Haber kapak görseli
Genel
7 dk okunma süresi
History Of War

Roma Gladyatörlerinin deniz dövüşlerinin arkasındaki gerçek: Naumachia

İçeriği Paylaş

Daima daha yeni ve kanlı eğlence arayışı içinde olan Romalılar yapay göllerde devasa boyutta deniz dövüşleri düzenlediler.

Yazan: Murray Dahm

Naumachia terimi, antik dünyada düzenlenen deniz dövüşleri ve bunlara ev sahipliği yapmak için inşa edilen yapılar için kullanılmıştır. Naumachia birçok yönden, MÖ 1. yüzyılın sonlarında giderek daha şiddetli hale gelen Roma’nın kanlı sporlarının kaçınılmaz olarak ulaştığı bir aşamaydı. Gösteri amaçlı bu kanlı sporların en ünlüsü kuşkusuz gladyatör dövüşleriydi.

Bu dövüşler sırasında bilindiği gibi iki kişi bir arenada karşı karşıya getirilip kozlarını paylaşıyorlardı. Bu kapsamdaki en eski gladyatör dövüşü MÖ 264 yılındaki Birinci Pön Savaşı’na kadar uzanır. Bu olayda, ölen bir generalin babasını onurlandırmak için sadece üç çift gladyatör dövüşmüştür. Bu çiftler için ölüye verilen bir hediye anlamında “munus” tabiri kullanılmıştır. Roma’nın tarihi boyunca bu dövüşçülerin sayısı giderek arttı. Öyle ki MÖ 216’da bu kanlı oyunlar üç gün sürüyor ve bunlara 22 çift gladyatör katılıyordu. MÖ 183’e gelindiğinde ise bu sayı 120 olmuştu. Jül Sezar MÖ 65 yılında bu dövüşleri 320 çift gladyatörle yapmak için büyük bir borca girdi. İmparatorluk döneminde gladyatörlerin sayısı artmaya devam etti. İmparator Trajan MS ikinci yüzyılın başlarında 123 gün boyunca 10.000 gladyatör dövüştürdü.

Kana susamış Romalı seyirciler için, insanların hayvanlarla mücadele ettiği yarışmalar (Bu gladyatörler venator olarak bilinirdi.) ve hüküm giymiş suçluların cezalarının halka açık olarak infaz edilmesi de dâhil olmak üzere benzer başka eğlenceler de vardı. Birçok yönden bu tür eğlenceler MS birinci ve ikinci yüzyıllarda zirveye ulaştı. Ancak bu tarihlerden uzun süre sonra da popülerliğini korudu. Roma’da her yıl en az 100 gün bu tür oyunlar oynanıyordu. Seyirciler için ücretsiz olan bu oyunların faturası, halka iyi görünmek isteyen politikacılar ya da daha sonraları tebaalarını şımartmak isteyen imparatorlar tarafından karşılanıyordu. Kanlı bir spor olmasa da şiddet içeren ve sık sık kazalarla sonuçlanan araba yarışları da vardı. Bunlar da son derece popülerdi ve rakip araba takımlarının taraftarları arasında büyük çaplı kavgalar çıktı. Savaş arabası yarışları MÖ yedinci yüzyıldan kalma bir yapı olan Circus Maximus adlı hipodromda düzenlenirdi. Dolayısıyla savaş arabası yarışları gladyatör dövüşlerinden çok daha eskiydi.

Gladyatör dövüşleri geliştikçe, birbirleriyle dövüşen savaşçı tipleri de bir kategorilendirme işlemine tabi tutuldu. Bunların isimleri genellikle Roma’nın yenilmiş düşmanlarına dayanıyordu. Samnitler’e atfen verilen Samnite adının yanı sıra, Galyalılar ve Trakyalılar olarak adlandırılan gladyatör tipleri de vardı. Ayrıca her birinin belirli bir dövüş stili mevcuttu. Genellikle Trakyalıların eğri kılıcında olduğu gibi ya o kültürle ilişkili bir silah kullanırlardı ya da o kültüre ait bir tarz benimserlerdi. Daha sonraları gladyatör tiplerin isimleri evrim geçirerek retiarius (‘ağ ve üç çatallı mızraklı adam’), secutor, murmillo, hoplomachus gibi kategorilere dönüştü. Trakyalı ya da Thraex ise değişmeden kaldı ki ilk tipler arasında adını koruyabilen tek kategoriydi.

