
Bebeğinizin yeni besinleri keşfetmesine izin verin
Hazırlayan: Ayşegül Uyanık Örnekal
Dünya Sağlık Örgütü ve diğer tüm sağlık otoritelerinin ortak görüşü, bebeklerin ilk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenmesi, sonrasında da kademeli olarak ek gıdaya başlaması yönünde. Anne sütünün yeterli olmadığı ya da bebeğin anne sütü almasına engel olacak durumlarda da beslenme, formül mama ile desteklenebiliyor. Bebeklerin ek gıdaya geçiş sürecinde yeni besinleri keşfetmesine olanak sağlanması gerektiğini vurgulayan Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Damla Ağaçkıran, “Tadım sürecinde besinlere dokunmasına izin verilmesi önem taşıyor. Dokusunu hissetmeleri, kendi kendilerini beslenme yeteneklerini keşfetmeleri için çok iyi bir fırsat oluyor” diyor. Dr. Ağaçkıran, ek gıdaya geçiş sürecinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Açlık-tokluk sinyallerini takip edin
Ek gıda döneminde bebekler yeni bir gelişim evresine giriyor. Yeni besinlerle tanışan bebeklerin tat algılarıyla birlikte ince motor ve kaba motor gelişimlerine katkı sağlanmış oluyor. Ek gıdaya, bebeklerin açlık-tokluk sinyalleri takip edilerek, gelişim seviyelerine ve yaşlarına göre uygun besinlerle başlanıyor.
Tekli besinlerle alıştırmaya başlayın
Bebekler, altıncı-yedinci aylarda besinleri kaşıktan alıp, dilin ön tarafından yutak kısmına geçirebiliyor. Bu dönemde bebeğin sindirim sistemi gelişiyor. Oturabiliyor ve besinleri elleri ile ağızlarına götürebiliyorlar. Bebekler besinlere alıştırılırken, tekli besinlerle başlanması gerekiyor. Bir defada tek bir yeni besine başlanması ve üç gün artan miktarlarda verilmesinin önemini belirten Dr. Ağaçkıran, “Bu şekilde bebeklerin yeni başlanan besine karşı tat algısı geliştiriliyor. Ayrıca herhangi bir alerjik reaksiyon olup olmadığının gözlenmesine de olanak sağlanıyor. Genellikle yeni besine birinci gün bir çay kaşığı, ikinci gün bir tatlı kaşığı ve üçüncü gün bir yemek kaşığı şeklinde başlanıyor. Dördüncü gün daha önce tadımı yapılan besinlerle karıştırılarak verilebiliyor. Başlangıçta yeni besin tadım deneyimi, besin miktarından daha önemli oluyor. Bebeklerin yeni besinleri keşfetmesine, tadım sürecinde de bunlara dokunmasına izin verilmesi gerekiyor. Dokusunu hissetmeleri, kendi kendilerini beslenme yeteneklerini keşfetmeleri için çok iyi bir fırsat oluyor” diyor.
Ek besini emzirme öncesinde, bebek açken verin
Ek besinlerin bebek açken ve emzirme öncesi verilmesi gerekiyor. Ancak sinirli olmamaları ve keyifleri yerindeyken ek gıdaların denenmesi önem taşıyor. Ek gıda sürecinde su miktarı 6-12. aylar arasında 100-150 ml civarında oluyor. Ancak bebekler su içmek istemiyorlarsa, kesinlikle zorlanmaması gerekiyor. Suyu biberon, bardak ya da kaşıkla içmeleri mümkün oluyor.
