Haber kapak görseli
Genel
6 dk okunma süresi
Mindfulness

Sürdürülebilirlik 101: Doğayla uyumlu yaşamanın temelleri

Bireyin, ihtiyaçlarını doğanın yenilenebilir kaynaklarını gözeterek karşılamasını ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmasını ifade eden sürdürülebilirlik konusunu herkesin bilmesi, üzerinde düşünüp harekete geçmesi önem taşıyor.

Miboso Wellbeing

Dünyada insan nüfusunun giderek artması ve doğanın kaynaklarının bilinçsizce tüketilmesi neticesinde gittikçe önem kazanan sürdürülebilirlik, uygulayabileceğimiz basit ve etkili yöntemler içeriyor. İnsanın dünya üzerindeki zararlı etkilerini azaltmasına yardımcı olacak önerileri içeren sürdürülebilir yaşam, gıdadan modaya pek çok farklı alanda uygulayabileceğimiz ekolojik bir düşünce yapısı olarak karşımıza çıkıyor. İklim değişikliğinin yıkıcı sonuçlarının giderek daha çok hissedildiği günümüzde, doğadaki diğer canlıları ve gelecek nesilleri korumayı amaçlayan sürdürülebilirlik kavramı hakkında detaylı bir rehber hazırladık.

Sürdürülebilirlik nedir?

Artan insan nüfusu karşısında, doğanın yenilenebilir kaynaklarına daha fazla yönelmek ve bilinçsiz tüketimin önüne geçmek amacıyla ortaya çıkan ekolojik bir kavram olan sürdürülebilirlik, esasında gelecek nesilleri ve dünyayı korumayı amaçlıyor. Çünkü bugünün ihtiyaçlarını yenilenemeyen kaynaklardan gidermek doğaya zarar veriyor ve gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğini tehlikeye atıyor. Bunun önüne geçmek içinse sürdürülebilirlik oldukça önemli bir terim olarak karşımıza çıkıyor. Bu açıdan baktığımızda, bireylerin ve toplumların kendi ihtiyaçlarını karşılarken sosyal bir sorumluluk duyması, sürdürülebilir yaşamın temelini oluşturuyor.

Sürdürülebilirlik kavramı, ilk kez Ekim 1987 tarihinde Birleşmiş Milletler’in yayımladığı ve Brutland Raporu olarak da bilinen “Ortak Geleceğimiz” raporunda kullanıldı. Sanayileşmenin ve insan nüfusunun artışının tüketimde de artışa yol açtığının altını çizen raporda, doğanın yenilenebilir kaynaklarının zarar görmeye başladığına değinildi. Bu raporun geniş kitlelerce benimsenmesinin arkasında ise 1984’te Antarktika üzerinde ozon tabakasının delindiğinin fark edilmesi ile dünyanın kaynaklarının tükenebileceği fikrinin ilk defa endişe yaratması vardı. Bu raporda sıklıkla bahsedilen “gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneklerinden ödün vermeden, günümüzün ihtiyaçlarını karşılama” durumu, sürdürülebilirliğin temelini oluşturuyor. Sürdürülebilirlik kavramının yanı sıra bireyi ve toplumları ilgilendiren sürdürülebilir çevre de insana doğanın efendisi değil, onun bir parçası olduğunu hatırlatan önemli bir tanım olarak sıklıkla kullanılıyor. Peki, gelecek nesillere yaşanılabilir bir dünya bırakmayı amaçlayan sürdürülebilirliğin türleri neler?

Sürdürülebilirlik türleri neler?

Sürdürülebilirlik; ekonomik, sosyal ve çevresel olarak üç farklı boyut üzerinden inceleniyor. Bu boyutlar hem birbiriyle bağımlı hem karşılıklı bir şekilde bağlayıcı etkilere sahip alanlar olarak karşımıza çıkıyor. Sürdürülebilirliğin hayata geçirilmesi ve uzun vadeli pozitif etkileri için bu üç kavramın dikkatli biçimde uygulanması büyük önem taşıyor.

  • Çevresel sürdürülebilirlik

Çevresel sürdürülebilirlik, doğadaki kaynakların bilinçli şekilde kullanılması gerektiğini belirtiyor. Çevrenin sürdürülebilir olanaklarına odaklanan bu boyut, doğal ortamı tahrip etmeden temel insan ihtiyaçlarını gidermeyi merkezine alıyor. Doğa üzerindeki insan etkisini azaltarak, kaynakların kendini doğal yollarla ve sürekli olarak yenileyebilmesini hedefliyor.

  • Sosyal sürdürülebilirlik

Toplumsal konuları içeren bu boyut; güvenlik, sağlık, yaşam ve eğitim gibi sosyal alanlarda kalitenin yükseltilmesini ve bu konuların sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlıyor. Bireysel ve toplumsal ilişkilerin geliştirilmesini, bireylerin özel ve iş yaşamlarında refah seviyelerinin yükseltilmesini, ayrımcılığın olmadığı bir sosyal düzenin oluşturulmasını sağlıyor.

  • Ekonomik sürdürülebilirlik

Üretim ve tüketim kavramları arasında yer alan dinamiklerin sürdürülebilirliğine odaklanan bu boyutta, ekonomik devamlılığı sağlamak önem kazanıyor. Bu boyut; çevreye zarar vermeden büyümeye odaklanan bir ekonomi anlayışıyla bireysel ve toplumsal refahı yükseltmeyi, doğayla ve sosyal hayatla uyumlu bir ekonomi modelini benimseyerek ihtiyaçları karşılamayı amaçlıyor.

Sürdürülebilir yaşam nedir?

Sürdürülebilir yaşam, özünde doğaya saygı duymak anlamına geliyor. Bu yaşam biçimi, dünyadaki sınırlı kaynakları göz önünde bulundurarak yenilenebilir kaynakları tercih etmeyi günlük alışkanlığınız haline getirmenizle başlıyor. Sürdürülebilir gıda ürünlerinden sürdürülebilir modaya dek bilinçli tercihler yaparak, doğadaki dönüşüme katkı sağlamak mümkün. Bireysel olarak yaptığınız her tercihin doğaya olan etkilerini düşünerek hareket ettiğinizde, gıda israfının önüne geçtiğinizde ve yenilenebilir ürünleri tercih ederek gereksiz tüketimden kaçındığınızda sürdürülebilir bir yaşama adım atmış olursunuz. Doğada çözülmesi uzun zaman alan materyaller yerine doğal ürünleri tercih etmeniz, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmanıza katkıda bulunuyor. Sürdürülebilir yaşam ile hayatınızda yük haline gelen eşya fazlalığından kaçınarak sadeliğe geçiş yapabilirsiniz. Üretim aşamasında doğa dostu materyaller kullanılan yenilenebilir ürünleri tercih ederek, farkındalığı yüksek yaşam alışkanlıklarını benimseyebilirsiniz.

Sürdürülebilir yaşam için neler yapabilirsiniz?

Sürdürülebilir bir yaşam tarzına geçiş yapmak, aslında düşündüğünüzden daha kolay. Hayatınızdaki gereksiz yüklerden kurtulup hafifleyerek daha sağlıklı ve mutlu bir geleceğe adım atmanızı sağlayan sürdürülebilir yaşam, doğaya saygıyla başlar. İçinizdeki dengeyi yakalamak ve benliğinizi keşfetmek için çevrenizi yeniden inşa edebilirsiniz. Böylece içsel bir tatmin yaşayarak daha anlamlı bir hayata adım atabilirsiniz. Doğanın bir parçası olduğunuzu hatırlayarak ona uyumlu bir yaşamı seçebilirsiniz. Sürdürülebilir yaşam için hayatınızda bazı değişiklikler yapabilirsiniz...

  • Plastik ve tek kullanımlık ürünleri hayatınızdan çıkarın

Sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını benimsemek için öncelikle tek kullanımlık ürünlerden kurtulabilirsiniz. Tek kullanımlık plastik ve karton ürünler, pratik yapıları sayesinde sıklıkla tercih edilse de aslında doğaya zarar veriyor. Özelikle plastikler, okyanuslara ulaştığında deniz canlılarının da yaşamını tehdit ediyor. Plastiğin doğada çok zor yok olması nedeniyle plastik kullanımını azaltmak ve mümkünse plastik içermeyen ürünleri tercih etmek, sürdürülebilir bir yaşama adım atarken en büyük yardımcınız oluyor. Peki, plastikten ve tek kullanımlık ürünlerden kurtulmak için izleyebileceğiniz yöntemler neler? Öncelikle tek kullanımlık plastik su şişeleri yerine, çantanızda termos taşıyabilirsiniz.

Plastik pipetler yerine cam, bambu ve paslanmaz çelik pipetleri tercih edebilirsiniz. Satın aldığınız ürünleri taşımak için plastik poşetler yerine bez ve file çantaları kullanabilirsiniz. Kağıt kullanımını azaltabilir, kağıt havlular yerine pamuklu havluları tercih edebilirsiniz. Bu gibi basit yöntemler, sürdürülebilir yaşam yolunda yapacağınız ilk büyük değişiklikler olabilir. İklim krizinin giderek büyüdüğü bir dönemde plastik yerine doğada çözülmesi kolay olan ürünleri günlük hayatınıza adapte edebilir ve çevrenizi de bu yönde bilinçlendirebilirsiniz. Devletlerin çevre politikaları içinde de gittikçe önem kazanan geri dönüşüm fikrini, evinizde ve iş yerinizde uygulayarak önce kendi dünyanızda, sonra da doğada büyük bir fark yaratabilirsiniz.

  • Tekstilde sürdürülebilir modayı keşfedin

Hızlı moda (fast fashion), son yıllarda giderek artan tüketim kültürünün başlıca unsurlarından biri. Hızlı moda sektörü ve kullan-at anlayışının yaygınlaşmasıyla giyim bir ihtiyaç olmaktan fazlası haline geldi. Sürekli yenilenen koleksiyonlar ve hep trend bir görünümü ideal olarak sunan popüler anlayış, bireyleri sürekli satın almaya yönlendiriyor. Bilinçsizce yapılan alışverişler, çevreye olan zararlarının yanı sıra ekonomik israfa da yol açıyor. Gereksiz eşyaların fazlalığı ise yaşamınızda bir yük haline gelerek, ruh halinizi olumsuz etkileyebiliyor. Moda sektöründe su ve enerji başta olmak üzere kullanılan pek çok kaynak, dünyada yenilenebilir kaynakların azalmasına neden oluyor. Ucuz iş gücü kullanarak üretim yapan hızlı moda sektörü, belki de satın aldıktan sonra hiç giymeyeceğiniz bir tekstil ürünü için sürdürülebilir dünyaya büyük bir zarar veriyor.

Sürdürülebilir bir yaşamı alışkanlık haline getirdiğinizde, organik yöntemlerle üretilen çevreye duyarlı ekolojik tekstil ürünleriyle tanışabilirsiniz. Dolabınızı kullanmadığınız giysilerden arındırarak detoks yapabilirsiniz. İkinci el ürünler satın alarak veya takas usulünü kullanarak kıyafetlerinizi yeniden kullanıma kazandırabilirsiniz. Ekolojik dengeyi bozmadan ve gereksiz kaynak tüketimi yapmadan üretim yapan markaları tercih ederek, sürdürülebilir modaya etkili bir başlangıç yapabilirsiniz. Üstelik sürdürülebilir moda markalarının sağlığa zararlı kimyasallar kullanmadan ürettiği giysileriyle, kendinizi daha zinde ve pozitif hissedebilirsiniz.

  • Beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirin

Dünya nüfusunun hızla artmasıyla gıda ve temiz su kaynakları giderek daha önemli hale geldi ancak gıda israfı halen dünyadaki en büyük sorulardan biri. Tarım sektöründe sulama, enerji ve ilaçlama başta olmak üzere pek çok kaynak kullanılıyor. Dolayısıyla çöpe giden her gıda, sürdürülebilir çevreye zarar veriyor. Sınırlı su kaynakları ve artan dünya nüfusu birlikte düşünüldüğünde, beslenme biçiminizi gözden geçirerek sürdürülebilir ev alışkanlıkları edinebilirsiniz. Sürdürülebilir gıda alışverişlerinizde sebze ağırlıklı beslenme biçimini deneyebilirsiniz. Et ağırlıklı beslenmenin doğa üzerindeki olumsuz etkilerinden uzaklaşabilir; organik yöntemlerle üretilen sebze, meyve ve bakliyatlarla zararlı kimyasalların vücudunuza girmesine engel olabilirsiniz.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo