
Rönesans’ın beşiğinden çağdaş sanatın merkezine
SEVİL DOĞRAMACI
Floransa, sanat tarihi okumuş biri olarak benim için büyüleyici bir şehir. Neden mi? Şehrin kendisi adeta bir açık hava müzesi de o yüzden. Ayrıca Floransa, Rönesans’ın doğduğu şehir olarak, Michelangelo, Botticelli, Leonardo da Vinci ve Brunelleschi gibi isimlerin eserlerine ve hikâyelerine tanıklık ettiğimiz sürprizlerle dolu bir yer. Floransa, Medici ailesinin sanata ve bilime yaptığı yatırımlar sayesinde Avrupa’nın kültürel başkentlerinden biri ve bu miras hâlâ yaşıyor. Nasıl mı? Kütüphaneler, arşivler, müzeler ve akademiler ile elbette. Floransa yalnızca geçmişiyle övünmüyor. Çağdaş sanat alanında da uluslararası iddialı isimlere ait sergiler, koleksiyonlar ve kamusal alanlara yayılmış sanat eserleri var.
Müze ve Koleksiyonlar Uffizi Gallery Palazzo Strozzi
Uffizi’nin çağdaş sanatçılara alan açması, Palazzo Strozzi’de Ai Weiwei, Anish Kapoor, Jeff Koons, Marina Abramović, Olafur Eliasson gibi isimlerin sergilenmesi, geçtiğimiz ay son bulan İngiliz sanatçı Tracey Emin’in İtalya’daki ilk büyük kurumsal retrospektif sergisi ve Gallerie Degli Uffizi’de Giuseppe Penone sergisi şehrin yaşayan bir kültür merkezi olduğunu kanıtlıyor. Uffizi esasen klasik bir müze olsa da, son yıllarda sembolik çağdaş açılımlar yaptı. En sansasyonel olanı ise Londra doğumlu street-art sanatçısı Endless’tı. Kendisi, otoportresiyle Uffizi koleksiyonuna giren ilk sokak sanatçısı oldu; eserlerinin Michelangelo ve Rembrandt gibi ustaların oto portreleriyle yan yana sergilenmesi büyük ses getirdi. Uffizi’de çağdaş sanat örnekleri az ama sembolik açıdan çok güçlü.
Örneğin, Fondazione Palazzo Strozzi ve Collezione Maramotti, 17 Nisan – 31 Ağustos 2025 tarihleri arasında ‘Time for Women! Max Mara Sanat Ödülü’nün 20 Yılında Güçlendirici Vizyonlar’ adlı sergiyi sundu.
Medici ailesinin eski evlerinden olan Boboli Bahçeleri’nin üst kısmında, onun devamı gibi konumlanan Forte di Belvedere ise Tony Cragg, Antony Gormley, Igor Mitoraj gibi çağdaş heykeltıraşlara açık hava heykel projesi alanı olarak öne çıkıyor.

Museo Novecento
Museo Novecento, 20’nci yüzyıldan bugüne uzanan koleksiyonuyla Floransa’nın modern yüzü. Haley Mellin’e ait “We Are Nature” sergisi (24 Haziran – 29 Ekim 2025) sanat ile ekolojiyi birleştiriyor; sürdürülebilirlik ve iklim krizini sanatsal bir dille görünür kılıyor. İngiliz sanatçı Thomas J. Price’ın heykelleri de burada görülebilir. Floransa bu yılın sonunda, kültürel coğrafyasına büyük katkı sağlayacak yeni bir müzeye kavuşuyor: Galerist ve koleksiyoner Roberto Casamonti, 3 bin metrekarelik Palazzo San Giorgio’yu çağdaş ve modern sanat için bir merkez hâline getiriyor. Şu an koleksiyon, Palazzo Bartolini Salimbeni’de dönüşümlü olarak sergileniyor; ancak alan yetersizliği nedeniyle eserler rotasyonla gösterilebiliyor. Warhol, Basquiat, Fontana, De Chirico, Tony Cragg gibi isimleri barındıran koleksiyonun büyük kısmı, Palazzo San Giorgio’ya taşınarak kalıcı sergilenecek. Bartolini Salimbeni ise tamamen kapanmıyor; bundan sonra geçici sergilere ve özel iş birliklerine ev sahipliği yapacak. Bu adım, Floransa’yı Rönesans mirasının yanında çağdaş sanatın da önemli duraklarından biri haline getirmeyi amaçlıyor.

