Haber kapak görseli
Genel
1 dk okunma süresi
History Of War

Hitler Almanya’yı nasıl bir kâbusa sürükledi?

Hitler Almanya’sında sıradan bir vatandaş olmak ne demekti? Korkunun, propagandanın ve zorunlu sadakatin şekillendirdiği bir hayatın iç yüzü.

Berlin’de yaşayan İngiliz gazeteci D. Sefton Delmar, gecenin karanlığında hızla dışarı fırlar. Tarih 27 Şubat 1933’tür ve Alman parlamento binası Reichstag alevler içinde yanmaktadır. Delmar, olay yerine gelen Hitler’i görür. İtfaiyeciler yangına müdahale ederken Hitler ona şöyle der: “Bu Tanrı’nın bize verdiği bir işaret. Eğer bu yangın sandığım gibi komünistlerin işi çıkarsa artık bu katil mikrobu demir yumrukla ezmemizin önünde hiçbir şey duramaz.”

Geceyi delen sirenler sadece büyük yangının değil, aynı zamanda Almanya için yeni başlangıçların da habercisidir. Hitler yangını komünistlerin çıkardığını iddia ederek terör saldırısı süsü verir. Bu olay, Hitler’in partisine Alman hükümetinin kontrolünü tamamen ele geçirme yolunu açar. Oysa günümüzde, yangının arkasında Nazilerin olduğu neredeyse kesin kabul ediliyor.

Ertesi gün çıkarılan Reichstag Yangını Kararnamesi ile bazı vatandaşlık hakları askıya alınır. Bir ay geçmeden çıkarılan Yetki Yasası ise parlamentoyu arka plana atar ve şansölyeye parlamento onayı olmaksızın yasa çıkarma yetkisi verir.

Artık Naziler tek başına iktidardadır ve Hitler diktatörlüğünü ilan etmenin eşiğindedir. Alman halkıysa artık Nazi rejimi altında yaşamak zorundadır. Rejim, tek parti ve cömert bir lider etrafında birleşmiş yüce bir “halk topluluğu” inşa etme iddiasındadır. Oysa toplum, Hitler’in kafasındaki dehşet verici ideolojiye göre şekillenecektir.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo