
Satışların Yarısı Yeni Nesil Çevreci Araçlar
Elektrikli araçta dönüşümün öncü ülkeleri ABD ve Çin’dir. Trump yönetimiyle birlikte ABD’de dönüşüm yavaşlayacak olsa da, Çin’deki dönüşüm hızla devam ediyor. Çin pazarında yıl bazında satılan 30 milyon araçta %50 NEV (yeni enerjili araçlar) oranını yeni yakaladılar.
Ekim-Kasım 2025 / Auto Show Dergisi
Ülkemiz ise elektrikli araçlara daha geç giriş yapsa bile açığı hızla kapatıyor. Otomotiv Distribütörleri Mobilite Derneği ODMD’nin satış raporlarına göre 2022 yılında satışların sadece %12’si hibrit ve elektrikli modellerden oluşmuş. 2022’de tüm yıl boyunca satılan saf elektrikli otomobil sayısı 7733 adetmiş.
2023 yılı elektrikli araç konusunda Türkiye’de bir dönüm noktası oldu. Yerli markamız Togg, Türkiye’de üretilen ilk elektrikli otomobilleri Gemlik’teki fabrikanın bantlarından indirmeye başladı. 2022’de bir yılda satılan elektrikli araçların tamamı kadarını iki ayda üretip teslim edebiliyordu. 2023 yılı tamamlandığında, ODMD raporlarına göre, pazarda toplam 72.179 adet elektrikli otomobil satıldı ve bir önceki yılın satışlarını 10’a katladı. Bu adetle o yıl satışların %7,5’luk oranı elektrikli olarak gerçekleşti. Buna, %10,8 paya sahip hibritler de eklendiğinde, hibrit+elektrik payı %18,3’e çıkıyor. 2024’te de elektrikli alanında gelişim sürüyor, daha çok marka, Avrupa’da pek de talep göremeyen elektrikli modellerini Türkiye’ye getirmeye devam ediyor. Elektrikli otomobil satışları 105.000 adede ve %10,7 paya yükseliyor. Hibritlerin payı ise %18,8. Toplamda ise bu iki motorizasyon segmentinin payı %29,5 oluyor. 2025’in ilk 8 ayındaki satış rakamlarına baktığımızda ise elektrikli dönüşümün iyice arttığını görüyoruz.
8 ayda 172.000 hibrit araç satılmış ve %26,5 paya ulaşmış. 8 aylık elektrikli araç satışları ise 121.000 adet olarak gerçekleşmiş ve pazardan %18,5 pay almış. Hibrit + elektrikli satışlarının toplamı, Türkiye otomotiv tarihinde ilk kez %45 seviyesine ulaşmış oluyor. Belki de yıl sonunda yüzde 50 seviyesini zorlayacak. Elektrik konusunda öncü ülkelerden Çin bile daha yeni %50 NEV seviyesine ulaştı ancak onlarda hibrid arzı azaldı, bunun yerine fişli hibrid denilen, şarj edilebilen hibridler (PHEV, EREV) moda oldu.
Elektrikli araçların ülkemizde popüler olmasının sebeplerinden bir tanesi, Türk kullanıcısının yeniliklere ve yeni teknolojiyi kullanmaya olan açıklığı, ayrıca bu araçların şehir içindeki kullanımda önemli bir yakıt tüketimi avantajı sunmaları, hatta bakım maliyetlerinin daha az olması. Kullanıcılar tarafından beğenilen bir diğer unsur ise araçların sessizliği. Elektrikli araçların popüler olmalarının ikinci nedeniyse yerli üretim Togg’un beğenilmesi ve iki yılda 70.000 adet üretilerek yollara çıkması. En önemli nedense çevreci araçlara uygulanan teşviklerden, elektrikli araçların maksimum ölçüde yararlanabilmesi. Bu teşvik, içten yanmalı motorlu araçlara göre daha düşük uygulanan ÖTV oranı şeklinde karşımıza çıkıyor.
Yakın zaman öncesine kadar, içten yanmalı araçlar için %80’den başlayan oranda ÖTV ödenirken, 160 kW güce kadar olan elektrikli araçların ÖTV’si %10 idi. Geçtiğimiz ay yapılan bir vergi düzenlemesiyle elektrikli araçların ÖTV’si artık %25’ten başlıyor ancak hala içten yanmalı motorlu otomobillere göre ciddi bir vergi avantajı sunuyorlar.
Gelecekte neler olacak?
Elektriklilerin ÖTV oranlarının artırılması, fiyatlarını yükseltse de sanılanın aksine bu araçlara olan ilgiyi azaltmadı. Pazarda en çok satan modellerden olan Tesla Model Y, Togg T10X, BYD’nin birçok modeli %25 ÖTV ile seçenekler sunuyorlar. Ayrıca uygun fiyatlı Hyundai Inster, Citroen e-C3, Opel Frontera gibi küçük modelleri ve Volkswagen Grubu markalarının PHEV ve BEV modellerini bir bir getirmeye baş lamasını da unutmamak lazım. Togg’un, ikinci modeli Fastback sedanın üretimine başlaması, gelecek yıl Hyundai’ın İzmit’te elektrikli Ioniq 3 modelini üretmesi, BYD Manisa fabrikasının devreye girmesiyle birlikte Türkiye’de üretilen elektrikli araç arzının artması ve pazardaki dönüşümün daha da hızlanması mümkün.