Galleria dell’Accademia
Michelangelo’nun David heykeliyle ve genel olarak rönesans eserleriyle bilinen klasik müze, 2025 yazında çağdaş sanata açıldı. Wang Yancheng’in “Light, Energy, Infinity” adlı sergisi 24 Haziran – 21 Eylül 2025 arasında hayat buldu. Fransız-Çinli ressamın soyut tabloları, Michelangelo’nun dev heykelleriyle yan yana sergilendi; Doğu ve Batı aynı anda aynı mekânda zamansız bir diyalog yarattı.
Meydanlar
Floransa meydanlarına gelecek olursak; Piazza Della Signoria çevresinde pek çok kafe var. Buralarda otururken ve bir kahve eşliğinde etrafa bakarken bugünlerde çağdaş heykellerle karşılaşabilirsiniz. Thomas J Price’in heykel yerleştirmesi, Piazza della Signoria’da tarihi fonun içinde ilham verici bir diyalog oluşturuyor. Ayrıca aynı sanatçının farklı işleri Müze Novecento’da ziyarete açıktır. Rene Magritte Gibi isimli sergi ile Piazzale Michelangelo alt merdivenlerinden girişi olan Giardino delle Rose’da (Gül Bahçesi) Belçikalı heykeltıraş Jean Michel-Folon’un bronz eserleri açık havada sergileniyor. Tarihi dokuyla çağdaş sanatın yan yana gelmesi, şehre ayrı bir dinamizm katıyor.

Çağdaş sanat durakları
Tornabuoni Gallery, çağdaş sanatın en iyilerinden. Fontana’nın en iyi eserlerini görmek isterseniz mutlaka uğrayın. Secci Galeri ise çağdaş sanat alanındaki önemli uğrak yerlerinden.
Bienaller
Florence Biennale XV, 18–26 Ekim 2025 tarihlerinde Fortezza da Basso’da gerçekleşecek. Bienalin teması: “Işık ve Karanlığın İçkin Dokusu.” Bu yıl onur konuğu: Tim Burton. Floransa’yı Rönesans’tan çıkarıp global çağdaş haritasına taşıyan Bienal, ışıkla karanlığın metaforları üzerinden çağdaş sanatın farklı disiplinlerini buluşturacak.

Modanın Sanatla Buluşması:
Ferragamo Müzesi
Tarihi bir yapı olan Palazzo Spini Feroni’nin bodrum katında yer alan müzede her yıl güncel temalar etrafında geçici sergiler düzenleniyor; bu sayede Ferragamo mirası sanat, tasarım, felsefe, sosyoloji gibi farklı disiplinlerle ilişkilendiriliyor. Görülebilecekler arasında Marilyn Monroe için özel hazırlanan tescilli “zeppa” (mantardan ökçeli) model veya Audrey Hepburn için üretilen zarif babetler de var.
Gucci Bahçesi
Ferragamo Müzesi’ne uğramış olan moda severler için bir sonraki durak Gucci Bahçesi’nden daha iyi olamaz. Bahçede bir mağaza, sergi odaları ve dünyaca ünlü şef Massimo Bottura’nın restoranı yer alıyor.
Giardino delle Rose’da (Gül Bahçesi) Belçikalı heykeltıraş Jean Michel-Folon’un bronz eserleri açık havada sergileniyor. Tarihi dokuyla çağdaş sanatın yan yana gelmesi, şehre ayrı bir dinamizm katıyor.












