın altıncı gününde, Alman panzerleri (zırhlı birlikleri) ilerlemeye devam etti. Bu sırada Almanların II. SS Panzer Kolordusu Prokhorovka şehrine doğru ilerledi.

Leibstandarte SS Panzer Tümeni, 11 Temmuz saat 08.50’de, ertesi günkü çatışmalarda önemli rol oynayacak bir tanksavar hendeğini aştı. SS Savaş Muhabiri Johan King tarafından çekilen fotoğraflar bu engelin üzerinden geçen yolda bulunan bir köprünün sağlam bir şekilde ele geçirildiğini teyit ediyordu. Tanksavar hendeğinin ötesinde, 252.2 numaralı tepe “muazzam bir dalga gibi” uzanıyordu ve Leibstandarte Tümeni artık Prokhorovka’ya 2,5 km uzaklıktaydı.

Ancak Sovyetlerin 9. Muhafız Paraşütçü Tümeni tepeyi inatla savundu. Bu hamle, Almanların ilerleyişini geciktirince Leibstandarte Tümeni, 252.2 numaralı tepe ve üzerinde bulunan Oktiabrskiy Devlet Çiftliği’nin ele geçirilme işini tamamlamak için zırhlı personel taşıyıcılarından (SPW) oluşan panzer taburunu ve piyadeleri destekleyen kundağı motorlu ağır toplarını (Sf Grille) kullanmak zorunda kaldı. SPW taburu, II. Panzer Alayı’nın 3. Taburu idi. Bölgedeki bazı yüksek arazi kesimleri nihayet 14.10’da Leibstandarte Tümeni tarafından ele geçirildi. Bunun ardından SPW taburu ve Sf Grille topçusu Prokhorovka yönünde keşif maksatlı bir saldırı başlattı. Ancak, 252.2 numaralı tepenin ötesinde Almanlar yoğun Sovyet bombardımanına maruz kaldı. Bu sert direniş nedeniyle SPW taburu sadece kısa bir mesafe ilerleyebildi ve ardından başladığı yere çekilmek zorunda kaldı. (King’in fotoğrafları, 252.2 numaralı tepe için yapılan çatışmaların bir kısmını yansıtmaktadır.)

Leibstandarte Tümeni’ne bağlı birlikler, 12 Temmuz’da hâlâ geniş bir alana yayılmış durumdaydı. Sağ kanatta, demiryolu hattı yükseltisinin güneyinde, 1. SS Panzer Alayı, solda 252.2 numaralı tepenin gerisinde, yani en ileride, 2. SS Panzer (tank) Alayı bulunuyordu. Tümenin panzer alayı ise, 252.2 numaralı tepenin ve tanksavar hendeğinin gerisinde, bir önceki gün yaşanan yoğun çatışmaların yorgunluğunu atmaya çalışıyordu. Bu sırada Leibstandarte Tümeni’nin panzer alayı, üç bölüğü olan tek bir panzer taburundan (II. tabur) oluşuyordu. Citadel Harekâtı’na 79 Pz IV tankı ile başlayan bu taburun 12 Temmuz itibariyle 47 faal tankı kalmıştı. Ancak bu harekât için bu taburun emrine 12 adet operasyonel Tiger tankı bulunan bir tank bölüğü de verilmişti. Panzer alayının diğer taburu (I. tabur) Panther tankına dönüşüm süreci nedeniyle Almanya’da bulunuyordu. Bu nedenle, Rusların 5. Muhafız Tank Ordusu’na bağlı iki tam mevcutlu tank tugayı12 Temmuz günü demiryolunun geçtiği hat ile Psel Nehri arasında, sadece takviyeli bir panzer taburuyla karşı karşıya gelecekti.

Sovyet General Pavel Rotmistrov, 12 Temmuz sabahı Prokhorovka’nın 1 km kuzeybatısındaki tuğla fabrikasından saldırıya geçtiğinde, Leibstandarte Tümeni’nin bitkin durumdaki askerlerinin çoğu hâlâ uykudaydı. Bu, Sovyetlerin hazırlık amaçlı topçu ateşi açmadan taarruza başlamayı tercih etmesiyle mümkün olmuştu. O sırada en önde bulunan Alman birliği, yine 2. SS Panzer Alayı’na bağlı olan ve zırhlı personel taşıyıcılarla (SPW) teçhiz edilen III. Tabur idi.

Bir Alman askeri 12 Temmuz sabahı saat 09.15’te, 252.2 numaralı tepede olanları şu sözlerle aktaracaktı: “Hepimiz derin uykudayken, aniden üzerimizde uçaklar uçmaya başladı ve üzerlerinde piyadelerin bulunduğu çok sayıda tank bulunduğumuz yere geldi. Ortam cehennem gibiydi. Düşman etrafımızdaydı, üstümüzdeydi ve aramızdaydı. Göğüs göğüse muharebe ettik.”

Adeta bir çığ gibi ilerleyen Sovyet tank birliklerini ilk gören Alman panzer subayı, Leibstandarte Tümeni’nin Panzer Taburu’nun 6. Bölük Komutanı Üsteğmen (SS Obersturmführer) Rudolf von Ribbentrop idi. O sabah 252.2 numaralı tepeye baktığında, “tank alarmı” anlamına gelen mor renkli işaret fişeklerini gördü. İşaret fişekleri “yamacın tüm tepe hattı boyunca” görülüyordu ve ayrıca “demiryolunun geçtiği yükseltinin sağında” da bu işaret fişekleri patlıyordu. Diğer iki panzer bölüğü tanksavar hendeğinin arkasında kalırken, 605 numaralı Panzer IV tankının içinde bulunan Üsteğmen Ribbentrop, bölüğünün çalışır durumdaki diğer altı Panzer IV’üyle birlikte tepeye doğru yola koyuldu.

Üsteğmen Ribbentrop’a göre olaylar şöyle gelişmişti: “Eğimli arazinin zirvesine ulaştığımızda, yaklaşık 200 metre ötede, küçük bir vadinin diğer tarafında, bizden daha alçakta bulunan bir tepecik gördük. Buradaki piyade mevzilerimizin tespit edildiği açıkça belli oluyordu. Küçük vadi solumuza doğru uzanıyordu ve ön yamaçtan aşağı doğru ilerlerken, soldan bizi kuşatmaya çalışan ilk T-34 tanklarını gördük. Yamaçta durup ateş açtık ve birkaç düşman tankını vurduk, bunlardan bazıları yanıyordu. İyi bir top nişancısı için 800 metre ideal bir menzildi.” Üsteğmen Ribbentrop daha sonra yaklaşan büyük bir tank birliği gördü: “Daha fazla düşman tankının ortaya çıkıp çıkmayacağını beklerken etrafa baktım. Yaklaşık 150-200 metre ötemizde, arazideki hafif bir çukurdan peş peşe 15, 20, 30, 40 Rus T-34 tankı çıktı. Daha sonra bu tankların sayısı sayamayacağım kadar çoğaldı. Oluşan tank duvarı üzerimize doğru geliyordu. Tanklar dalga dalga geliyordu ve akıl almaz büyüklükteki bir zırhlı kütle son hızla bize yaklaşıyordu.” Toplam yedi Alman tankının böylesine ezici bir güç karşısında hiçbir şansı yoktu. Önde bulunan ve gövde numaraları bilinmeyen iki Panzer IV tankı hemen yok edildi. 252.2Tepesi’nin zirvesinde daha geride konumlanmış bir başka Panzer IV de kısa bir süre sonra aynı kaderi paylaştı. Bunun numarası büyük ihtimalle 615 idi. Dördüncü Panzer IV de ciddi şekilde hasar gördü ve hareketsiz kaldı. Bunun numarası ise muhtemelen 616 idi. 605, 618 ve 625 numaralı diğer üç Panzer IV tankı bu çatışmadan sağ çıkmayı başardı.

Aniden ortaya çıkan taarruz birliği, Tümgeneral Kirichenko’nun komuta ettiği 29. Tank Kolordusu’nun 228 operasyonel zırhlı muharebe aracından oluşuyordu. Bu alandaki taarruz, 31. ve 32. Tank Tugayları ile 53. Motorlu Piyade Tugayı tarafından, kundağı motorlu top alayı ve 26. Muhafız Paraşütçü Alayı’nın desteğiyle gerçekleştirildi. Sovyet tankları 252.2 numaralı tepenin zirvesini geçtikten sonra, iki Alman panzer bölüğüne doğru yokuş aşağı hızla ilerleyerek tanksavar hendeğinin arkasından onlara ateş açmaya başladılar.

Alman Panzer IV tanklarını Tiger tanklarıyla karıştıran Sovyet tankçıları, bu tankların menzil üstünlüklerini olabildiğince çabuk ortadan kaldırmak istediler. Kalabalık Sovyet tank birliği, başlangıçta muhtemel göründüğü gibi, derinlemesine bir saldırı gerçekleştirmiş olsaydı, bunun tek sonucu Alman cephesinin çökmesi olabilirdi. Ancak birkaç dakika içinde her şey değişti. İnanılmaz bir dikkatsizlik sergileyen Sovyetler, bölgede bulunan tanksavar hendeğini gözden kaçırmışlardı. Sovyet piyadeleri tarafından 252.2 numaralı tepenin eteğinde kazılan ve Almanların taarruz istikametine dik açıyla uzanan bu engel, artık taarruz eden Sovyet birlikleriyle dik açı teşkil ediyordu. Almanların ifadelerine göre “Gittikçe daha fazla T-34 tepeyi aşarak, yamaçtan aşağı hızla iniyor ve arkasında mevzilendiğimiz tanksavar hendeğine devriliyordu.” Alman ifadesinde, tankların tanksavar hendeğini aşmaya çalıştığından bile bahsediliyordu. Kaç Sovyet tankının tanksavar hendeğinde kaldığı tartışmalı bir konudur, ancak engelin mevcudiyetinin 29. Tank Kolordusu’nun zırhlı araçlarının yaşadığı zorlukların doğrudan veya dolaylı olarak başlıca nedeni olduğu şüphesizdir.

Üsteğmen Ribbentrop’un birliğine bağlı olan 605 ve 618 numaralı Panzer IV tankları, Sovyet tanklarının yanında oluşan kalın bir toz bulutu içinde hareket ederek bölgeden kaçmayı başarmıştı. Ribbentrop’un operasyonel durumdaki 625 numaralı diğer Panzer IV tankının ise, topu geçici olarak kilitlenmiş olarak muharebe sahasında (demiryolunun geçtiği yükseltinin yakınında) kaldığı söyleniyordu. Üsteğmen Ribbentrop olanları şöyle hatırlıyordu: “T-34’ler bir süre sonra hendeği fark ettiler ve tamir edilmiş olan köprüden geçmek için sola, yani yola doğru sapmaya çalıştılar. [Nitekim Johan King’in 11 Temmuz 1943 tarihli fotoğrafları köprünün sağlam ele geçirildiğini açıkça kanıtlıyordu.] O zaman yaşananlar tarif edilemez. Köprüye yaklaşınca Rusların yanları ateşe açık hale gelip daha kolay hedef teşkil ettiler. Yanan T-34’ler birbirlerine çarptılar ve birbirlerinin üzerinden geçtiler. Bir ateş, duman, yanan tanklar, ölüler ve yaralılar cehennemi ortaya çıkmıştı!” Normal koşullar altında, tanksavar hendeğinin diğer tarafında bulunan iki Panzer IV bölüğünün Sovyetlerin bu kitlesel tank saldırısını durdurma şansı yoktu; ne var ki, orada yaşananlar özetle ‘hareketli hedeflere nişan alma talimi’ne dönüşmüştü”.

Öğle vakti Leibstandarte Tümeni’nin 2. SS Panzer Alayı, 252.2 numaralı tepeyi ve Oktiabrskiy Devlet Çiftliği’ni geri almıştı. Kursk Muharebesi konusunda uzmanlaşan Valeriy Nikolaevich Zamulin’in en son tahminine göre, 12 Temmuz’da yalnızca Sovyet 29. Tank Kolordusu, 102 tank ve taarruz topunu kaybetmişti. Bunların dökümü; 60 T-34, 31 T-70, sekiz SU-122 ve üç SU-76 şeklindeydi. Mevcut Sovyet kayıtlarını inceledikten sonra, yazarın hesaplamasına göre 29. Tank Kolordusu, 12-16 Temmuz tarihleri arasında 250 tank ve taarruz topundan 132’sini kaybetmişti. Bunların dökümü ise 83 T-34, 37 T-70, bir KV-1, sekiz SU-122 ve üç SU-76 şeklindeydi. Verilen kayıpların büyük çoğunluğu şüphesiz 12 Temmuz günü gerçekleşmiş olmalıydı.

Alman Hava Kuvvetleri (Luftwaffe) uçakları tarafından Prokhorovka Muharebesi’nin yaşandığı sahanın fotoğrafları çekilmişti. Bunlara ek olarak, muharebe sahası üzerinde alçaktan uçan bir Sovyet uçağı tarafından da muharebe sonrasında bölgenin fotoğrafları çekildi. Bu olağanüstü fotoğraflara sahip olduğumuz için son derece şanslıyız. Valeriy Zamulin’e ulaştırılan söz konusu fotoğraflar kendisinin 2015 yılında yazdığı “Kursk Muharebesi 1943: Kamera Objektifinden Bakış” adlı kitapta görülebilir. Fotoğraflardan birinin ön planında, Leibstandarte Tümeni’ne ait imha edilmiş bir Panzer IV tankı açıkça görülebiliyor. Tank, Belgorod-Prokhorovka karayolu/demiryolu geçidinden Oktiabrskiy Devlet Çiftliği’ne uzanan çapraz toprak yolun hemen arkasında vurulmuş. Onun yakınlarında, bir piyade siperinin arkasında imha edilmiş bir Sovyet T-34 tankı var. 252.2 numaralı tepenin hemen zirvesinde yer alan bu alan,16 Temmuz ve 7 Ağustos tarihinde Luftwaffe uçakları tarafından çekilen fotoğraflarda kolayca görülebiliyor.

Panzer IV tankının Almanların baktığı yönde, 252.2 numaralı tepenin zirvesine yakın bir yerde bulunduğu göz önüne alındığında bu Panzer IV’ün Üsteğmen Ribbentrop’un öndeki tanklarından biraz daha geç çatışmaya girmiş olması muhtemeldir. Sonuç olarak bu tank, Leibstandarte Tümeni’nin muhtemelen 12 Temmuz sabahı kaybedilen üçüncü ve son Panzer IV’üdür. İmha edilen bu Panzer IV’ün, Üsteğmen Malchow komutasındaki 615 numaralı tank olması da muhtemeldir. 615 numaralı tankın top doldurucusu Walter Kettle’ın ifadesine göre; bu tank vurulmuş, alev almış ve terk edildikten sonra patlamıştı. Kettle’ın söyledikleri, kendi tankının, öncü gruptaki Panzer IV’lerin aksine, Üsteğmen Ribbentrop’un öndeki tanklarını kuşatmaya çalışan ilk Sovyet tank grubuna ateş açmadığını ima etmektedir.

Kettle ayrıca, Üsteğmen Malchow’un dürbünüyle sadece cephenin yan taraflarındaki Sovyet tanklarını saydığını belirtmişti. Malchow’un tankının o gün en öndeki Panzer IV’ler arasında olmadığı açıktı. Eğer 615 numaralı tank 12 Temmuz günü yapılan çatışmalarda ön saflarda olsaydı, yanlarda bulunan Sovyet tanklarıyla da muharebe ederdi. Bu durum, alçaktan uçan Sovyet uçakları tarafından görüntülenen imha edilmiş Panzer IV tankının gerçekten de 615 numaralı Panzer IV olma ihtimalini artırıyor. Bu tankın Üsteğmen Ribbentrop’un bahsettiği ilk çatışma noktası olan engebeli araziden uzakta olması da bu görüşü destekliyor.

Sovyet uçakları tarafından sağlanan bir başka fotoğraf, tanksavar hendeğinin önündeki iki alanı ayıran paralel yola biraz daha yakın mesafeden çekilmişti. Bu fotoğrafın sağında Leibstandarte Tümeni’ne ait imha edilmiş bir zırhlı personel taşıyıcı (SPW) özellikle belirgin. Tanksavar hendeğinin önündeki yerlerde 29. Tank Kolordusu zırhlı araçlarının uğradığı hasar da bu fotoğraflarda açıkça görülüyor. Yukarıda bahsi geçen kitabın yazarı Valeriy Zamulin, 7 Ağustos tarihli bir Luftwaffe keşif fotoğrafından hareketle, kitabın 29. sayfasında daha belirgin zırhlı araç enkazlarından bazılarını öne çıkarmıştır. Daha sonra, muharebe sahasının dört bir yanından gelen zırhlı enkazlar, Prokhorovka eteklerindeki bir demiryolu hattına sürüklendi. 100’den fazla zırhlı aracın enkazının seçilebildiği bu demiryolu hattının görüntüleri, yazarın yeni kitabı Prokhorovka Panzerleri adlı eserinde görülebilir.

Sovyetler muharebe sırasında ve sonrasında toplam 246 zırhlı muharebe aracı kaybetmişlerdi. Ancak Sovyet zırhlı birliklerinin verdiği bu orantısız yüksek kayıp, Rusların Prohorovka’da yenilmesi anlamına gelmiyordu. Taarruz eden Alman birlikleri, 11 ve 13 Temmuz günü olmak üzere, iki kez Prohorovka’yı korumak için kurulan son derece güçlü Sovyet savunma hatlarına karşı hiçbir etki yapamadı. Rusların bölgedeki savunma sistemleri, güçlü bir topçu kabiliyeti ve aşılmaz bir tanksavar kalkanı içeriyordu. Sovyetler ayrıca çok sayıda operasyonel tankı da ellerinde bulunduruyordu. Muharebeden sonra bile 5. Muhafız Tank Ordusu’nun elinde 650’den fazla zırhlı araç vardı. Bu gerçeklerin bir sonucu olarak, kanatlardan destek alamayan Almanlar, Prokhorovka istikametinde ilerlemeyi sürdürme ümidini kaybetmişlerdi. Burada kazanılan zafer efsanevi olmasa da Prokhorovka’da Nazizme karşı cesurca savaşan Sovyet askerleri, buradaki başarıları için en derin saygı ve minnettarlığı hak etmişlerdi.

Images: Alamy, Getty, Wiki / PD / Gov, Zamulin Valery Nikolaevich

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo