Haber kapak görseli
Genel
10 dk okunma süresi
İstanbul Life

2026'da öne çıkan 11 seyahat trendi

İçeriği Paylaş

Eskiden seyahatlerimizi planlarken daha önce görmediğimiz yerlere odaklanırdık. Artık seyahat planları bundan çok daha fazlasıyla yapılıyor. Bir destinasyondan çok, kendimizi şekillendirdiğimiz, meraklarımıza yöneldiğimiz, yepyeni deneyim alanlarına odaklanıyoruz seyahatlerimizde. Patili dostlarımızı yanımızdan ayırmak istemediğimiz, kimi zaman ışıl ışıl parlamayı, kimi zaman sessiz kalmayı hedeflediğimiz tatiller turizm sektörünün kurallarını yeniden yazıyor.

Yazı: Ayşegül Savur Özgen

Sorumuz şu: “Nereye gidiyorum?” değil “Neden gidiyorum?”

Medya araçları öylesine çeşitlendi ki, artık dünya üzerinde neye benzediğini merak ettiğimiz bir yer neredeyse kalmadı. Bali’yi mi merak ettiniz hemen izleyebilirsiniz, dünyanın en soğuk kentinde hayat nasıl mı akıyor? YouTube’de buna dair pek çok video bulabilirsiniz. O zaman günümüzde seyahat etmenin gerçek nedeni ne olmalı? Hilton’un Whycation raporu, insanların seyahat ederken artık destinasyon değil, kendileriyle ilgili bir duygu durumuna karşılık bulmayı hedeflediğini söylüyor. Bu iyileşmek, bağ kurmak, yalnız kalmak ya da yeniden başlamak olabilir. Aile köklerinizi aramak ya da o ruhu hissetmek için Balkanlara, Kafkaslara gitmek bir seyahat nedeni olabilir. Ertesi yıl belki de sizi çok etkileyen bir kültürün, işinize nasıl katkı sağlayabileceğini bulmak için bambaşka bir coğrafyaya gidersiniz.

Yapay zekâ destekli seyahat

Seyahat teknolojisi şirketi Amadeus’un verilerine göre gezginlerin büyük kısmı rota planlaması, restoran seçimi ve anlık öneriler için yapay zekâ (AI) araçlarını kullanıyor. Uçuş gecikmesine göre yeniden planlanan programlar, size özel hazırlanan rotalar artık standart hale geliyor. Yine rakamlarla konuşalım: Günümüzde gezginlerin yüzde 42’si yapay zekânın seyahat planlamada kendilerine zaman kazandırdığını, yüzde 37’si bu sayede yüksek seviyede kişiselleştirilmiş öneriler alabildiğini, yüzde 36’sı da yeni rotalar bulabildiğini söylüyor. Oteller de AI destekli sadakat sistemleri sayesinde konuklarını önceden tanıyor, onların seçimlerini biliyor. Bu sayede konuk profiline göre oda kokusu, müzik listesi, minibar seçimi belirleniyor.

Sessizlik tatilleri

Bir tatilden ne beklersiniz? Sorunun cevabı herkes için farklı olabilir. Güncel duruma baktığımızda anlaşılıyor ki, büyük şehirlerin gürültüsünden kaçmak bu soruya sıkça verilen yanıtlardan. “Silent travel” ya da “hushpitality” adı verilen bu seyahat akımının neyi kastettiğini anladınız. “Ses etmeyin ve bana dokunmayın” diyen tatilciler bu başlıkta toplanıyor. İdeal rotalar; Norveç fiyortları, Finlandiya orman kabinleri gibi kalabalıktan uzakta olan doğal ortamlar… Türkiye’de de Kapadokya, Kaz Dağları gibi bölgelerde yoğunlaşan inziva otellerini, sessiz kampları bu akıma örnek olarak verebiliriz. Telefondan ve şehir gürültüsünden uzakta, sadece kendi sesinize odaklanabileceğiniz bu tatiller yepyeni ilham kapılarını açabilir.

Pet dostu tatiller

Ne zamandır planladığınız o rüya gibi tatilin zamanı geldi çattı; fakat size “Beni bırakıp nereye, nasıl gidiyorsun?” dercesine bakan dünya güzeli o bir çift göz kalbinizi paramparça etmeye, planlarınızı ertelemenize yeter de artar. Evet, patili dostlarımızdan söz ediyoruz. Onlar ailemizin birer bireyi. Araştırmalar dünya genelinde evcil hayvanlarla yaşayanların sayısının her geçen gün arttığını gösteriyor. Ekim 2024’te, dünyanın en büyük evcil hayvan bakım şirketlerinden biri olan Mars tarafından yayımlanan ve 20 bin kişinin katıldığı küresel bir araştırmaya göre, dünya nüfusunun yüzde 56’sı artık bir evcil hayvana sahip ve bunların neredeyse yarısı ( yüzde 47) ilk kez hayvan sahibi olanlardan oluşuyor. Bu veriler, turizm sektörünü yeniden şekillendiriyor. Gezginlerin, evcil hayvanlarıyla birlikte rahatlıkla seyahat edebilmeleri için ulaşım hizmetlerinden konaklamaya pek çok yeni girişim mevcut.

Örneğin;

China Railway Express 2025 yılında, yoğun kullanılan Pekin–Şanghay hattında evcil hayvan dostu yolculukları pilot uygulama olarak başlatarak, bu sistemin daha geniş çapta yaygınlaştırılmasının temelini attı.

İtalya Sivil Havacılık Otoritesi ENAC’ın getirdiği yeni düzenlemelerle, orta ve büyük boy köpeklerin yolcu kabininde seyahat etmesine izin verildi.

Pet dostu bir şirket olarak öne çıkan Türk Hava Yolları (THY) İstanbul Havalimanı’nda evcil hayvanlara özel bir lounge kurdu.

Avrupa genelinde evcil hayvanlarıyla seyahat etmek isteyenlerin demiryollarını ağırlıklı olarak tercih etmesi de, bu akımın turizme yansımalarından biri.

Otellerde ise bir dönem “Evcil hayvan kabul edilir” ibaresi artık seviye atlamış durumda. Özellikle lüks segmentteki oteller, bahçe çıkışlı odaları, kolay temizlenebilen zeminleri ve ses izolasyonu çözümleriyle dört ayaklı misafirlerini ciddiye aldığını gösteriyor. Oteller odalarda mama kabı ve pet yatağı gibi unsurların bulundurmalarının yanı sıra, Pet SPA ve yürüyüş hizmeti verebiliyor.

Popüler kültür tatilleri

Türk dizilerinin yurt dışında ne kadar popüler olduğu, özellikle Ortadoğu ve Arap dünyasının başta İstanbul olmak üzere dizilerde izledikleri şehirleri, mekânları ziyaret etmek için Türkiye’ye ayrı bir ilgi duyduğu hepimimizin malumu… Bu akım dünyaya yayılmış durumda. Seyahat planlarını bir dizinin peşinde yapanların sayısı giderek artıyor. Bu trend “Set-jetting” olarak adlandırılıyor. Örneğin Netflix’in Bridgerton dizisinin ardından Bath, Londra ve çevresindeki malikâneler ziyaretçi akınına uğradı. Yine Amadeus verilerine göre HBO’nun “Last of Us”dizisinin ana çekim mekânlarından biri olan Kanada’nın Alberta bölgesine 2026’nın ilk yarısı için uluslararası turistik rezervasyon talebi yüzde 20 artmış durumda. Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkeden gelen talepte ise yüzde 47’lik yükseliş görülüyor. Sicilya, Güney Kore ve İzlanda da dizilerin izinde ziyaret akınına uğrayan yerler arasında hızla yükseliyor. Sadece diziler değil, konserler ve Labubu gibi popüler kültür ürünlerinin peşinde ziyaretlerini planlayanlar da hatırı sayılı bir kitleyi oluşturuyor. Örneğin; Tokyo, Seul, Şanghay veya Bangkok’taki Pop Mart mağazaları, Labubu avcıları için ideal duraklar.

Edebiyat turizmi son zamanların öne çıkan akımlarından. James Joyce’un Dublin’i, Paul Auster’ın New York’u, Orhan Pamuk’un İstanbul’u… Yazarların ve kitapların izinde geziler yapmak, özellikle dijital dünyanın hegemonyasından sıyrılmak için birebir. Telefonların bir kenara bırakıldığı kitap kulüplerinin sayısının giderek çoğaldığı da unutulmamalı. Euronews analizlerine göre kültürel seyahat rezervasyonları özellikle Avrupa’da ciddi oranda artıyor.

İnovasyon gezileri

Çin’deki insan robotların gösterisini izlediniz mi? Peki ya, bacağınıza taktığınızda yürüme ve koşma becerilerinizi geliştiren o basit ama bilim kurgu filmlerinden çıkmış gibi duran aparatı? Ulaşımı sürücüsü olmayan taksilerle sağlamak nasıl bir his? Seul’de, Silikon Vadisi’nde teknoloji alanında neler oluyor? Dubai’deki Gelecek Müzesi bize ne anlatıyor? Gezginler artık sadece tarih değil, geleceği de görmek istiyor. Geleceği merak eden, her zaman bir adım önde olmayı önemseyenler için seyahat de teknolojik gelişmelerle iç içe şekilleniyor. Özellikle iş seyahatlerine, inovasyon odaklı keşifler eşlik ediyor.

Astro Cruising

Gökyüzüne dair her şey son yıllarda giderek artan bir ilgi görüyor. Turizm sektörü de bu ilgiyi değerlendiriyor. Astrologlar, 12 Ağustos 2026’da yaşanacak güneş tutulmasından sık sık bahsediyor. Bu gökyüzü olayı, Kuzey İspanya’da tam tutulma olarak izlenebilecek. Tutulma, gün batımı saatlerinde gerçekleşeceği için hayli etkileyici görüntülerin ortaya çıkması bekleniyor. İspanya o yüzden astro turizmin bu yılki gözde ülkesi. Bu doğa olayının, ışık kirliliğinden uzakta rahatlıkla izlenebilmesi için iç deniz rotaları oluşturuluyor ve teleskoplu cruise turları planlıyor. Kanarya Adaları ve Şili Atacama Çölü, yıldız gözlemi için en çok rezervasyon alan bölgeler arasında.

Alkolsüz tatiller

Tatil kimileri için eğlencenin dibine vurmak ve günlük hayatın sorumluluklarından uzakta dağıtmak olabilir. Ama özellikle Z Kuşağı için artık durum eskisi gibi değil. Alkolsüz tatilleri ifade eden “Dry tourism” yükselişte. Londra, Kopenhag ve Los Angeles’ta tamamen alkolsüz bar konseptleri artarken, oteller sabah meditasyonu ve uyku terapisi programları sunuyor. Tatili arınma zamanı olarak görüyorsanız ya da “Ben zaten böyle yaşıyorum, üzerine bir de meditasyon ve terapi programlarına katılmak iyi olur” diyorsanız bu seçenek tam size göre…

Merak izni

Hayat öylesine hızlı akıyor ki artık okuduğumuz okullar, yıllarca yaptığımız meslekler bizi ileri taşımakta yetersiz kalabiliyor. Ya da tamamen canımız istediği için yepyeni beceriler edinmek isteyebiliyoruz. Ekmek aslanın ağzında olduğu için Türkiye’de pek yaygın değil ama dünyanın bazı ülkelerinde gezginler tutkularının peşinden gitmek ya da yeni bir beceri edinmek için işlerinden bir süre izin alıp, kendilerini yenilemek üzere seyahate çıkıyor. Üniversite sonrası ‘Gap year’ (boş yıl) alarak, kendilerini yeni hayat tecrübelerine açan gençlerin sayısı da az değil. Bali’de seramik öğrenmek, Hawaii’de sörf kampına katılmak ya da Hindistan’da bir aşramda yaşamak. Rutinin dışında yeni merak alanlarına dahil olmak, belki de kendinize yepyeni bir gelecek inşa etmek… Merak izni lüks değil, yenilenmek, gelişmek için başlı başına bir ihtiyaç.

Glowcation

SPA tatillerine alışkınız fakat şimdi kendimizi iyi, seyahatlerde yenilenmiş hissetmeye dair istediğimiz çok daha yüksek seviyelere taşınıyor. Glow (ışıltı, parlama) ve vacation (tatil) kelimeleri bir araya gelerek yepyeni bir seyahat akımı yaratıyor: Glowcation. Bu akım, SPA ritüellerinden çok daha fazlasına odaklanıyor. Sizi tatilde ışıldatacak her şey bu akıma dahil: Longevity (sağlıklı uzun yaşam) odaklı programlar, biohacking, soğuk su ve ışık terapileri, dijtal detoks, uyku sağlığı terapileri, cilt bakımları bu akımın alt başlıkları arasında. ABD ve Avrupa’da bu tür kapsamlı programlar sunan oteller mevcut ancak burada asıl parantezi Güney Kore hak ediyor. Glowcation akımı bu ülkede güzellik endüstrisiyle iç içe… K-beauty adı verilen güzellik endüstrisi, Kore’yi yeni bir turist kitlesiyle buluşturuyor. Ülkeye giden turistlerin çoğu gezi listelerinde,“mutlaka görülmeli” duraklarının yanı sırası cilt ya da saç bakımı randevuları ekliyor. Sosyal medyada Seul’daki hair spa’lara gidip, saçlarının yapısına dair klinik bilgiler alan ve bunun yanında eşsiz bakım keyfi yapan turistleri görmüş olmalısınız. Ülkedeki bazı oteller klinik artı tatil paketi sunarak, ‘glowcation’ın hakkını vermenizi sağlıyor.

Serin tatiller

“Tatil” denince akla ilk yaz mevsiminin geldiği zamanlar kimileri için çoktan geride kaldı. İklim değişikliğinin sancılarını sonuna kadar yaşadığımız, cayır cayır yakan yaz sıcaklarından kaçanların sayısı az değil. Kalabalık plajlardan, püfür püfür esen rotalara doğru kaçış var. Cool (serin) ve vacation (tatil) kelimelerinin birleşiminden oluşan ‘coolcation’ eğilimi 2026’da öne çıkanlar arasında. Global turizm araştırmaları özellikle Kuzey Avrupa ve Alp dağlarına yaz rezervasyonlarının arttığını gösteriyor. Alpler artık sadece kayakla, kış tatilleriyle anılmayacağa benziyor. Bronzlaşmanın da eski moda kaldığını düşünürsek, ‘kuzey’in yükseklerin seyahatin yeni yıldızları olduğunu söyleyebiliriz. Karadeniz ve yaylalar da giderek daha çok ilgi göreceğe benziyor.

Yeni turizm dilini anlamak için mini sözlük:

  • Whycation: “Nereye gidiyorum?” yerine “Neden gidiyorum?” sorusuyla planlanan seyahatler.
  • Curiosity Leave (Merak İzni): Kariyere kısa bir ara verip yeni bir beceri öğrenmek, bir tutkunun peşinden gitmek ya da uzun süreli seyahate çıkmak için alınan izin.
  • Set-Jetting: Film ve dizilerin çekildiği lokasyonları ziyaret etme trendi. Şehirleri sinematik deneyimler üzerinden keşfetmeyi anlatıyor.
  • Glowcation: Cilt bakımlarıyla, uyku terapileriyle, meditasyonla ışıl ışıl parladığınız tatiller.
  • Astro-Cruising: Işık kirliliğinden uzak deniz rotalarında yıldız gözlemi ve astronomi deneyimi sunan cruise yolculukları.
  • Silent Travel: Sessizlik arayışıyla yapılan seyahatler. Gürültüsüz doğada huzurla başbaşa…
  • Dry Tourism: “Alkolün su gibi aktığı” eğlence anlayışı yerine alkolsüz bir tatil. Elbette yanında bilinçli beslenme, iyi uyku ve farkındalık da var.
  • Coolcation: Aşırı sıcaklardan kaçıp serin iklimlere yönelme trendi. Yazın Alpler, Kuzey Avrupa ve dağ destinasyonlarının yükselişi.
  • Personalized Stay: Yapay zekâ ve veri analizi sayesinde gezginin alışkanlıklarına göre kişiselleştirilen otel deneyimleri.
  • Pop-Culture Travel: Müzik, moda, film ve dijital kültür etkisiyle şekillenen seyahat kararları.
  • Innovation Travel: Teknoloji, tasarım ve geleceğin şehirlerini keşfetmeye odaklanan yolculuklar (Seul, Tokyo, Dubai gibi).
  • Home-Style Stays: Otelden çok ev hissi veren uzun süreli konaklamalar; mahalle yaşamına karışma isteği.
  • Pet-Friendly Travel: Evcil hayvanların seyahatin doğal parçası olduğu yeni tatil anlayışı.
  • Literary Tourism: Romanların, yazarların ve hikâyelerin izini sürerek yapılan seyahatler.
  • AI Travel Planning: Rotaları, restoranları ve deneyimleri kişisel tercihlere göre planlayan yapay zekâ destekli seyahat.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo