
Arezzo Kimerası nedir? Etrüsklerin efsanevi bronz başyapıtı
Etrüskler, bronz işçiliğinde olağanüstü bir ustalığa sahipti. Cerveteri ve Vulci gibi birçok şehir, bronz üretimiyle tanınırdı. Bronz, özellikle heykel ve küçük figürler yapmak için en uygun malzemeydi. Bu eserler genellikle adak olarak kullanılır, tapınaklardaki kutsal sunaklara bırakılır ya da törenle gömülürdü. Mitolojik öykülerin popüler olduğu Etrüsk sanatında efsaneler buheykellerde yeniden can bulurdu.
Arezzo Kimerası, günümüze ulaşan en ünlü Etrüsk bronz heykellerinden biri. Antik Yunan mitolojisine göre Kimera, Anadolu’daki dağlık Likya bölgesinde ağzından ateş saçarak insanları korkutan dehşet verici bir yaratıktı. Efsaneye göre Likya Kralı İobates, kahraman Bellerophon’dan bu canavarı öldürmesini istedi. Bellerophon, kanatlı atı Pegasus’un sırtında Kimera’yla çarpıştı ve onu ölümcül bir mızrak darbesiyle alt etmeyi başardı.
Heykel, 1553 yılında İtalya’nın Arezzo kentinde San Lorentino Kapısı yakınlarında, şehir surlarını güçlendirme çalışmaları sırasında bulundu. Kısa süre sonra Floransa’daki Palazzo Vecchio’ya götürüldü ve Etrüsk tarihine büyük ilgi duyan Toskana Dükü Cosimo I de’ Medici’nin koleksiyonuna eklendi. İlk başta bir aslan heykeli sanılan eser, İtalyan ressam Giorgio Vasari’nin bunun efsanevi yaratık Kimera’nın bir tasviri olduğunu fark etmesiyle gerçek kimliğine kavuştu.
Arezzo Kimerası’nın, Bellerophon ve kanatlı atı Pegasus’u betimleyen başka bronz figürlerin de eşlik ettiği bir adağın parçası olduğu düşünülüyor. Ancak diğer figürlere henüz ulaşılamadı. Etrüsklerde yaygın olduğu üzere heykel, kutsal bir armağan olarak bilinçli şekilde toprağa gömülmüş ve bu sayede yüzyıllar boyunca korunarak günümüze ulaşmış. Kimera’nın, Etrüsklerin en yüce tanrısı olan Tinia’ya adandığı düşünülüyor. Tinia, Antik Yunan mitolojisindeki Zeus’un ve Antik Roma’daki Jüpiter’in Etrüsk dünyasındaki karşılığıydı.
Arezzo Kimerası, Etrüsk heykeltıraşlarının ustalığını açıkça ortaya koyan önemli bir tarihi eser. Uzmanlar, eseri üreten ustaların, Atina’yı da kapsayan Attika Yarımadası’nda gelişen sanat ve mimariden etkilendiğine inanıyorlar. 1718’de Floransa’daki Uffizi Galerisi’ne taşınan heykel, 19. yüzyıldan bu yana Floransa Ulusal Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
Tuhaf bir yaratık
Kimera, aslan başına sahip hibrit bir varlık. Kuyruğu yılandan oluşuyor ve sırtında bir keçi başı var. Heykel ilk bulunduğunda yılan biçimindeki kuyruğu eksikti. Bu kısım 1784 yılında İtalyan heykeltıraş Francesco Carradori tarafından tamamlandı.
Efsanevi hissettiriyor
Kavisli sırtı, kabarmış yelesi ve ileriye uzanan pençeleriyle Kimera’nın saldırı altında olduğu açıkça hissediliyor. Keçi başı yaralanmış durumda. Sol arka bacağında ise Bellerophon’un mızrağını sapladığı yeri gösteren bir delik göze çarpıyor.
Kutsal bir obje
Kimera’nın sağ ön bacağına “TINSCVIL” ifadesi kazınmış. Etrüskçede bu söz, “Tinia’ya ait adak” anlamına geliyor ve heykelin Etrüsklerin gökyüzü tanrısı Tinia’ya sunulmak üzere yapıldığını gösteriyor.
Etrüsk ustalığı
Büyük olasılıkla varlıklı bir aristokrat aile için yapılan heykel dikkat çekici boyutlara sahip. 78,5 santimetre yüksekliğinde ve 129 santimetre genişliğindeki eser, içi boş döküm yöntemiyle bronzdan üretilmiş. Kullanılan “kayıp mum tekniği” Etrüsklerin metal işçiliğindeki ustalığını ortaya koyarken, heykelin biçimi ve üslubu Antik Yunan sanatından izler taşıyor.
© Getty Images