Hızlı şarj altyapısı güçleniyor
Elektrikli araç satışları geçen yıl 105 bin adede ulaşınca ve bu yılın ilk 8 ayında bunun da üzerine çıktığı düşünülürse, bu araçlar için hızlı şarj altyapısının şart olduğu görülüyor. Şehirde bile, çoğu insanın kendi evinde şarj imkanı olmadığı için, elektrikli araç sahipleri ortak şarj altyapısını kullanmak zorunda. Büyük şehirlerde, AVM’lerde ve merkeze yakın, halka açık noktalarda birçok yeni şarj markası EPDK iznini alarak faaliyetlerine başlamış durumda. Tabii şarj noktalarının sadece büyük şehirlerde olması yeterli değil. Özellikle de bayram tatilleri gibi aynı anda binlerce aracın yollara döküldüğü senaryoları da göz önünde bulundurarak, şehirlerarası ana güzergahlarda ve tatil yollarında, birçok marka, yeni şarj altyapısı yatırımlarını hızlandırıyor.
Elektrikli araç teknolojileri
Zaten teknolojik bir cihaz olan elektrikli otomobillerde, bununla birlikte alt teknolojiler de çeşitleniyor. Bataryanın iç kimyası için çeşitli bileşenler kullanılabiliyor; şu anda en çok tercih görenler NMC ve LFP tipindeki batarya kimyaları. Önümüzdeki 5-8 yıl içerisinde tüm dünyada tam katı hal bataryalara kademeli geçiş olması öngörülüyor. Katı hal bataryalar güvenlik, enerji yoğunluğu, uzun kullanım döngüsü gibi avantajlar sunacaklar. Ayrıca üreticiler 400V ve 800V gibi yüksek voltaj mimarilerine geçiş yapmaya başladılar. Bunda da öncülüğü Porsche, Hyundai gibi markalar üstlendi. Elektrikli otomobilde gelişim pek durmuyor. Her yeni üretilen modelin, bir sonraki teknolojiyle yollara çıkması olası.
YÜKSEK GERİLİM MİMARİSİNİN ÖNCÜSÜ HYUNDAI

Elektrifikasyondaki öncü markalardan Hyundai, elektrikli modellerinin büyük bölümünde E-GMP platformunu kullanıyor. Bu platform 400V ve 800V yüksek gerilimi destekleyen bir mimari alt yapı. Böylece Hyundai, çoklu şarj teknolojisini ürünlerinde ilk kullanan markalardan biri olarak öne çıkıyor. Bu platformun avantajı, uygun şarj istasyonları (350 kW DC ünite) kullanıldığında çok yüksek şarj hızlarına ulaşması ve %10-%80 arasındaki batarya doluluğunu 18 dakikada sağlayabilmesi. Ultra hızlı şarj teknolojisi sayesinde, 100 km’lik menzil için şarj istasyonunda 5 dk durmak yeterli olabiliyor. Hyundai’ın ürün gamı içerisinde 5 farklı elektrikli model bulunuyor. Gelecek yıl ise Kocaeli’ndeki Hyundai fabrikasında üretime başlayacak Ioniq 3 modelinin seriye eklenmesiyle Ioniq serisi daha da genişleyecek. Hyundai ürün gamında A SUV segmentinde, şirin bir elektrikli şehir otomobili olan Inster bulunuyor. Inster ailesine yakın zaman önce, Cross da katıldı. SUV segmentinde ise Kona Elektrik yer alıyor. Ultra hızlı şarjı destekleyen ve E-GMP platformunu kullanan Ioniq serisinde ise Ioniq 5 ve Ioniq 6’nın yanı sıra, çift motorlu, yüksek güçlü spor otomobil Ioniq 5N bulunuyor.
BYD’DEN GENIŞ ÜRÜN YELPAZESİ

Türkiye’deki ürün yelpazesinde şu anda 7 tane elektrikli ve PHEV hibrit araç sunan BYD, hatchback, sedan ve SUV gibi farklı gövde tiplerine, B segmentten E segmente kadar farklı gövde boylarına varan çeşitliliğe sahip. Yakın zaman içerisinde ise seriye, sekizinci model Sealion 7’nin eklenmesi bekleniyor. BYD, tasarım olarak ürünleri Okyanus serisi ve Hanedan serisi olmak üzere ikiye ayırmış durumda. Türkiye’de her iki seriden modeller de mevcut. BYD’nin en ekonomik modeli olan Dolphin’de bile panoramik cam tavan, dönebilen ekran, ısıtmalı ve soğutmalı koltuklar gibi donanımlar var. SUV segmentinde ise kompakt boyutlarda Atto 3, D segmentte ise Seal U’nun EV ve PHEV şarj edilebilir hibrid versiyonları var. Özellikle hibrit versiyon çokça ilgi görüyor. Hanedan serisinde ise Seal sedan (tek motor ve çift motor seçenekleriyle), amiral gemisi sedan Han ve amiral gemisi SUV Tang modeli yer alıyor. Yeni gelecek olan Sealion 7’nun sportif SUV kategorisine yerleşmesi bekleniyor. BYD’nin tüm modellerinde Blade LFP bataryalar kullanıyor.












