Haber kapak görseli
Genel
2 dk okunma süresi
Bebeğimle

Emzirme sürecindeki yanlış bilgiler anne kaygısını artırıyor olabilir mi?

Kadın Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Günakan, doğum sonrası dönemde emzirme hakkında doğru sanılan yanlışların annelerde kaygıyı artırabildiğini; bu kaygının hem annenin iyilik hâlini hem de emzirmenin devamlılığını etkileyebileceğini vurguladı.

Doğumdan sonraki ilk haftalar, hormon düzeylerinin hızla değiştiği ve annenin yeni bir düzene adapte olmaya çalıştığı hassas bir dönemdir. Bu süreçte çevreden gelen yorumlar, sosyal medya içerikleri ve “her bebekte aynı olur” yaklaşımı, annelerin kendini yetersiz hissetmesine yol açabilir. Oysa emzirme süreci kişiye özeldir; anne sütü üretimi, bebeğin emme becerisi ve annenin fiziksel toparlanması birlikte değerlendirilmelidir.

Doğum sonrası kaygı emzirmeyi nasıl etkiler?

Yoğun stres ve kaygı, süt salınımında rol alan hormonların (özellikle oksitosin refleksinin) etkilenmesine neden olabilir. Bu durum sütün “akışını” zorlaştırabilir; anne de bunu “sütüm azaldı” şeklinde yorumlayıp daha fazla kaygılanabilir. Böylece emzirme sürecini zorlayan bir kısır döngü oluşabilir.

En sık karşılaşılan yanlış inanışlar neler?

Emzirme döneminde anneleri en çok kaygılandıran yanlışlardan biri, sütün yeterliliğini yalnızca memenin doluluğuna göre değerlendirmektir. Ayrıca bebeğin sık emmek istemesi çoğu zaman “doymuyor” şeklinde yorumlanır; oysa büyüme ataklarında veya yakınlık ihtiyacında bebek daha sık emmek isteyebilir. Emzirmenin mutlaka ağrılı olması gerektiği düşüncesi de yaygındır; oysa doğru pozisyon ve doğru kavrama ile emzirme konforlu hale getirilebilir.

Sütün yeterli olup olmadığını ne gösterir?

Süt yeterliliğini anlamada en güvenilir göstergeler; bebeğin düzenli kilo alımı, idrar/bez sayısı, genel görünümü ve hekim kontrolleridir. Sadece “bebeğim sık emiyor” ya da “memem eskisi kadar dolu değil” gibi tek bir belirtiyle karar vermek, gereksiz endişeye yol açabilir.

Doğum sonrası doğru destek neden önemlidir?

Emzirme süreci yalnızca bebeği beslemekle sınırlı değildir. Annenin doğum sonrası toparlanması, uyku düzeni, beslenmesi ve duygusal destekle birlikte ele alınması gerekir. Doğum sonrası takipte; emzirme tekniğinin değerlendirilmesi, meme ucu yaraları veya mastit gibi sorunların erken fark edilmesi ve annenin kaygısının yönetilmesi, emzirmenin sürdürülebilirliğini artırabilir.

Ne zaman hekime başvurulmalı?

Şiddetli meme ağrısı, memede kızarıklık-ısı artışı, ateş, meme ucunda belirgin çatlaklar, bebeğin kilo alımının yetersiz olması ya da annenin yoğun kaygı yaşaması durumunda gecikmeden hekim değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken müdahale, hem annenin konforunu hem de emzirmenin devamını destekler.

Emzirme sürecinde en güçlü destek doğru ve bilimsel bilgidir; kaygı değil güven rehber olmalıdır.


Kadın Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Günakan

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo