Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
History Of War

Hitler’in kadın politikaları: Nazi rejiminin görünmeyen yüzü

Nazi rejimi, kadını yalnızca “evin namusu” ve “ırkın taşıyıcısı” olarak konumlandırdı. Çalışma hayatından uzaklaştırılan, bedenleri ve davranışları sıkı kurallarla denetlenen kadınlar; anne olmaya, itaatkâr eş olmaya ve “Ari ırkını çoğaltmaya” zorlandı. Hitler’in kadınlara biçtiği bu dar ve baskıcı rol, Nazi ideolojisinin en görünmeyen ama en derin yarayı açan yüzlerinden biriydi.

Nazi Partisi “saf Ari” ırkının üstünlüğünü savunurken cinsiyet rollerine dair klişeleri fazlasıyla körükledi. Erkekler büyük savaşçılar olmalı, Führer ve vatan için seve seve hayatlarını feda etmeliydi. Kadınlarsa güçlü ev hanımları ve istekli anneler olmalıydı. Tıpkı erkekler gibi fiziksel olarak sağlam olmaları bekleniyordu. Kalçaları geniş olacak, topuklu ayakkabı giymeyecek ve makyaj yapmayacaklardı. Kamusal alanda sigara içmeleri yasaktı. Onların temel düsturu “edep”ti.

Hitler, 1934 Nürnberg Mitingi’nde “‘Kadınların özgürleşmesi’ sloganını Yahudi aydınlar uydurdu.” diyordu. “Kadının dünyası kocası, ailesi, çocukları ve evidir.” Führer’in bu bakış açısı liberal Weimar Cumhuriyeti’yle tam bir tezat oluşturuyordu. Weimar Cumhuriyeti, kadınlara oy hakkı tanımanın yanı sıra eşit ücret ve kariyer gelişimi gibi haklarda adımlar atmıştı.

Hedwig Rohde, sekiz çocuk doğurduğu için Anne Haçı ile ödüllendirilmişti.

Ama Hitler’e göre Weimar Cumhuriyeti her şeyi yanlış yapmıştı. Naziler iktidara gelir gelmez kadınları kamudaki üst düzey pozisyonlardan uzaklaştırdı ve üç yıl içinde kadınların hukuk alanında çalışmasını da yasakladı. Nazi ideolojisine göre kadının yeri tartışmasız bir şekilde eviydi.

Hitler yüksek doğum oranları ve iyi ahlak istiyordu. Bu doğrultuda 1933’te Evlenmeyi Teşvik Yasası’nı yürürlüğe soktu. Bu yasa kapsamında yeni evli çiftlere ev eşyaları için 1.000 mark kredi veriliyordu. Ancak kadının işini bırakması şart koşulmuştu. Doğan her çocukla birlikte kredi borcunun dörtte biri siliniyordu. Nüfus artışı, uzun vadede Almanya’nın genişleme planlarına hizmet edecekti. Öte yandan, bekar kadınlar SS üyelerinin Ari çocuklarını karınlarında taşımak üzere gönüllü olabiliyordu. “Saf” Almanlarla yabancıların evlenmesi ise kesinlikle yasaktı.

Nazi Propaganda Şefi Joseph Goebbels, 1929’da “Kadının görevi güzel olmak ve çocuk doğurmaktır.” demişti. “Dişi kuş, eşi için kendini süsler ve onun için yumurtlar. Buna karşılık erkek kuş ise yiyecek toplar, nöbet tutar ve düşmanları savuşturur.”

Nazi subayı Leiter Reichel, eşi ve 12 çocuğuyla birlikte. Eşinin boynunda Altın Anne Haçı görülüyor.

İktidara geldikten sonra Nazi Partisi kendi dünya görüşünü kadınlar arasında yaymak için bazı kuruluşlar kurdu. Bunların en önemlisi, 1933’te tüm kadın derneklerini denetlemek üzere kurulan Alman Kadınlar Birliğiydi. 1939’da savaş başladığında bu kuruluşun 6 milyonu aşkın üyesi vardı.

Ancak savaşın getirdiği üretim baskısı, Nazileri kadın politikalarını değiştirmek zorunda bıraktı. 1939’dan itibaren kadınlar yeniden iş gücüne katılmaya teşvik edildi ama kadınlar ağırlıklı olarak tarım ve sanayi sektörlerinde istihdam edildi.

ALMAN ANNESİNE ŞEREF NİŞANI

Halk arasında “Anne Haçı” denilen bu devlet nişanı 1939’da ortaya çıktı. Amacı, Alman kadınları arasında titizliği, güzel ahlakı ve bol çocuk doğurmayı teşvik etmekti. Üç kategoriye ayrıdan ödüller, Hitler’in annesinin doğum günü olan 12 Ağustos’ta veriliyordu.

1. SINIF NİŞAN ALTIN HAÇ

En az sekiz çocuk sahibi annelere

2. SINIF NİŞAN GÜMÜŞ HAÇ

Altı ila yedi çocuk sahibi annelere

3. SINIF NİŞAN BRONZ HAÇ

Dört ila beş çocuk sahibi annelere

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo