
Meksika Amerika Birleşik Devletleri'ni yenmiş olsaydı tarihin akışında neler değişebilirdi?
Röportaj: Frank Cogliano
1846-48 Meksika-Amerika Savaşı’nın arka planı neydi?
Amerika Birleşik Devletleri, 19. yüzyılın başlarında özellikle de batıda hızla artan bir nüfusa sahipti. Bu durum, 1820’lerde bağımsızlığını kazanan ve ABD’nin güneybatısının ve hatta Pasifik kıyılarının büyük bir bölümünün kendi toprakları içinde olduğunu ilan eden Meksika Cumhuriyeti ile ABD’yi çatışma yoluna soktu. Dolayısıyla 1840’larda ABD kendisini, günümüzde Pasifik Kuzeybatısı olarak bilinen bölgede hem Meksika hem de İngiltere ile potansiyel bir çatışma ortamına buldu. Genel tablo bu şekilde oluştu. Daha özel neden ise, Meksika’nın Teksas eyaletindeki Amerikalı yerleşimcilerin 1836’da isyan ve bağımsızlık ilan etmesiydi. Kısa ama nispeten kanlı bir bağımsızlık savaşı veren Teksaslılar bağımsızlıklarını kazandılar. Ardından ABD, 1846’da Teksas’ı ilhak etti ve bu da 1846 ile 1848 yılları arasındaki savaşı başlattı.

1846’dan 1848’e Kadar Ne Oldu?
Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika birçok cephede savaştı. Bazı Amerikan birlikleri günümüzde Meksika’ya ait olan bölgeyi Teksas üzerinden istila etti. Diğer Amerikan birlikleri ise batıya, yani Kaliforniya’ya gitti ve muhtemelen savaşın en büyük harekâtında, General Winfield Scott Veracruz’a çıkarma yapıp Meksika’nın kalbi sayılan bölgeden geçmek suretiyle ülke içlerine kadar ilerledi. Dük Wellington’un tarihin en büyük harekâtı olarak nitelendirdiği bu sefer sonucunda başkent Meksika City ele geçirildi. Yani Amerikalılar Meksika’yı üç cephede istila ederek bu ülkenin topraklarını ele geçirdi.
Bu çatışma Amerikalıların lehine tek taraflı bir mücadele miydi?
Bu durum genellikle böyle tasvir edilir. Bunun nedeni, kısmen iki ülkenin zenginliği ve gücü hakkında sonraki zamanlarda derlenen tarihi bilgilerdir. Ancak işin aslı öyle değildi ve insanların genellikle söylediğinden çok daha eşit bir mücadeleydi. Çünkü Meksika 1820’lerde kendi devrimini yaşamış ve oldukça gelişmiş bir askerî güce sahip olmuşken, Amerikan ordusu o kadar iyi değildi. Amerikan ordusu savaş sırasında daha iyi hale geldi ancak büyük ölçüde gönüllü bir güçtü ve birçok eyalet milisleri de işin içindeydi. Bu nedenle oldukça kanlı çatışmalar yaşandı. Nispeten kısa süren bir mücadele oldu ve sonuç tek taraflı gibi göründü, çünkü o zamandan beri Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika arasındaki tarihi güç eşitsizliğini hepimiz görüyoruz. Bunu geriye dönük olarak yorumlama eğilimi olsa da tarafların durumu, insanların genellikle edinmiş olduğu izlenimlerden biraz daha birbirine yakındı.

Savaşın Sonuçları Neydi?
Amerika Birleşik Devletleri için en önemli sonuç, Kuzey Amerika’nın batı kesiminde yer alan ve Meksika’dan alınan topraklar olarak adlandırılan devasa bir bölgenin ele geçirilmesiydi. 1848’de imzalanan Guadalupe Hidalgo Antlaşması ile ABD, şu anda ülkenin batısında bulunan toprakların çoğunu elde etti. Tabii ki Teksas’tan bahsediyorum ancak aynı zamanda New Mexico, Arizona, Kaliforniya, Nevada, Utah eyaletleri de var. Bu durum, Amerikan İç Savaşı’na giden bir dizi olayı da tetiklemiş oldu çünkü bu yeni topraklarda köleliğin olup olmayacağı tartışması Kuzey ve Güney arasındaki çatışmayı öne çıkardı.
Savaşın seyrinin tersine dönebileceği bir dönüm noktası oldu mu?
İlk başlarda oldukça başa baş geçen bazı muharebelerde, eğer Meksika kazanmış olsaydı, belki de Amerika Birleşik Devletleri bu seferi sürdürmezdi. Meksikalıların Kaliforniya’yı ellerinde tutmaları çok ilginç olurdu, çünkü orada altın bulunduğunu biliyoruz. ABD, 1848’de Guadalupe Hidalgo Antlaşması ile Kaliforniya’yı ele geçirdi, hemen ardından altın bulundu ve ‘1849 Altın Akını’ başladı. Dolayısıyla, eğer bu bölge Meksika’da kalsaydı ve altın ABD’nin yeni ele geçirdiği bir bölge yerine Meksika’da olsaydı, bu önemli bir dönüm noktası olabilirdi.

Meksika’nın kazanacağı zaferin ABD’nin genişlemesine etkisi nasıl olurdu?
Eğer Meksika galip gelip ABD’nin güneye ve batıya doğru genişlemesini engellemiş olsaydı, iki olası sonuç olurdu: Birincisi, Amerikalı yerleşimciler Meksika topraklarına yerleşmeye devam ederdi, çünkü nüfus her nesilde ikiye katlanıyordu. ABD, hem doğum hem de göç yoluyla inanılmaz derecede hızlı büyüyen bir nüfusa sahipti. İkincisi, belki de ABD ve Amerikalı yerleşimciler batıya değil, kuzeybatıya ve Kanada’ya giderdi.
Zafer Meksika için ne anlama gelirdi?
Meksikalılar toprak bütünlüklerini korumak için savaşıyorlardı ve aynı zamanda vatandaşlarının kaderiyle de ilgileniyorlardı. Meksika da bir cumhuriyetti ve özellikle Teksas’ta, daha sonra da Kaliforniya ve New Mexico’da ABD’nin göz koyduğu topraklardaki vatandaşlarının haklarını korumaya çalışıyordu. Meksika’nın bu topraklara yönelik hak iddialarının temeli oldukça sağlamdı.
Meksika, Amerika’nın güneyindeki köleliği kaldırabilir miydi?
Meksika bunu yapamazdı ancak Teksas’ta köleliği yasakladı. Bağımsızlık öncesinde Meksika’da kölelik vardı fakat 1820’lerdeki Meksika Devrimi’nin miraslarından biri de Meksika genelinde köleliğin kaldırılması olmuştu. Köleliğin kaldırılması, 1830’larda Teksas’ta da fiilen uygulandı. Teksas’taki Amerikalı yerleşimciler kölelerini bu eyalete getiriyorlardı ve bu, sonunda Meksika Savaşı’na yol açan Teksas Devrimi’ni tetikleyen şeylerden biri oldu. İşin ilginç bir yanı, batıya doğru bu genişlemenin, batıya yayılma tartışmasını sona erdirecek olmasıydı. Elbette kölelikle ilgili olan husus, Amerikan İç Savaşı’nın katalizörü olacaktı.

Amerikan İç Savaşı’nın çıkma olasılığı daha düşük olur muydu?
Kısa vade için bu soruya yanıtım evettir. Ancak tüm bu toprakların ele geçirilmesi ve bu toprakların köleci mi yoksa özgür mü olacağı konusundaki siyasi tartışma İç Savaş’ın doğrudan bir nedeniydi. Diğer bir husus ise, askerî açıdan bakıldığında, Meksika Savaşı’nda subay olarak görev yapan birçok kişinin Amerikan İç Savaşı’nda her iki tarafta da subay ve general olarak görev yapmasıydı. Bu kişilerin deneyimleri farklı olsaydı, belki de ülke savaşa girmeye daha az istekli olurdu. Eğer Amerikalılar utanç verici bir yenilgiye uğramış olsalardı da belki 1861’de her iki taraf da savaşa girmeye gene daha az istekli olurdu. Bence yanlış olsa da birçok Amerikalının Meksika Savaşı’ndan çıkardığı ders “Savaş oldukça hızlı ve kolay oldu, kesin bir şekilde kazandığımız içinde ardından ödüller geldi.” şeklindeydi.
Meksika’nın zaferi ABD’nin batısındaki yerli Kızılderililer için ne anlama gelirdi?
ABD’nin “Vahşi Batı” olarak bilinen batı bölgelerinde 1865 ile 1895 yılları arasında, oldukça acımasız ve hep yerlilerin kaybettiği bir dizi Kızılderili savaşı yaşandı. Meksika bu bölgeyi kontrol etseydi, muhtemelen bu durum yaşanmazdı, en azından aynı şekilde olmazdı. İnsanlarda Meksika’nın yerli Amerikalılarla ilişkilerinde bir şekilde iyi niyetli olduğuna dair yüzeysel bir varsayım var. Bunun doğru olmadığını belirtmemiz lazım ancak Meksikalılar yerli halkları bulundukları yerlerden uzaklaştırma konusunda ABD kadar etkili değildi. Bu bir sürgün ve direnişin hazin öyküsüdür. Meksika’nın savaşı kazanması halinde yerli halklar için durumun daha da kötü olacağını ileri sürmek kesinlikle mümkün değildir.
Meksika’da Altın Akını yaşanır mıydı?
Altın Akını sırasında bölgeye gelen sermayedeki artış, Amerikan ekonomisi için bir nevi performans artıran steroid iğnesi gibiydi. Dolayısıyla bu sermaye Meksika’ya gitmiş olsaydı, Meksika’nın gelişimi farklı olabilirdi. Şunu da söyleyebilirim ki ABD Meksika Savaşı’nı kaybetmiş ve ardından Kaliforniya’da altın keşfedilmiş olsaydı, belki de Kaliforniya’da Meksika ile tekrar savaşa girerdi.
Meksika zafer kazanmış olsaydı bunun ABDMeksika ilişkileri üzerinde ne gibi bir etkisi olurdu?
Meksika zafer kazanmış olsaydı, bu savaşın mirası nedeniyle günümüze kadar karmaşık gelen ve halen böyle devam eden hepimizin bildiği ABD-Meksika ilişkilerinin genel görünüşünü değiştirebilirdi. Bugün ABD’nin batı kesimindeki nüfusun büyük bir kısmı Meksika kökenlidir ve birçoğu Meksika ile kültürel bir yakınlık hissetmektedir. Elbette birçoğu da ABD ile bir yakınlık hissetmektedir. Bu insanların milyonlarcası ABD vatandaşıdır. Ancak savaş ve bu savaşın mirası, hem Meksika ulusu hem de Meksika kökenli Amerikalılar için karmaşık bir konudur. Meksika savaşı kazanmış olsaydı, belki de en azından bazı Amerikalıların Meksika’ya karşı bu kadar yüksekten bakan bir tutuma sahip olmayacaklarını düşünmek zor olmazdı.
Images © Alamy, Getty
Benzer Haberler

Manş Adaları için yapılan muharebe: Müttefiklerin gizli kurtarma planı

Büyük tren akını: SAS'ın tarihe geçen Pisticci kurtarma operasyonu

İlk barut savaşları: Orta Çağ kalelerini yıkan devrim









