Zarafet, disiplin ve hayattan tat almak üzerinde Aslı Turanlı
Genel
3 dk okunma süresi
HELLO!

Zarafet, disiplin ve hayattan tat almak üzerinde Aslı Turanlı

Hayatı fazla ciddiye almadan ama özenle yaşamanın altını çizen Aslı Turanlı; spor, doğa, estetik ve küçük kaçamaklar arasında kurduğu dengeyle hem oyunculuğa hem de yaşama dair ilham veren bir duruş sergiliyor.

Disiplinle şekillenen bir yaşam tarzı, mizahla yumuşayan bir duruş... Enerji dolu ama bir yandan da son derece sakin tavrıyla dengeyi her zaman hayatının merkezine alan Aslı Turanlı ile Merit Royal Garden’da bir araya geldik. Güzel oyuncu, doğayla iç içe, estetikten vazgeçmeden hayattan tat almanın formülünü anlattı.

HELLO!: Seni genelde enerjik, pozitif ve hayata karşı çok iştahlı görüyoruz. Bu enerji nereden geliyor?

Aslı Turanlı: Hayatı gerçekten seviyorum. Doğayla iç içe olmak, spor yapmak, üretmek ve arada ‘küçük kaçamaklar’ yapmak... Bunların hepsi beni dengede tutuyor. Disiplinliyim ama kendimi fazla ciddiye almamaya da özen gösteriyorum. Mizah benim için bir savunma mekanizması değil, bir yaşam biçimi.

HELLO!: Doğa, spor ve tatlı… Üçü bir arada nasıl oluyor?

A. Turanlı: Gayet güzel oluyor! Sabah yoga ya da pilates, gün içinde yürüyüş… Ama sonra iyi bir kruvasana “Hayır” demek zorunda hissetmiyorum. Bence mesele denge; kendini kısıtlamak değil, bedenini tanımak. Hayattan keyif almak da sağlıklı olmanın bir parçası.

HELLO!: Tatlıya gerçekten bu kadar düşkün müsün?

A. Turanlı: Kesinlikle! İyi yapılmış bir kruvasan ya da zarif bir tatlı sunumu kalbimi kazanır. Estetik benim için çok önemli; tabakta da hayatta da. Zaten bu yüzden Merit Royal Garden’da yemek deneyimi beni çok etkiledi.

HELLO!: Oyunculuk disiplin gerektiren bir alan. Bu disiplin hayatının geneline de yansıyor mu?

A. Turanlı: Evet, çok. Oyunculuk bana sabrı, hazırlığı ve sürekliliği öğretti. İlham kadar çalışmanın da önemli olduğunu biliyorum. Set dışında da bu disiplin bende kalıyor; spor rutinimde, projelerimde, hatta dinlenme biçimimde bile.

HELLO!: Mizah anlayışın çok konuşuluyor. Bu tarafın kamera önüne nasıl yansıyor?

A. Turanlı: Mizah beni rahatlatıyor. Kamera karşısında kusursuz olmaya çalışmak yerine, doğal olmayı tercih ediyorum. Bence gerçek çekicilik biraz da kendinle barışık olmaktan geliyor.

HELLO!: Merit Royal Garden ile yollarınız nasıl kesişti?

A. Turanlı: Beni en çok etkileyen şey otelin ruhu oldu. Doğanın içinde, sakin ama çok prestijli… Sessizlik, huzur ve mahremiyet hissi gerçekten çok güçlü. İlk gittiğim anda, “Burada nefes alınıyor” dedim.

HELLO!: Merit Royal Garden’da misafir deneyimini diğer otellerden ayıran şey ne?

A. Turanlı: Kişiselleştirilmiş hizmet anlayışı. Açık büfe kalabalığından ziyade, sipariş üzerine hazırlanan tabaklar… Her şey özel, her şey özenli. Sunumda estetik ve lezzette tutarlılık var. Misafir gerçekten ‘özel’ hissettiriliyor.

HELLO!: Otelin sadık bir misafir profili olduğu biliniyor. Bunun sırrı ne?

A. Turanlı: Bence bu, tamamen güvenle ilgili. Misafirler burada ne ile karşılaşacağını biliyor: Kalite, sakinlik ve samimiyet. Tekrar tercih edilme oranının yüksek olması da bunun en güzel göstergesi. İnsan kendini iyi hissettiği yere geri dönüyor.

HELLO!: Doğa içinde ama bir o kadar da şık bir konsept… Bu seni nasıl etkiliyor?

A. Turanlı: Çok ilham verici. Sabah kuş sesleriyle uyanıp gün içinde spor yapabilmek, akşam ise zarif bir atmosferde güzel bir yemek yemek… Benim yaşam anlayışıma çok uyuyor.

HELLO!: Kendini tek bir cümleyle tanımlasan?

A. Turanlı: Hayatı ciddiye alan ama kendisiyle dalga geçebilen bir kadın.

HELLO!: Son olarak HELLO! okurlarına küçük bir Aslı tüyosu?

A. Turanlı: Hayatınıza biraz disiplin, bolca kahkaha ve arada hiç suçluluk duymadan yenen bir kruvasan ekleyin. Dengesi harika oluyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo