
Genel
3 dk okunma süresi
Sokakta "umut" var: J-Hope’un dansla yazdığı hikâye
J-Hope, “Hope On The Street” belgesel serisiyle dansa olan aşkını haykırıyor ve köklerini keşfediyor. Bu seride idolle ilgili öğrendiklerimizi toparladık.
Yazı İrem Naz Güvel
Belgeselin açılış sahnesinde görüldüğü gibi “Hope On The Street”, J-Hope’un sanatsal köklerini ve motivasyon kaynağı olan sokak dansını yeniden keşfetme fikrinden doğdu. J-Hope bu belgesel diziyi tanıtırken, “Köklerim, hayatımın en önemli parçası. J-Hope böyle dans ederek doğdu. Bu hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim” diyerek kimliğinin özünü keşfetmeyi umuyor.

- Belgesele konuk olan dansçılar, J-Hope’un gençliğinde sevdiği, ilham aldığı ve her şehirde farklı dans tarzlarını temsil eden kişilerden oluşuyor.
- “Hope On The Street”te J-Hope’un Osaka’da Popping, Paris’te House, New York’ta hip hop, Seul’de Locking ve Gwanju’da da dans ekibi Neuron ile geçirdiği zamanı izliyoruz. Onlarla birlikte uzun süredir idolün arkadaşı olan ve uluslararası ödüllü dansçı ve eğitmen Boogaloo Kin de var.
- Çekimlerde kalabalık bir kamera ekibinin yanı sıra dronlarla da J-Hope’un dans hareketleri farklı kamera açılarıyla kaydedildi. Çekimlerden önce sürekli yürüyüşünün ve açılarının temel bir provası yapıldı ve sahnelerin çoğu tek çekimde çekildi.
- Belgesel boyunca J-Hope’un susuz kalmaya dayanamadığını gördük. Zorlu dans provaları arasında su içmeyi hiç ihmal etmiyor.
- Belgesel dizinin her bölümü “Hope On The Street Vol.1”deki şarkılar, anlatımlar ve mesajlarla bağlantılı.
- Bu proje, bir şeyi keşfetmenin, bilgi edinmenin ve sürekli öğrenmenin hayatı “JHOPELY” (Umut dolu) yaşamanın yolu olduğunu gösteriyor.
- J-Hope’un bu belgeseli yapmaktaki amacı, dansın özünü basit ve anlaşılır bir şekilde yakalamak ve sokaklardaki dans sahnelerini çok ayrıntılı kurulumlar veya film teknikleri olmadan filme almaktı.
- J-Hope, hayranlarıyla olabildiğince paylaşmak için her anı arşivleme konusunda çok tutkulu. Önceki belgeseller onun projelerini, yol boyunca farklı duygularla karşılaşmasını, başarılarını takip ederken, “Hope On The Street”in en büyük farkı, Jung Ho-seok’u ve J-Hope’u bir kişi olarak derinlemesine incelemeyi amaçlamasıydı.
- Dizinin yönetmen Park Jun Soo, belgeseli çekerken en sevdiği anının Osaka çekimleri olduğunu söyledi. Park, “Sanırım en sevdiğim anım, belgeselin ilk bölümünde yer alana J-Hope’un Osaka’da bir üst geçidin altında dans ettiği sahneydi. Bu sahneyi net bir şekilde hatırlıyorum, çünkü ilk başta dans etmeye başlamakta tereddüt eden J-Hope’un müziği doğal bir şekilde hissedip ona göre hareket etmesine tanık olabildim” dedi.
- J-Hope’un dansa olan büyük aşkını bu belgesel diziyle bir kez daha görüyoruz. Kendi kinetik enerjisini yayarak ıssız sokaklarda, kahramanlarıyla buluşmaya giderken ve hatta koltuğunda dizüstü bilgisayarındaki kliplere göz atarken bile dans etmeden duramıyor.
- “Hope On The Street”, J-Hope’un bir müzisyen, dansçı ve yaratıcı olarak sürekli gelişen rolünde nasıl bir rol oynadığına dair fikir veriyor. Dans karşılaşmaları çok heyecanlı. Dans dünyasını bu kadar canlı tutanlara duyduğu gerçek saygıyı görmek fazlasıyla dokunaklı.