Gladyatör oyunlarının popülaritesi arttıkça, bunları düzenleyen ve “editör” veya “sponsor” olarak adlandırılan kişiler kalabalıkları eğlendirmek için birçok yeni şey denedi. Bunlar arasında; at sırtındaki gladyatörler, kadınlar (MS 60’lardan itibaren), boksörler ve savaş arabalarında veya kement gibi çeşitli diğer egzotik silahlarla savaşan erkekler gibi yenilikler bulunuyordu.

Roma’da kalabalığı eğlendirmek için yeni ve egzotik yollar aranırken, MÖ 46 yılında Jül Sezar tarafından Tiber Nehri’nin sol kıyısında düzenlenen ilk naumachia gösterisinde mahkûmlar ve hüküm giymiş suçlular bir deniz dövüşünde kullanıldı. Bu uygulama daha sonra bir norm haline geldi. Naumachia gösterilerinde genellikle MÖ 480 yılında Yunanlılar ile Persler arasında yapılan Salamis Muharebesi ya da Rodoslular ile Sicilyalılar veya Atinalılar ile Siraküzalılar arasında yapılan muharebeler gibi ünlü bir çatışma yeniden canlandırılıyordu.

En ünlü naumachia gösterisi, MÖ 27-MS 14 yılları arasında hüküm süren İmparator Augustus tarafından MÖ 2 yılında Mars Ultor Tapınağı’nın adanması münasebetiyle yaptırılmıştır. Bu etkinlik, Tiber Nehri’nin sağ kıyısında, Roma’daki modern San Francesco a Ripa ve San Cosimato kiliselerinin yakınında düzenlenmiştir. (Döşeme ve traverten duvarlarına ait kalıntılar bulunmuştur.) Roma İmparatoru Augustus’un kendi ağzından hayatını ve başarılarını anlattığı anıtsal kitabe olan Res Gestae Divi Augusti’ye göre, 548 m uzunluğunda ve 366 m genişliğindeki bu yapay gölün ortasında bir ada vardı. Yeni bir su kemeri olan Aqua Alsietina bu yapay gölü besliyordu ve bunun için 33 km mesafeden su getiriliyordu.

Augustus’un iddiasına göre: “Bu gösteride baş üstünden ileri doğru uzatılan küçük güvertesi olan 30 adet gagalı gemi, üç sıra kürekli kadırga (trireme) ya da iki sıra kürekli kadırga (bireme) ve çok sayıda küçük gemi çatışmaya girdi. Kürekçiler hariç olmak üzere, bu gemilerde yaklaşık üç bin kişi dövüştü.” Olaydan 30 yıl sonra yazan tarihçi Velleius Paterculus bunu uydurulmuş bir deniz muharebesinin “muhteşem bir gösterisi” olarak nitelendirmiştir. Üçüncü yüzyılın başında yazan tarihçi Dio Cassius ise muhtemelen Salamis’e atıf yaparak, canlandırılan deniz muharebesinin “Atinalılar ve Persler arasında” olduğunu ve tıpkı tarihteki gibi Atinalıların kazandığını söyler.

Bu eğlencelere diğerleri de eklenmiş, Circus Maximus’ta 260 aslan ve Circus Flaminius’ta 36 timsah öldürülmüştü. Biyografi yazarı Suetonius bize Augustus’un oyunlarının içeriğini anlatırken, bu oyunların öncekilerden daha büyük ve daha gösterişli olmasının amaçlandığını; bu eğilimin Roma’nın kanlı spor eğlencelerinin boyutunda, sıklığında ve bazen de acayipliğinde devam ettiğini anlatır. Kendisi ayrıca Augustus’un “Halka açık gösterilerinin sıklığı, çeşitliliği ve ihtişamı bakımından tüm seleflerini geride bıraktığını” da yazmıştır. Augustus hükümdarlığı sırasında Roma halkına 27 kez buna benzer oyunlar sunmuştur. Öte yandan şehre nadir ve görülmeye değer bir şey getirilirse, bunu özel olarak sergilemek Augustus’un bir alışkanlığıydı. Bunlar arasında bir gergedan, bir kaplan ve 23 metre uzunluğunda olduğu söylenen bir yılan da vardı. Oyunlar, daha önce gelen her şeyi geride bırakmak için bir fırsattı. Ünlü bir şekilde, İmparator Claudius (MS 41-54) MS 52 yılında Roma’nın 100 km doğusunda bulunan ve daha sonra kurutulan Fucine Gölü’nü (Avezzano) büyük bir naumachia düzenlemek için kullanmıştır. Bu muharebeye 19.000 savaşçının yanı sıra gemilerin kürekçileri de katılmışlardır.

Bu tür deniz muharebesi gösterilerine ev sahipliği yapmak seçilen mekânların çok büyük olması gerekiyordu. Çünkü yaklaşık 40m uzunluğunda ve 6m genişliğindeki her bir trireme türü kadırgada 200 veya daha fazla mürettebat bulunuyordu. Bu tür gösterilerde bazen daha da büyük gemiler kullanılırdı. Tarihçi Tacitus, İmparator Claudius tarafından yaptırılan büyük naumachia için Annals adlı eserinde oyunların Claudius’un gölü kurutma planının bir parçası olarak düzenlendiğini söyler. Bu naumachia böyle bir mühendislik başarısını beraberinde getirecek olan bir halk gösterisiydi. Claudius, deniz muharebelerini kasıtlı olarak Augustus’un MÖ 2 yılında düzenlemiş olduklarına benzeterek; trireme ve dört sıra kürekli kadırga (quadrireme) kullanmıştır. Yeni kadırgalar bireme ve trireme tipi kadırgalardan daha büyüktü.

Tacitus’un dediğine göre “Kürek çekenlerin gücünü, dümencilerin sanatını, kadırgaların itici gücünü ve bir çarpışmanın olağan olaylarını sergilemek için Claudius tarafından merkezde yeterince yer ayrılmıştı. Sallarla inşa edilmiş platformların üzerinde muhafız müfrezeleri ve bölükleri konuşlanmıştı.

Bunlar mancınık (katapült) ve balistalarını kullanabilecekleri göğüs siperlerinin arkasında bulunuyorlardı. Gölün geri kalanı güverteli gemiler ve denizciler tarafından işgal edilmişti. Kıyılar, tepeler ve dağların yamaçları bir tür tiyatroya dönüşmüş; kısa sürede komşu kentlerden gelen kalabalık gruplar tarafından doldurulmuştu. Bu hazırlıkların ardından gerçekleşen dövüş suçlular arasında geçiyor olmasına rağmen, özgür insanların ruhu ve cesaretiyle yapılıyordu. Çok kan döküldükten sonra savaşçılar yok edilmekten muaf tutuluyordu.” Suda yapılan bu dövüşü bir piyade muharebesine benzemesi için dubalar üzerinde yapılan bir gladyatör dövüşü izlemiştir.

Ne yazık ki, deniz muharebesinden hemen sonra başlayan gölün kurutulma işlemi, duba köprülerin bazı kısımlarının suyla beraber akıp gitmesine ve kalabalığın paniğe kapılmasına neden oluyordu. Aktardıklarıyla İmparator Claudius’u kötüleyen Tarihçi Suetonius’a göre; bu gösteride “Her biri 12 triremeden oluşan bir Sicilya ve bir Rodos filosu çarpışmış ve dövüşün başlama işareti gölün ortasında bulunan mekanik bir düzenekle kaldırılan gümüş bir Triton borusundan verilmiştir.” Tarihçi Cassius Dio’ya göre gemi sayısı çok azdı ve her iki tarafta 50 gemi vardı. Ama bu sayının sadece gerçekte görülenleri yansıtıyor olabildiği yine Cassius Dio tarafından vurgulanmıştır. Her ne kadar Cassius Dio bize savaşçıların mecbur kalmadıkça birbirlerini yaralamamaya çalıştıklarını söylese de İmparator Claudius, Campus Martius’ta gerçek bir kasaba baskınına ve yağmasına benzeyen bir gladyatör dövüşü sahnelemiştir.

İmparator Neron (MS 54-68) MS 57 yılında Campus Martius’ta naumachia düzenlemek için ahşap bir amfitiyatro inşa ettirmiştir. Elimizde çok az ayrıntı olmasına ve binanın izine rastlanmamasına rağmen MS 64 yılında bir tane daha ahşap amfitiyatro inşa edilmiştir. Bu amfitiyatro muhtemelen MS 64 yılındaki yangın sırasında harap olmuştur.

© Alamy, Getty, NASA, Wiki / PD / Rijksmuseum

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo