Haber kapak görseli
Genel
6 dk okunma süresi
HELLO!

Güçlü, sakin ve içten: Rabia Soytürk’ün kariyer yolculuğu

LCW Kış Koleksiyonu’yla içimizi ısıtan Rabia Soytürk, kariyer yolculuğunu, yeni başlangıçlarını ve kendine dair keşiflerini HELLO! ile paylaştı.

Röportaj: Büşra Nazlan Üregül

Fotoğraflar: Deniz Özgün

Styling: Doruk Kakız

Makyaj: Burak Şener

Saç: Muharrem Şen / Antre9

Dizilerdeki yükselişi, güçlü ekran enerjisi ve samimi duruşuyla son yılların en dikkat çeken genç oyuncularından biri olan Rabia Soytürk, HELLO! için kamera karşısına geçti. ‘Teşkilat’ dizisinin altıncı sezonunda başrol olarak izleyiciyle buluşan oyuncu, hem işine duyduğu tutkuyu hem de kendini tanıma yolculuğunu içtenlikle anlattı.

Profesyonel bir ekiple çalışmanın kendisine verdiği konforu, yeni karakteri Hilal’e hazırlanırken yaşadığı dönüşümü ve çocukluk hayallerinden bugün geldiği noktaya kadar geçen yolu paylaşan Soytürk; oyunculuğun ona kazandırdığı farkındalıkları, iç sesini nasıl yönettiğini ve huzuru nerede bulduğunu da samimi bir dille aktardı. Moda seçimlerinden astroloji merakına, hayat değerlerinden gelecek hayallerine kadar uzanan bu keyifli söyleşi, Rabia Soytürk’ün berrak enerjisini ve kararlı ilerleyişini bir kez daha ortaya koyuyor.

HELLO!: Şu sıralar hayat nasıl gidiyor? Sohbetimize buradan başlayalım.

Rabia Soytürk: Gayet güzel ve tempolu diyebilirim.

HELLO!: ‘Teşkilat’ dizisinin altıncı sezonunda başrolsün. Altı senedir devam eden bir dizinin yeni sezonunda olmak nasıl bir his?

R. Soytürk: Çok profesyonel... İşine odaklanmış, işini bilen insanlarla çalışıyor olmak benim için inanılmaz konforlu ve keyifli. Şanslıyım!

HELLO!: Diziye dahil olma sürecin nasıldı? Hilal’e nasıl çalıştın?

R. Soytürk: Her projede ilerlediği gibi klasik bir süreç gelişti. Görüşmeler, tanışmalar, anlaşmalar… Hilal’e oyuncu koçumla ilk iki bölüm çalışıp hazırlandım. Farklı, sert ve yapıcı bir karakter oynayacaktım. Üzerime oturtmam gerekiyordu. Hazırlık sürecinde onunla birlikte günler geçirdim.

HELLO!: Devam eden ve sağlam kitlesi olan bir diziye girmenin avantajları ve dezavantajları var mı?

R. Soytürk: Başta dezavantaj olabiliyor. Seyirci, dizi içerisinde alışık olduğu yüzlerin dışında birini benimsemekte zorlanabiliyor. Ama bu sene projemizde birçok yeni oyuncu arkadaşımız var. Yeni hikayemiz çok geniş başladı. Zorluk çekmedim. Karakterimi sevdirdiğimi düşünüyorum.

HELLO!: Genç yaşta birçok farklı türde yapımda yer aldın. Kendi oyunculuk dilinin en belirgin imzası sence nedir?

R. Soytürk: Oyunları gözlerimle ifade edebilmek konfor alanım. Buna benim imzam da diyebiliriz.

HELLO!: Bir karakterin duygusal altyapısını kurarken kendi hayatından ne kadar beslenirsin?

R. Soytürk: Karaktere hazırlanırken hayatımdan çok fazla beslenirim. Belki bunun zararını da görüyorum ama bana oyunumda fayda sağladığına inanıyorum.

HELLO!: Hepimiz küçükken hayalini kurduğumuz hayatı yaşıyoruz aslında... Sen çocukken oyuncu olmayı, sahne önünde olmayı düşünmüş müydün?

R. Soytürk: Aslında yol üzerinde bu hayalim büyüdü. Adım atarken bu hayale sahip değildim. En azından meslek edinmek kafamda yoktu diyebilirim.

HELLO!: Sektöre girdiğin 2018’den bu yana mesleki yolculuk senin için nasıl geçti? Sence dönüm noktan hangi projeydi?

R. Soytürk: Keyifli, zorlu ve hızlı geçti. ‘Duy Beni’ dizisi dönüm noktam oldu diyebilirim. Tırmanışımın ilk büyük adımıydı.

HELLO!: Sinema dünyasından, Türk ve yabancı isimlerden feyiz aldıkların var mı? En çok kimleri beğenir, örnek alırsın?

R. Soytürk: Türklerden, eskilerden Türkan Şoray’ı çok beğenirim. Günümüze baktığımızda Demet Evgar ve Haluk Bilginer diyebilirim. Haluk Bilginer’le çalışma şansı buldum ve şahit de oldum ki gerçekten bayıldığım bir oyunculuk enerjisine sahip. Yabancılardan Natalie Portman. Tip olarak da oyunculuk olarak da güvenli ve saydam bulduğum biri.

HELLO!: Oyunculuk senin hangi taraflarını besliyor?

R. Soytürk: Oyunculuk benim merak ve keşfetme yönümü, duygu açlığımı besliyor.

HELLO!: Oyunculuğun sana verdiği en önemli ödül ne oldu?

R. Soytürk: Farkındalığımın açık olması gerektiğini öğretti bana ve bunun için kendime neler katmam gerektiğini.

HELLO!: İç sesinle yani ‘öteki ben’inle aran nasıldır? Genelde kavgalı mısınız, yoksa her şey sütliman mı?

R. Soytürk: Sütliman değildir, tartışırım. Sorgularım. Kararlarımı öyle veririm. Ama bu, kaygı derecesinde, beni rahatsız eden bir iç ses değildir.

HELLO!: Kova burcunun tüm özelliklerini taşır mısın? Astrolojiyle aran nasıldır?

R. Soytürk: Çoğu özelliğini taşırım. Astrolojiye bakarım, okurum, biraz merakım da vardır.

HELLO!: Kamera dışında Rabia’nın hayatında huzur ve ilham en çok nerede bulunur?

R. Soytürk: Benim için huzur evimdedir, bahçemde köpeklerimle oynarken. Evde sakin vakit geçirirken. Kendi özel alanımdadır ilham.

HELLO!: LCW koleksiyonu ile HELLO! kapağındasın. Neler söylemek istersin?

R. Soytürk: Gerçekten inanılmaz bir kış koleksiyonu ve muazzam ‘cool’ kürkler. Havalı bir çekim oldu. Teşekkür ediyorum tüm ekibe...

HELLO!: Koleksiyonu nasıl buldun? Favori parçaların var mı?

R. Soytürk: Renk olarak beğendiğim kahverengi ve bordo bir kürk vardı; favori iki parçam. Tonları çok hoş ve kış parçası diye bağırıyorlar.

HELLO!: Kendi stilini, moda anlayışını nasıl tanımlarsın?

R. Soytürk: Kendimi rahat hissettiğim her parça benim stilimdir.

HELLO!: Hayata karşı motivasyonun nedir? Seni en çok neler besler?

R. Soytürk: Hayata karşı motivasyonum hep bir adım daha ötesini hayal etmek, tırmanmak. Yaptığım şeyin daha iyisini yapabileceğimi bilmek ve görmek istemek. Sınırımı zorlamak.

HELLO!: Kişisel gelişim ile aran nasıldır? Son dönemde kendinle ilgili keşfettiğin yeni yönlerin var mı ya da değiştirmek istediğin?

R. Soytürk: Yenilendiğim bir sürece girdiğimi düşünüyorum. Beni yoran insanlarla olan iletişimimi kırılmadan koparabildiğimi ve o iletişimde duramadığımı fark ettim artık. Bu, kendi iç sağlığım için çok huzurlu hissettiriyor.

HELLO!: Karakterinin en belirgin özelliği nedir?

R. Soytürk: Heyecanlıyımdır. Çok şeye karşı heyecanım vardır hep.

HELLO!: Hayatına yön veren değerler neler?

R. Soytürk: Aile, sevgi.

HELLO!: Denemeyi ya da yapmayı çok istediğin yeni bir beceri var mı?

R. Soytürk: Dağ tırmanışı. Bu ara çok fazla videolarını izliyorum. Ve aşırı ilgimi çekti.

HELLO!: Kış planların arasında neler var? Yeni yıla nerede ve nasıl girmeyi planlıyorsun?

R. Soytürk: İş tempomdan dolayı plan yapamıyorum ama yurtdışında güzel bir Christmas market gezmek isterdim.

HELLO!: Z kuşağı, stilini genellikle duygularıyla seçiyor. Sen bir parçayı seçerken ilk baktığın şey ne? Duygusu, kesimi, modadaki karşılığı ya da konforu mu?

R. Soytürk: Ben bir parçayı seçerken ortama göre değerlendiriyorum. Yani o ortamın duygusuna, atmosferine uygunsa giyiyorum. Ve konforu tabii...

HELLO!: Z kuşağının ‘samimiyet’ algısı çok farklı. Sence genç izleyici gerçekliği en çok nerede görüyor? Kamerada mı, sosyal medyada mı, yoksa hikayelerde mi?

R. Soytürk: Direkt olarak samimiyeti kamerada görüyor bence. Kamerada dediğim, vlog tarzı anlatımlar, sesli, videolu paylaşımlarda...

HELLO!: Gelecek planları yapar mısın? Bundan 10 sene sonra kendini nerede görüyorsun?

R. Soytürk: Anı yaşamak yerine gelecek planları yapıyorum. 10 sene sonra çok sakin, denize kıyısı olan bir yerdeyimdir ve muhtemelen Ege Bölgesi’dir.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo