Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
HELLO!

Haldun Dormen: 97 yıllık bir sahne hafızası, perde kapanırken ışığı hep bizimle

Türk tiyatrosunun hafızasında bazı isimler vardır; yalnızca yaptıklarıyla değil, açtıkları yollarla da yaşarlar. Sahneye adım attığı ilk günden itibaren tiyatroyu bir meslekten çok bir yaşam biçimi olarak ele alan Haldun Dormen, geride yalnızca oyunlar değil; bir kültür, bir disiplin ve kuşaklar boyu sürecek bir sahne dili bıraktı.

Yazı: Gökçe Ateş Kantarcı

1928’in İstanbul’unda başlayan yolculuğu, eğitim için gittiği Amerika’da Broadway geleneğiyle şekillendi. Dormen, bu birikimi Türkiye’ye taşıdığında yalnızca yeni bir sahne anlayışı değil, çağdaş bir tiyatro dili de getirdi. Kurucusu olduğu Dormen Tiyatrosu, kısa sürede bir tiyatrodan çok bir ekole dönüştü, artık modern Türk tiyatrosunun laboratuarıydı. Müzikalden komediye, klasiklerden çağdaş metinlere uzanan repertuarı; disiplinli prova anlayışı ve seyirciyle kurduğu samimi bağ, bu sahneyi ayrıcalıklı kıldı. ‘Hocaların hocası’nın tiyatrosu, bir ‘okul’ haline geldi.

Onun sahnesinden geçen sayısız oyuncu, yönetmen ve yazar; bugün hâlâ ‘Dormen terbiyesi’ diye anılan o titizliği, o ritmi taşıyor. Çünkü Haldun Dormen için tiyatro; ışığın doğru anda yanması, repliğin doğru nefeste söylenmesi kadar, insan yetiştirmekti. Gülmeyi ciddiye alan, eğlenceyi hafife almayan bir anlayış… Sahnedeki neşenin ardında sıkı bir emek, görünmez bir matematik ve büyük bir saygı vardı.

Haldun Dormen, yaşamı boyunca üretmekten hiç vazgeçmedi. Yalnızca sahnede değil; yazılarıyla, anılarıyla, anlatılarıyla da tiyatronun belleğini diri tuttu. Gençlerle yan yana durmayı, onlara alan açmayı bir görev bildi. Her yeni kuşağa aynı cümleyi fısıldar gibiydi: “Sahneye saygı duyarsan, sahne de sana karşılığını verir.”

Bugün bir veda yazısı hazırlarken aslında bir perdenin kapanışından çok, ışığın başka bir yerden yanmaya devam ettiğini biliyoruz. Haldun Dormen’in sahnesi; onun yetiştirdiklerinde, oynattığı oyunlarda ve tiyatroya aşık her kalpte yaşamayı sürdürecek.

Perde kapandı belki… Ama alkış hâlâ sürüyor.

Başarılarla dolu bir eğitim hayatı

Sahneye ilk defa Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken ‘Demirbank’ adlı oyunla çıkan Haldun Dormen, liseyi Robert Kolej’de tamamladı. Yale Üniversitesi’ndeki tiyatro eğitimini yüksek lisans derecesiyle bitiren Dormen, Amerika’da çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik yaptı.

Sanatla yazılmış bir yaşam

Mersin’de doğup henüz bir yaşındayken ailesiyle İstanbul’a taşınan Haldun Dormen, Amerika’daki eğitimini tamamlayıp geri döndüğünde ilk olarak Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’ye girdi. 1955’te Dormen Tiyatrosu’nun ilk oyununu sergiledi. Tiyatronun yanı sıra iki sinema filmi yönetti; köşe yazıları, kitaplar, oyunlar yazdı, sayısız çeviri yaptı. Televizyon programları hazırladı, konservatuarda hocalık yaptı. 1997’de Yapı Kredi Bankası adına Afife Tiyatro Ödülleri’ni başlattı ve fikir babası olduğu bu organizasyonun sanat danışmanlığını üstlendi. Yaşamı boyunca 250’nin üstünde ödül kazanan ve 1998’de ‘Devlet Sanatçısı’ unvanını alan Dormen, geriye kuşaklar boyunca aktarılacak güçlü bir kültür mirası bıraktı.

Bir ömür sahnede

Haldun Dormen, 2009’da, Kedi Sahne Sanatları’nın sahnelediği Moliere’in ‘Kibarlık Budalası’ adlı oyununda Mösyö Jordain rolü ile sekiz yıl aradan sonra yeniden oyunculuğa dönmüştü. Oyun, 10 yılda 600 kez sahnelendi. Dormen, 2015’te ‘Müfettiş’ adlı oyunda, 2017’de ise ‘Bir Zamanlar Gazinoda’ ile seyirciyle buluşmuştu. Son güne kadar yazıp yönetmeye devam etti.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo