Haber kapak görseli
Genel
10 dk okunma süresi
İstanbul Life

Tanrıların şehri Atina

Hayatını İstanbul-Atina arasında sürdüren Oben Budak, şehrin yerlisi olarak bildiriyor. Budak’ın notları sayesinde turistlerin bilmediği semtlere, kafelere, restoranlara sızıp, Atina’da bir Atinalı gibi takılabilirsiniz. Var mı daha havalısı?

Oben Budak

Yaygın efsaneye göre deniz tanrısı Poseidon ve bilgelik tanrıçası Athena, şehrin hamisinin kim olacağını kararlaştırmak üzere şehirde yaşayanlara bir hediye vermeye karar verir. Poseidon üç çatallı mızrağını bir uçuruma saplar ve taşların arasından deniz suyu gibi saf tuzlu bir kaynak fışkırır. Athena ise, zeytin ağacına dönüşen bir mızrak fırlatıp birinci olur. Yunanistan’ın başkentine tanrıçanın adı verildiğine göre, onun hediyesinin en büyük değerlerden biri olarak kabul edildiğini öne sürmek mantıklı. Ancak Atina, çevresindeki deniz olmasaydı kesinlikle çekiciliğinin önemli bir kısmını kaybederdi. Zeytinleri, plajları, denizi ve ılıman iklimiyle ünlü Atina, bize çok yakın olmasına rağmen uzun süre kimsenin dikkatini çekmeyi başaramadı. Ta ki Golden Visa aracılığıyla Avrupa’da oturum hakkı insanlara cazip gelene kadar… Yalan değil, Mikonos’u avucunun içi gibi bilen ya da yazı Midilli’de geçirenler Yunanistan’ın başkenti hakkında pek bilgiye sahip değildi. Pandemi sonrasında yükselmeye devam eden Atina, artık hafta sonu kaçamaklarının merkezi haline geldi. Buraya gelmeden önce karar verilmesi gereken şey şu: Daha çok müze, alışveriş, yeme içme üzerine bir tatil mi yapacaksınız, yoksa deniz tatili mi? Şehrin tadını çıkarmak isteyenler merkezde, güneş-kum-beach club döngüsünü tercih edenler ise sahilde kalabilir. Kararsız kaldıysanız dert etmeyin. Merkezden yola çıktıktan 20 dakika sonra zaten denize varıyorsunuz.

Değerli Atinalılar!

Atina’da iki tip insan yaşıyor. Birincisi, ‘bizim Nişantaşı’mız’ diyebileceğimiz Kolonaki’den burnunu bile çıkarmayan, bu yüzden gezi alternatiflerini bu semtin etrafına göre şekillendiren tuhaf bir kitle… Bu insanlar Kolonaki haricindeki her yerin tehlikeli olduğuna inanıyor. Şayet herhangi biri, koca Atina’da en iyi mekân olarak Zurbaran’ı öneriyorsa, “O kişiden uzaklaşın” derim. Ama Atina’da herkesin gittiği yerlere gidip Instagram’da hava yapma peşindeyseniz; Zurbaran, Malconi’s, Woo Woo Athens gibi ciks mekânlara rezarvasyon yaptırın. “Yok ben şehrin tadını çıkarayım, hava atmaya ihtiyacım yok, atacaksam da onları kültürümle döverim” diyorsanız o zaman başka. Tabii Kolonaki’de iyi mekânlar da var; Poco a Poco’da (Loukianou 13) kokteyl içip, Trattoria Capanna’da (Ploutarchou 38) pizza yenebilir. Oikeio’da (Ploutarchou 15) Yunan ev yemeklerinin en iyi örneğini bulabilirsiniz. Gelen geçeni izlerken bir şeyler yemek için Likovrisi’ye (Pl. Filikis Eterias 8), Atiye Sokak tarzı bir cıvıltı için yaya yolu Tsakalof’a göz atın. Kolonaki, turistik gezileriniz için gideceğiniz hemen her yere yürüme mesafesinde.

