Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
Auto Show

Sessiz Gücün Arazideki Lüksü

Platform, motor ve batarya detaylarıyla arazi yeteneklerinde teknik mükemmeliyeti hedefleyen elektrikli Range Rover, minimalist lüks, sessizlik, konfor ve teknolojide bir fark yaratmıyor, zaten farkın ta kendisi.

SUV dünyasının zirvesindeki İngiliz efsanesi, elektrifikasyonun çağrısına sonunda kulak verdi! Tam 8 yıl önceki Jaguar I-Pace’ten sonra JLR’ın ikinci tam elektrikli modeli, Range Rover Electric, geleneksel off-road genetiği ile sıfır emisyonlu gücü eşsiz bir zarafetle birleştiriyor. Eastnor Castle’dan Kuzey Kutup Dairesi’nin donmuş göllerine uzanan prototip yolculuğuna bizler Goodwood Motor Circuit’te katıldık…

Ruhuna sadık kalarak müthiş bir elektrikli dönüşüm geçiren Range Rover, Electric haliyle, çok yönlü güç aktarma sistemlerini barındırmak üzere tasarlanmış MLA-Flex alüminyum yoğunluklu L460 platformu üzerine geliştirilmiş. Bu sağlam temel, yaklaşık 2.8 ton ağırlığa ulaşmasına rağmen aracın asla hantallaşmamasını sağlıyor.

Kaputun altında, daha doğrusu karoserin altında, 405 kW/550 HP ve 850 Nm tork üreten, ön ve arka akstaki çift senkron e-motorları, 118 kWh kapasiteli NMC batarya paketi ile besleniyor. Mühendisler, daha fazla güç için batarya kapasitesini artırmak yerine, 500 km üzerinde gerçek menzil hedefiyle optimum konfigürasyonu tercih etmişler. Böylece, klasik V8 performansını elektrikli zarafetle sunmak istenmiş…

Süspansiyon sistemi doğrudan Range Rover Sport’tan alınma: ikiz odacıklı havalı süspansiyon ve gelişmiş adaptif amortisörler sayesinde gövde kontrolü daha üst seviyelere ulaştırılmış. Ağırlık merkezinin batarya sayesinde aşağı çekilmesiyle de, aktif denge çubuklarına ihtiyaç duyulmamış, hem asfalt hem de arazi şartlarında sürüş konforu ve dengesi sağlanmış. Range Rover Electric’in belki de en etkileyici yönü, off-road kabiliyetlerinde gizli.

Elektrik motorlarının anlık torku ve özel olarak geliştirilen Terrain Response sistemi, patinajı neredeyse 100 kat daha hızlı kontrol edebiliyor. En zorlu eğimlerde dahi sarsılmadan gücü yola ilerletebildiğimiz test süresince, karşılaşılan %25’i aşan iniş-çıkışlarda bile gazda ani tepkiler veya ivme kayıpları yaşanmadı.

Elektrikli Range Rover, arazide bile neredeyse kusursuz bir “sükûnet” içerisinde ilerliyor; sessizlik, elektrikli güç ünitesinin doğası gereği değil, sistemin dinginliği sayesinde bir bütün olarak elde ediliyor. Araçta dört tekerlekten yönlendirme sisteminin standart olması sayesinde, 5 metreden uzun (5.049 mm’lik) gövde, dar orman yollarında veya şehir içi park yerlerinde dahi kolayca yön değiştiriyor. Yerden yüksekliği içten yanmalı kardeşine göre biraz azalmış olsa da (290 mm yerine 260 mm), yaklaşma ve ayrılma açıları yine de etkileyici seviyede; yaklaşma açısı 34.7°, ayrılma açısı: 29°…

900 mm’lik su geçiş derinliği, 45 derecelik tırmanma kapasitesi ve 35 derecelik durup kalkma eşiği gibi arazide kritik tüm parametreler korunmuş. Aracın kabin içindeki değişimi ise, minimal… Fiziksel klima kontrollerinin yerini dokunmatik ekrana bırakması, modernleşmenin bir parçası. Ancak bu sadeleşmenin ardında büyük bir mühendislik yatırımı var…

ThermAssist adındaki yeni nesil termal yönetim sistemi, kabini -15 derecede bile verimli biçimde ısıtabilirken, bataryanın da optimum sıcaklıkta çalışmasını sağlıyor. Bu sistemin I-Pace’tekine göre %40 daha verimli olduğu belirtiliyor. Aynı sistemin çöl şartlarında da test edildiği, Dubai trafiği ve çöl kumullarında bataryanın dayanıklılığının sınandığı ekleniyor. Kabinde 7 koltuklu versiyon sunulmuyor, zira elektrikli aktarma sisteminin bir bölümü bagaj zemini altında yer alıyor. Ancak bunun dışında iç hacimden feragat edilmemiş. Özellikle uzun aks aralıklı versiyonda arka koltuk konforu, neredeyse Bentley veya Rolls-Royce düzeyinde. Frunk yani ön bagaj eksikliği dışında, elektrikli mimarinin getirdiği herhangi bir fonksiyon kaybı yok. Bagaj hacmi de 598 lt ile aynı kalmış. Tek sorun; şarj kablosunu çamurlu bir günde nereye koyacağınızı düşünmek olabilir.

SONUÇ

OKAN ALTAN / İNGILTERE

Range Rover Electric’in düşük hızlardaki ilk sürüş deneyimi bile yüksek düzeyli bir süspansiyon izolasyonu, dengeli yol tutuş ve kabin sessizliği sunduğunu ortaya koyuyor. Elektrikli Range Rover, geleneksel güç ünitelerinin sahip olduğu “her koşula hazır” karakteri, yeni bir yorumla geleceğe taşıyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo