
Yeniden: Kalbe yolculuk ve içsel şifanın gücü
ZEYNEP URAS
Beraber inşa ediyoruz yarınları. Yoga stüdyolarımı açtığımda, yüzlerce öğrenciye eğitim verdiğim sürelerde insanların uyanışlarına hizmet ettiğimin farkındaydım. Ancak geçirdiğim kaza sonrasında bu hizmet yaşam amacım oldu.
Hastane çıkışı, anlayınca ne kadar yakın geldiğimi diğer tarafa geçmeye, “benim bu dünyada işim bitmedi anlaşılan” dedim eşime gözlerimden yaşlar fışkırarak; aynı zamanda katıla katıla kahkahalar atarak. Beni izleseydiniz, “kafayı yedi bu” derdiniz. İdrak ettim yaşamımın kıymetini. Çok değerli açılımlar oldu kalbimde. İncecik bir çizgi doğumla ölümü ayıran. Bir nefes varız, bir diğeri yokuz. Yeniden doğdum esasen.
İki seneye yakın bir şifalanma sürecinden sonra Youtube kanalımdan ‘Bana dokunan sana da dokunsun’ diye tüm idraklarımı, yaşamla bağımı, umudumu, neşemi, güvenimi, hizmetimi, sevgimi sunmaya başladım. İlk seslenişlerimdi bu videolar. Arkasından yoga paylaşımlarım, ‘Yaşam Yogam’ destek kartları ve Yeniden adlı kitabım geldi. Çok şükür! Gelmeye de devam edecek, bunu biliyorum. Ne, ne zaman, nerede bilmiyorum. İstek var, planım ve programım yok, hepsi yaşamdan…
Evet ya! Yaşamında yanlış yok, canım arkadaşım. Her şey gelişimin için biçilmiş kaftan. Sıkışıklıklar, zorluklar seni sana çağırıyor, Özü sende olan seviyi ne kapatıyorsa açılmaları için. ‘Senden sana’ bir yolculuk bizlere sunulan, Kısıtlı benliklerimizden, uçsuz bucaksız kalplerimize.
Hadi, şimdi bak gökyüzüne, hiçbir sınır görüyor musun? “Hayır” dediğini duyuyorum, işte! Bu senin var oluşun. Belki birkaç bulut görüyorsun, belki de fırtına var, her yer gri tonları. Hepsi gelip geçici. Hiçbiri senin kalbini karartamaz. Kalbin ruhun yuvası olduğunu söyler kadim yogiler. Kalp saf, güçlü, duyarlı, antik, spontane. Kalp yargısız, kabulde, akışta. Kalplerimiz bir!
Hedefle çalışan bir Zeyneb olmadım, kalbimi dinledim. Kalbimi duyamadığım, egoma kaptırdığım alanlar da pratiğim oldu. Böyle gelişti yaşamım. Reklam-halkla ilişkiler sektöründe çalışmam, İngiltere’ye geçişim, aşkımla tanışmam, evliliğim, Los Angeles zamanlarımız, üç oğlumuz, İstanbul, yoga stüdyoları, eğitimler, Akyaka kararımız, doğayla bütünlüğüm hep böyle gelişti. Kendimle, seninle ilişkim kalbimin yönlendirmesiyle güçlendi.

Nefes farkındalığın en değerli pratiğin olsun
Nefeslerinin olduğu yerde düşünceler barınamaz. İzin ver kalbin yönlendirsin yaşamını, şartlı zihnin, kısıtlı benliğin takip etsin, desteklesin. Genelde olan tam tersi. Dolayısıyla, anlaşmazlıklar, kavgalar, savaşlar, hastalıklar… Nefes yok, alan, yok, farkındalık, ışık, sevgi yok yaşamlarımızda. Nasıl tanımlarsan tanımla, hepsi bir bana göre. Ancak çoğumuzda çok kısıtlı. Güze haber Sensin, karanlığın arkası aydınlık.
Yogayı geniş anlamda işliyorum, mat üstü hareketleriyle sınırlamıyorum. Yoganın özü kendinle buluşma sanatı. İki bin 500 sene önce (ya da daha fazlası, tam bilinmiyor) kendini gerçekleştirmen için kurulmuş. Matın üstü, yaşamın her anı senin pratik alanın. Yaşam Yogam kampları, pratikleri düzenliyorum, bire bir mentorluk sunuyorum. Her buluşmaya heyecanla geliyorum. Ben de öğreniyorum, birliğimizi hatırlıyorum, bütünü kucaklıyorum. Mat üstü pratiğin yoksa, dilediğin zaman başlayabilirsin. Her gün yeni bir gün, her an yepyeni! Böyle değerlendirdiğinde hepimiz amatörüz yaşam yolunda. Yaşam öğrencisiyiz. Sen niyet et yeter! Senin şifan, hepimizin şifası! İşte, yoganın özü, işte farkındalık, işte katkın, işte biz, işte yeni dünya!
Sor kendine lütfen; gün içinde aldığın 22 bin nefesten kaçının farkındasın?
Yaşamın sen var olmadan akıp gidiyor mu? Hangi düşünceler, duygular, şartlanmalar yaşamını yönlendiriyor? Gücünün farkında mısın? Karanlığın aydınlığın olabilir mi? Yarınları beraber yarattığımızı biliyor musun?
En büyük yolculuğum...
Geçirdiğim kaza dünyamızın halini anlamam için çok yardımcı oldu. Hareketlenmeye, paylaşmaya başladıkça gözlemledim, hayatımı yeniden inşa ediyorum. Hiçbir şey aynı değil. Benzerlik bile yok. Yaşadığım yer, işim, rutinim, arkadaşlarım… Eskiyi anımsıyorum, gülümsüyorum, teşekkür ediyorum. Anlıyorum bir bölüm kapandı, yepyeni bir bölüm başladı. Acım, karanlığım kanal oldu, beni bana sundu, sunuyor. Yolculuk, açılım, sevmek her daim. Hatırla gökyüzünü! Hastanede eşime söylediğim gibi kalbim pır pır! “Emir, Emir! Hiçbir yerimi oynatamıyorum ancak kalbim pır pır!”
Hatırla!
Güçlü bir dönüşüm içerisindeyiz içimizde, ülkemizde ve tüm dünyada. (mikro-makro ilişkisi) Canımız hiç yanmadığı kadar yanıyor. Bugüne kadar ki bildiklerimiz işe yaramıyor, bilinmeyen ürkütüyor. Hatırla lütfen, içsel yolculuğun senin esas yolculuğun. Zihin, beden, ruh dengen seni şifalandıracak olan. Düşüncelerin, kararların, adımların yarınları yaratıyor. Zamanı dolanları ve senin zamanını dolduranları teşekkürünle uğurla. Doğadan ilham al, sezgilerine güven. Yeniye alan aç, nefesinle ak. Beraberiz.

Sensin!
2006-2010 yılları arasında, Büyükada’daki evimizde, hayatımız, oğullarımız ve ilişkimizden esinlenerek irili, ufaklı, naif, dolu dolu, akışkan ve rengarenk çiçek resimleri yaptı eşim Emir Uras. Sonunda hepsini ‘Zeyneb için 500 Çiçek’ isimli bir kitapta derleyerek bana ithaf etti. Ben de en sevdiklerimi, tecrübelerimle, pratiklerimle, yaşam içerisinde gelişen gerçeklerimle bütünleştirmeye niyet ederek bu kartları hazırladım. Diliyorum seni seninle buluşturmak üzere ilham olurlar yolculuğunda, içindeki bilgeye, güce, huzura ulaşman için sana alan yaratırlar. Bu kartlarda bugüne kadar bana ne yardımcı olduysa ve olmaktaysa paylaştım. Üç kart sunuyorum, dilediğini kullanabilirsin ya da hepsini… Kartların yüzlerindeki çiçekler de güzel olabilir. Onların her biri eşimin yaptığı çiçek resimleri, kartların kutu arkasında anlatıyorum. Eşimin kalbiyle benim kalbim birleşti: ‘Yaşam Yogam Sensin destek kartları’ doğdu.
Her birimizin amacı hizmet etmek…
Kendine, etrafına, evrene. Böyle diyor yoganın özü. Öyle terapist, doktor, öğretmen olmana da gerek yok. Ne ile ilgileniyorsan gözlemle. Ne kadar oradasın, kalbindesin? Her nefesin, bakışın, dokunuşun bu amacı barındırabilir mi? Bil ki kendine gerçekten hizmet ettiğinde tüm evrene hizmet ediyorsun.
Bir yavaşla arkadaşım!
Tüm gün oradan oraya koşturuyorsun. Öyle alışmışsın ki sen dursan zihnin durmuyor. “Neden durdun? Az yaptın! Boşa geçiyor tüm zamanın!” Yap, yap, yap! Sanki yapmakla var olmanın dengesi kaçmış. Ne kadar varsın yaptıklarının temelinde, sor kendine. Belki yaptıklarından çok, nasıl yaptığındır esas bereketi sağlayan.

Ve hafifle…
Bir bak biriktirdiklerine. İnsanlar, eşyalar, duygular, düşünceler, doğrular, yanlışlar… Hafiflemek ne iyi olur. Seni desteklemeyenleri, yolunu tıkayanları üfle gitsin. Belki başkasının işine yarar.
Yaşam seninle,
Yalnız değilsin.
Her olay, her insan, sana konuşuyor.
Her şey, acısıyla tatlısıyla, esasını idrak etmen, amacını, hizmetini belirlemen için karşında.
Uçsuz bucaksız sevginin parçasısın.
Mucize nefesine gel.
‘Aldığım nefesteyim,
Verdiğim nefesteyim’
Kalplerimiz bir.