Aslında sadece burası değil, şehirdeki hemen her yer birbirine yakın olduğu için Syntagma, Koukaki, Exarchia, Monastraki gibi yerlerde kalırsanız, tarihi yerler de dahil her yere yürüyerek gidip gelebilirsiniz. Kafanıza göre, güzel teraslı bir ev kiralayıp zaman geçirmek daha mantıklı ama “Otelsiz yapamam” diyenler için Periscope, The Zillers Boutique Hotel, Greco Hotel rahat etmenizi sağlayabilir. Bu oteller şehrin tam merkezinde ve etrafları kafe ve barlarla dolu. Dışarı çıktığınızda rezarvasyonunuz olmasa bile, çok iyi şeyler yiyip içebilirsiniz. Açıkçası iyi restoran aramakla zaman kaybetmezsiniz. İnsanlar işini ciddiye aldığı için kötü bir örnekle karşılaşmanız pek olası değil.

Manzaralı mekânlar

Atina’ya tatile gelmişken tabii ki ‘Tanrıların evi’ diye bilinen Acropolis manzaralı mekânları tercih etmek normal. Tarihi esere en yakın, en iyi manzaralardan biri Hotel Grande Bretagne’nin roof’unda. Otel hemen her beş yıldızlı otel gibi biraz kasık ama manzara ve kokteyller harika. Otelin bulunduğu alan, Syntagma meydanında, Parlemento binasının karşısında. Dolayısıyla saat başı gerçekleşen nöbetçi değişimini de buradan izlemek mümkün. Meydandan beş dakika aşağı yürürseniz yine bu manzaraya ulaşabileceğiniz bir cin barı Ermou 18, iş hanının en üst katında. Yemeklerinin de epey iyi olduğunu söylemek gerekir. Özellikle hafta sonu kahvaltı ya da brunch için efsane manzarası var. Oldukça turistik A for Athens (Miaouli 2) ve lokal gençlerin favorisi Anglais (Kirikeioi 6) manzara konusunda çok iyi. Yine Monastraki’deki Couleur Locale (Normanou 3) kokteyl yanında casual bar yemeği alabileceğiniz yerler. Yürüme yolunuzun üzerinde göreceğiniz Voila (Pl. Avissinias 3), tüm gün açık ve her saatinin keyfi ayrı. Bitkilerle bezenmiş terası hem Akropolis, Plaka Hephaestus tapınağı gibi Atina varlıklarının, hem de şehrin daha kentsel kısmının mükemmel bir manzarasının birleştiği, kendinizi iyi hissettiren bir yer.

Atina’nın merkezi Plaka

Atina’ya geldiyseniz Plaka’nın o dar ve büyüleyici sokaklarında yürüyeceksiniz demektir. Acropolis’in hemen altında kalan bölge bizim Bodrum ve Alaçatı çarşılarına çok benziyor. Eski evlerle birlikte gelişmiş olan botanik yapısı da çok etkileyici. Plaka bölgesinde her zevke hitap edecek restoranlar, kokteyl barlar ve hareketli bir gece hayatı var. En köklü Rum kokteyllerinin yapıldığı Bretos’un yanı sıra Avli, Lithos Tavern gibi tarihi mekânlar da burada. Flaneur ve Forget Me Not adındaki tasarım mağazalarına göz atmadan geçmek olmaz. Yemek yiyeceğiniz zaman Lisiou Caddesi’ni bulup, klasik Yunan tavernalarından birine oturmanız yeterli. Evet bu bölge fazla turistik ama siz de turistsiniz sonuçta.

