
Basit bir düşme bile çocuklarda büyüme merkezine zarar verebilir
Çocuklarda hareketliliğin arttığı her dönemde düşme ve yaralanmalar doğal olarak daha sık görülüyor. Ancak çocuk kemiğinin erişkinlerden tamamen farklı bir yapıda olması, yaşanan her travmanın “basit bir incinme” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor. Özellikle büyüme kıkırdağı yaralanmaları, ilerleyen yıllarda kalıcı sonuçlara yol açabilecek kadar önemli bir risk oluşturuyor.
Çocuk kemiği yetişkinin küçük bir versiyonu değildir
Çocuk kemikleri; esneklikleri, kalın periost yapıları ve büyüme potansiyelleri nedeniyle erişkin kemiklerinden tamamen farklı özelliklere sahiptir. Bu nedenle çocuklarda travma sonrası oluşan yaralanmalar, erişkinlerdeki kırık modellerinden farklı seyreder ve farklı bir yaklaşım gerektirir. Basit gibi görünen bir düşme, özellikle büyüme merkezlerini etkilediğinde uzun vadede önemli sonuçlara yol açabilir.
Çocuklara özgü kırık modelleri nasıl oluşur?
Esnek kemik yapısı nedeniyle çocuklarda yaş ağaç kırığı ve torus kırığı gibi kendine özgü kırık paternleri görülür. Yaş ağaç kırığında kemiğin bir tarafı bükülürken diğer tarafı kırılabilir ve bu yapı yer değiştirmeye meyilli olabilir. Torus kırıkları ise düşme sırasında oluşan sıkıştırma kuvvetiyle kemikte çökme şeklinde izlenir. Bu kırıkların her biri, uzman muayenesi gerektiren travmalardır.
Büyüme kıkırdağı: Travmada en riskli bölge
Çocuk kemiklerinin büyümesini sağlayan fizis hattı, travmalara karşı bağ dokusundan daha zayıftır. Bu nedenle yetişkinde bağ yaralanmasına neden olabilecek bir düşme, çocukta büyüme plağı hasarına yol açabilir. Tüm çocuk kırıklarının yaklaşık %15’i bu bölgeyi içerir. Büyüme plağı düzgün iyileşmezse kemikte kısalık, açısal deformite veya gelişim duraksaması gibi kalıcı sonuçlar ortaya çıkabilir. Özellikle diz ve el bileğine yakın bölgelerdeki travmalar bu açıdan daha yüksek risk taşır.
Neden en çok el bileği ve dirsek kırıkları görülüyor?
Okul çağındaki çocuklar düşme sırasında refleks olarak elleriyle kendilerini korur. Bu mekanizma enerjinin doğrudan el bileğine ve dirseğe iletilmesine neden olur. El bileği kırıkları çocukluk çağındaki kırıkların en büyük bölümünü oluştururken, suprakondiler humerus kırıkları özellikle 5–8 yaş arasında sık görülen ve sinir–damar yapılarına yakınlığı nedeniyle dikkatle ele alınması gereken kırıklardır. Spor aktiviteleri sırasında köprücük kemiği kırıkları da yaygın olarak izlenir.
“Sadece çatlakmış” yanılgısı neden tehlikelidir?
Aileler arasında yaygın olan “çatlak kırık değildir” düşüncesi, tedavide gecikmeye yol açabilen önemli bir yanılgıdır. Tıbbi açıdan çatlak da kırık olarak kabul edilir; asıl risk, bu çatlağın büyüme plağını içerip içermediğidir. Basit gibi görünen bir saç teli kırığı bile büyüme merkezini etkileyebilir ve fark edilmediğinde kalıcı deformitelere neden olabilir.
Travmadan sonra hangi belirtiler önemlidir?
Çocuklar ağrılarını her zaman doğru ifade edemeyebilir. Bu nedenle travmadan sonra ilgili uzvu kullanmaktan kaçınma, belirgin şekil bozukluğu, dokunmakla artan ağrı, şişlik, morarma veya saatler geçmesine rağmen devam eden rahatsızlık durumlarında uzman değerlendirmesi gereklidir.
Çocuk kırıklarında tedavi süreci
Çocuk kemikleri güçlü bir iyileşme kapasitesine sahiptir ve pek çok kırık cerrahi gerektirmeden alçı ya da atelle tedavi edilebilir. Bununla birlikte kırığın yer değiştirdiği, stabil olmadığı veya büyüme plağına uzandığı durumlarda cerrahi gerekebilir. Çocuklarda uygulanan cerrahi yöntemler, büyüme potansiyelinin korunması açısından erişkin cerrahisinden farklıdır.
Çocuklarda her travma dikkatle değerlendirilmelidir
Çocukların oyun ve spor aktivitelerinin artmasıyla birlikte görülen kırıklar, doğru zamanda ve doğru yöntemle ele alındığında büyük oranda sorunsuz iyileşir. Ancak özellikle büyüme plağını içeren yaralanmaların gözden kaçırılması, ilerleyen yıllarda ciddi gelişim bozukluklarına yol açabilir. Bu nedenle her travma, her düşme ve her “çatlak” ifadesi ciddiyetle değerlendirilmelidir.
Mehmet Batu Ertan
Benzer Haberler

Kalabalık iftar davetlerinde bebeğin konforunu nasıl sağlarız?

Emzirme sürecindeki yanlış bilgiler anne kaygısını artırıyor olabilir mi?

Çocuğumun yürüyüşü normal mi? İlk adımlarda dikkat edilmesi gerekenler