9-12. aylara kadar gıdalarında tuz olmamalı
Hazırlanan öğünlerin bebekler için ayrı pişirilmesi gerekiyor. Hazırlık öncesi ellerin yıkanması, kullanılan gıdaların temiz ve tarım ilaçlarından arındırılmış olması büyük önem taşıyor. Hazırlanan gıdalarda 9-12. aya kadar tuz eklenmemesi gerekiyor. Gıdalar kesinlikle blender’dan geçirilmemesi, tam püre yapılmaması, çatalla ezilmesi ya da tel süzgeçten geçirilerek küçültülmesi önem taşıyor. Besinlerin kıvamı, kaşıktan dökülmeyecek kadar katı olarak tarif edilebiliyor. Ek gıda sonrasında su teklif edilebiliyor ancak öncesinde verilmemesi gerekiyor. Ek gıdaya sebzelerle başlanması, meyvelere beş-altı çeşit sebzenin tadımından sonra geçilmesi öneriliyor. Besinlerde karbonhidrat, protein ve yağ dengesinin sağlanması gerekiyor. Tek taraflı beslenme ise bebeklerde makro ve mikronütrient eksikliklerine sebep oluyor. Ana öğünler arasında en az 4-6 saat olmalı Altı-dokuzuncu aylarda iki ana öğünün yanı sıra iştahı iyi olan bebeklere ara öğün de verilebiliyor. Ana öğünler arasında en az 4-6 saat olması gerektiğinin altını çizen Dr. Ağaçkıran, şöyle devam ediyor: “Bebeklerin mutlaka ailece oturdukları yemek masasında, mama sandalyesine oturtularak diğer aile bireyleriyle yemek yemesi gerekiyor. Telefon, televizyon, tablet ve bilgisayar eşliğinde yemek yedirilmemesi büyük önem taşıyor. Besinleri diliyle itmesi ya da başını çevirmesi gibi durumlarda bebeğin asla zorlanmaması gerekiyor.”
8-9. aydan itibaren parmak gıdaya başlanabilir
Bebeklerde sekiz-dokuzuncu aydan itibaren parmak gıdaya başlanabiliyor. Haşlanmış ve yumuşatılmış sebzeler bebeklerinde önüne küçük küçük doğranarak konuluyor. Dokuzuncu aydan sonra bebeklerde üç ana öğüne geçilebiliyor. İsterlerse iki ara öğün de verilebiliyor. Bu aydan itibaren yulaf unu, buğday rüşeymi ile hazırlanmış pankek krepler yapılarak, küçük küçük bölünmüş şekilde önlerine konularak yenmesi sağlayabiliyor. 12. aydan itibaren ise aile yemeklerinin verilmesi uygun oluyor. Bebekler için ayrı yemek yapılmasına gerek olmuyor. Sekiz-dokuzuncu aya kadar parmak gıda verilmemesine özen gösterilmesi gerekiyor. Sekizinci aydan sonra parmak gıda verildiğinde bebek öğürüyorsa beklenmeli, 1-2 hafta sonra tekrar denenmesi önem taşıyor.
3 yaşına kadar sert kuruyemişlerden uzak durulmalı
Bebeklere üç yaşına kadar sert kuruyemişler verilmemesi gerekiyor. Ceviz, badem gibi kuruyemişlere ise rendelenmek şartıyla yedi-sekizinci aydan itibaren başlanılabiliyor. Ciddi alerjik reaksiyon gelişme riski nedeniyle bir yaşına kadar bal verilmemesi de büyük önem taşıyor.
Aspirasyon riskine dikkat!
Ek gıda sürecinde dikkat edilmesi gerek noktalardan bir diğeri de aspirasyon riski oluyor. Yaşına uygun olmayan büyük ve sert gıdaların verilmesi sonucunda çocukların solunum yolları tıkanabiliyor ve bu durum yaşam kaybıyla sonuçlanan olumsuz tablolara yol açabiliyor.
Kırmızı ete 7. ayda başlanmalı
Bebeklerde kırmızı et tüketimine başlanmasının geciktirilmemesi gerekiyor. Yedinci aydan itibaren kuzu kıyma (yağsız ve sinirsiz, çift çekim yapılmış şekilde) verilmesi öneriliyor. Et suyu ya da kemik suyu yerine, et yemesi gerektiği unutulmamas gerekiyor. Pekmeze ise yedinci aydan itibaren başlanabiliyor.
Yumurta sarısına 6. aydan itibaren geçilebilir
Altıncı aydan itibaren beslenmeye eklenen yumurta sarısı ilk iki gün 1/8 parça, sonraki iki gün 1/4 parça, sonraki iki gün yarım parça, altıncı günün sonunda da bir tam yumurta sarısı yenilebiliyor. Yumurta beyazına ise dokuzuncu aydan itibaren, yine aynı şekilde azar azar başlanabiliyor. Yumurta dokuzuncu aya kadar tam katı haşlanmış şekilde veriliyor. Sonrasında omlet şeklinde de tüketilebiliyor.
Balıkla 9. ayda tanışabilir
Balık, kuru fasulye, nohut gibi gıdalara dokuzuncu aydan itibaren başlanıyor. İlk dokuz ay domates, çilek, kivi gibi gıdaların tüketilmemesi gerekiyor. Sonra verilmesinde ise sakınca olmuyor. Baklanın da özellikle yedinci aya kadar verilmemesi önem taşıyor.
Alerjik reaksiyonlara dikkat!
Besinler verilirken oluşacak alerjik reaksiyonlara dikkat edilmesi gerekiyor. Ağız çevresinde kızarıklık, döküntü, tüm vücutta egzema tarzında döküntülerin alerjik göstergeler olduğunu söyleyen Dr. Ağaçkıran, “Bu süreçte ishal, kusma atakları da alerjiye yönlendiriyor. Bebeğin iyi gözlemlenmesi, hangi besin sonrası tepki verdiğine dikkat edilmesi gerekiyor. Eğer döküntüler artarsa çocuk hekimine başvurulması önem taşıyor. Hazırlanan yiyeceklerin taze yapılıp, günlük tüketilmesi gerekiyor” diyor.
Zorlamamaya özen gösterin
Bebekler ek gıda sürecinde sınır koymayı da öğreniyor. Reddettiği besin zorla verilmeye çalışıldığı zaman, sınırları ihlal etmiş oluyor. Bu da onların özsaygılarını kaybetmesine yol açıyor. Zorla verildiğinde retler artıyor ve ilerleyen dönemlerde büyüme geriliklerine sebep oluyor.
Hangi gıdalarla başlanmalı?
Ek gıdaya, patates, havuç, balkabağı, yoğurt gibi gıdalarla başlanıyor. Sonrasında giderek yeni besinler eklenmesi gerekiyor. Besinlerin mevsimine uygun olmasına dikkat edilmesi, paketli gıdalardan uzak durulması ve rafine şeker verilmemesi büyük önem taşıyor.

Ek gıdaya sebzelerle başlanması, meyvelere beş-altı çeşit sebzenin tadımından sonra geçilmesi öneriliyor. Besinlerde karbonhidrat, protein ve yağ dengesinin sağlanması gerekiyor. Tek taraflı beslenme ise bebeklerde makro ve mikronütrient eksikliklerine sebep oluyor.
Ek gıda menüleri
6-9 ay arası örnek ek gıda
Kahvaltı
• Yumurta sarısı
• 1 tatlı kaşığı lor/labne peyniri
• 1 yemek kaşığı irmik/ buğday rüşeymi
• Avokado/muz
Akşam
• 1yemek kaşığı pirinç/ bulgur/yeşil mercimek
• Enginar/kuşkonmaz
• 1 yemek kaşığı kuzu kıyma
• Zeytinyağı
9-12 ay arası örnek ek gıda
Kahvaltı
• 1-2 tane pankek (yulaf unu ile hazırlanmış)
• Muz, elma
• Siyah zeytin
• Omlet
Akşam
• 2 yemek kaşığı bulgur pilavı
• 2 adet köfte (küçük parçalara bölünmüş)
• Brokoli, havuç
• Zeytinyağı
Bebeklere üç yaşına kadar sert kuruyemişler verilmemesi gerekiyor. Ceviz, badem gibi kuruyemişlere ise rendelenmek şartıyla yedi-sekizinci aydan itibaren başlanılabiliyor.
Benzer Haberler

Kalabalık iftar davetlerinde bebeğin konforunu nasıl sağlarız?

Emzirme sürecindeki yanlış bilgiler anne kaygısını artırıyor olabilir mi?

Çocuğumun yürüyüşü normal mi? İlk adımlarda dikkat edilmesi gerekenler