Bohem merkezler Psiri ve Exarchia

Bu iki bölgede de yapabileceğiniz en güzel şey muhteşem sokak sanatlarını incelemek için bir tura çıkmak. Geçtiğimiz yıllarda, Atina’nın sokak sanatı sahnesi, sanatçıların düşüncelerini ve duygularını şehrin evleri ve duvarlarında ifade etmesiyle gelişti. Exarchia ve Psiri sokak sanatının ana merkezlerinden biri haline geldi. Monastraki’nin biraz yukarısında kalan Psiri son iki senedir Atina’nın en hareketli bölgelerinden. Buranın merkezi Iroon Meydanı, bizim Karaköy gibi sonradan yapılanarak aramıza katıldı. Bu meydanda canınızın çektiği sokak lezzetlerini deneyebilirsiniz. Atina’ya kadar gelip, zeytinyağıyla tel tel açılan böreklerden yememek olmaz. Selanik böreği olarak bilinen ‘bougatsa’nın en iyi örnekleri Nancy’s Sweet Home’da (Pl. Iroon 1) bulunabilir. Açlığınızı bastıracak dilim pizzacı Crust (Protogenous 13) ve akşamüstü bir şeyler içmek için ideal Barrett (Protogenous 11) civarın favori mekânlarından. Bölgenin en popüler yeri Little Kook (Karaiskaki 17) adlı pancake kafesi ama açıkçası burası sadece fotoğraf çektirmek için güzel. Çıkışta mide yanmasıyla uğraşmak istemiyorsanız, uzak durmakta yarar var. Buraya kahvaltı saatlerinde geldiyseniz The Brunchers (Ag. Theklas 5) yumurta ve tost konusunda tatmin edici.

Bölgede alışveriş yapmak için Coo Retro Design (Karori 13) ve 3quarters (Agiou Dimitriou 19) bulunuyor. İkinci el meraklıları için kiloyla satış yapan Kilo Shop (Ermou 120) göz atılması gereken yerlerden.

Psiri’nin en cool restoranı ise kesinlikle Isandsia (Melanthiou 2). Bölgedeki favorim kesinlikle Minu (Sarri 50). Bitkilerin assolist olduğu mekânda, devasa yeşilliklerin arasında kahvaltı etmenin keyfi bir başka.

Exarchia ise derdi olan insanların toplanıp protesto yürüyüşüne başladığı yer olduğu için kimileri tarafından sevilmese de şehrin en güzel noktalarından biri. Ünlü alternatif Yunan sanatçıların (müzisyen Pavlos Sidiropoulos ve aktris/şair Katerina Gogou gibi) yaşadığı yer burası. Exarchia bugün kafeler ve küçük restoranlarla dolu ve aynı zamanda birkaç sanat galerisine de ev sahipliği yapıyor; entelektüellerin, sanatçıların ve birçok üniversite öğrencisinin ilgisini çekiyor. Bölgenin popüler mekânlarından Warehouse (Valtetsiou 21) şarap kavı ile ünlü rustik ve şık bir kafe.

Eğer cumartesi gündüz bu bölgeden geçerseniz Kallidromiou Caddesi’ne kurulan semt pazarının tadını çıkarabilirsiniz. Aynı caddede bulunan Ama Lachei, eskiden bir ilkokulmuş ama şimdi orijinal bir mutfak deneyimi için öğle veya akşam, saatlerce masaları işgal eden yerel halkın bitmek bilmeyen sohbeti arasında yemek için mükemmel bir atmosfer sunuyor. İyi bir şarap seçkisi var ve hepsi çok uygun fiyatlarla geliyor. Bölgede çok iyi vintage dükkanlar da var. Atina’nın bu konudaki en iyisi Bohbo (Mavromichali 99) burada. Ünlü markaların pırıl pırıl ikinci el ürünlerini satan mekânın hemen çaprazındaki Tigre ise uzun süren alışveriş gününün nefes alma noktası olabilir pekalâ. Akşamüstü bir şeyler içmelik rahat bir yer arayanları da Ippopotamos Bar’a (Delfon) yönlendirirsek mutlu olacaklardır.

Günübirlik adalar

Atina’dan adalara geçmek çok kolay. Bu yüzden vaktiniz varsa tatilinizin bir kısmını feribotla ya da deniz taksi aracılığıyla bu adalara gitmek için kullanabilirsiniz. Pire, Rafina ve Lavrion Atina yakınlarındaki limanlar. Pire’ye merkezden 20 dakikalık metro yolculuğuyla ulaşabiliyorsunuz. 50 dakikalık bir feribot yolculuğundan sonra Leonard Cohen’in ilham adası olarak geçen Hydra’ya varabilirsiniz. Hydra’da otomobil yok, mekânların özel araçlarını kullanıyor ya da yürüyorsunuz. Mandraki Beach’te bir gün geçirip gün batımında Hydronetta’ya gelmeniz şart. Buradaki gün batımı gerçekten hiçbir yere benzemiyor.

Ayrıca yine Saronik adalarından Agistri’ye gidip bir anda kendinizi Tayland’a gitmiş gibi hissedeceğiniz bir sahile atabilirsiniz. Olağanüstü doğal ortamı ve büyüleyici Agistri plajları sayesinde dinlendirici günler geçirmeniz garanti. Üstelik Atina’ya yakın adalarda konaklamanız da gerekmez. Sabah 08:00’de kalkan bir feribota atlayıp akşam 21:00’e dönüş alıp, günübirlik ama mükemmel bir güne imza atmış olursunuz.

Gözde kokteyl barlar

Şık iç mekânlar, kaliteli yemekler, ünlü DJ’ler ve yaratıcı kokteyller Atina gece hayatının çekişme kartları… Ancak kentteki barların asıl benzersiz ve muhteşem yanı, gün boyunca ve gece geç saatlere kadar kahve, atıştırmalıklar veya tatlılar için açık olmaları.

Atina’da en çok göze çarpan mekân seçeneği kokteyl barlar. Uzun süre Atina’nın en iyi barı olarak anılan The Clumcies’in sahiplerinin yeni projesi Line Athens’in (Agathodemonos 37) paylaşıma yönelik hazırlanan yemekleri, ödüllü şef Pavlos Kyriakis’in elinden çıkma. Pazar günleri DJ müziği eşliğinde brunchlar düzenleniyor. Bir diğer bar, merkezde bulunan Drunk Sinatra (Thiseos 16) vintage temalı. Kolokotroni Caddesi’nin popüler gece mekânlarına yakın mekânın dekoru ve kokteyl listesi 1950’li ve 1960’lı yıllardan ilham alınarak tasarlanmış. Genelde hemen herkes bir sonraki sıcak noktaya geçmeden önce geceye burada başlıyor. Kokteyl barların en eski ve köklüsü Baba au Rum (Klitiou 6) dünyanın en iyi rom barlarından biri olarak gösteriliyor.

Psiri’deki Juan Rodrigez bar ise dışarıdan pek fark edilmese de içerideki maksimalist ortamıyla dikkat çekiyor. Bar food konusunda iddialı olan mekân, sabah 9’da közde otantik Trakya kahvesi servisiyle güne başlıyor.

Taverna ruhu

Yunanca’da ‘akşamdan kalma’ anlamına gelen bir kelimenin olmadığını biliyor muydunuz? Buraya taşındığımda, bir gece önce çok içmenin cezasını çeken başımın ağrısını kesmek üzere eczaneye gitmiştim. İstanbul eczanelerinde bulunabilen bir iki ilaç adı söyledim ama nafile. Sonra derdimi anlatıp onun Yunan muadilini vermesini söylediğimde kadın gülmüştü. Çünkü cidden Yunanlıların öyle bir problemi yok. Birkaç saatte bir dubleyi bitirip yanında da birkaç meze yiyor hepsi bu. Plaka civarında Lisiou caddesinde sağlı sollu restoranlar var. Lyra en iyisidir. Canlı müzik yapılan mekânın bahçesi de çok güzel. Yine yakınlardaki Bandiera, geleneksel Yunan meze tavernası. Tatlı bir binanın girişinde bulunan Mironi, büyük porsiyonlarıyla herkesi mutlu edebilir. Vedat Milor’un övdüğü restoran olarak isim yapan Argoura (Agisilaou 49) merkeze 15 dakika mesafedeki Kalithea semtinde. Deniz ürünleri konusunda çok iyi olduğu söyleniyor. Genel olarak uygun fiyatlı sayılabilecek, ara sokakta yerel ve farklı bir balık restoranı. “Şehirde kalayım ama yine de deniz ürünlerine hücum edebileyim” derseniz Kolokotroni Caddesi’ndeki Milos’da ve Kolonaki’deki Barbunaki’de sizi tatmin edecek lezzetler bulabilirsiniz.

Vegan Atina

Hayvansal gıda tüketmeyenler için Atina’da tatil yapmak çok kolay. Vegan ürünler en basit marketlerde bile bulunabiliyor. Onu da geçtim, dışarıda börek yemek, sebzelerin yanında gelen pilavı korkmadan çatallamak ya da en basitinden çorba içmek isterseniz, bunun içinde et suyu var mı diye sormanıza gerek yok. Atina’daki yemekler zeytinyağıyla yapıldığı için seçenek bulmak çok kolay. Hemen her restoranda sadece sebzelerden hazırlanmış bir alternatif bulunuyor. Onun dışında hangi semtte kalırsanız bir vegan restorana rastlamanız mümkün. Bu konuda şehrin en iyisi kesinlike The Winners. Niki Athens otelinin içine açılan restoranda gurme lezzetler bulmanız mümkün. Yunan yemeklerinin vegan versiyonları için Veganaki bir numara. Cacıki’si ve musakkası mutlaka denenmeli. Ermou caddesinde alışverişe çıkmışken aniden bastıran açlığınızı Vegan Beat’te bir şeyler atıştırarak geçirebilirsiniz. Vegan Beat, Atina’nın en iyi mantarlı gyro’sunu yapıyor. Minik havuçları soslayarak sosisliye çevirdikleri sandviçleri de hayli leziz. Yazın vazgeçilmezlerinden dondurmalar ise FullSPOON ve Planet de vegan olarak karşınızda. Exarchia’da kalıyorsanız ise Cookoomela istridye mantarından yaptıkları gyrosu ile çok ünlü. Kebab tabakları ve Naxos usulü patateslerinin lezzetine doyum olmaz. Mystic Pizza’nın bol bol vegan seçeneği bulunuyor. Deniz kenarında kalanlar için Glyfada’daki Yi restoranın benzersiz menüsü şiddetle tavsiye edilir.

İşinize yarayacak bilgiler

  • Yunanlılar, diğer Akdeniz ülkelerindeki gibi geç yemek yiyor. 21:00’den önce yemeğe gitmek isterseniz, büyük olasılıkla mekândaki birkaç turistten biri olursunuz.
  • Merkezde kalırsanız hiçbir araç kullanmadan, sadece yürüyerek şehri gezmeniz mümkün. Bu yüzden kalacağınız yeri iyi seçin.
  • Atina güneşi başka bir şey, kesinlikle güneş kreminizi ve şapkanızı yanınıza alın.
  • Milli içeceklerini ouzo olarak biliyoruz ama aslında Freddo Espresso adını verdikleri buzlu espresso’ya bağımlılar. En güzeli Abuelo’da yapılıyor.
  • İlk gelişiniz değilse cool noktaları keşfetmekte yarar var. Hip semt Kipseli’deki St George meydanı ve çevresindeki mekânlarda güne başlamak harika olabilir.
  • Antonis Remos, Nox Athens’de; Anna Vissi, Hotel Ermou’da; Argiros Konstantinos da Teatro Athens de çıkıyor. Tüm buzukiler hemen hemen gece yarısından sonra başlayıp, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo