
İstanbul’da 24 saat: Mina Ceran’ın İstanbul rotası
Röportaj: Sevda Barandır Sungurtekin
İstanbul’da bir gününüz nasıl geçiyor?
İstanbul’da günüm, kendime ait küçük ama vazgeçilmez rutinlerle başlıyor. Güne bol su içerek başlamak ve dondurucuda beklettiğim taşlarla yüzüme masaj yapmak benim için bir denge alanı. Kahvemi ise uyandıktan yaklaşık bir saat sonra içiyorum. Haftada üç gün spor yapmaya özen gösteriyorum. Eğer yoğunluk nedeniyle spora gidememişsem, evde mutlaka esneme hareketleri yaparım. Bu küçük alışkanlıklar, günün temposu ne olursa olsun beni zihinsel olarak toparlıyor. Gün içinde işlerim, çekimlerim ve toplantılarım oluyor. Fırsat buldukça da yakın arkadaşlarım ve ailemle vakit geçirmeye çalışıyorum. Yıllar geçtikçe rutinlerim beni fark etmeden sabah insanına dönüştürdü. Erken uyuyup erken kalktığım için akşamlarım genellikle sakin geçiyor.
Sabah güne nasıl başlıyorsunuz? Kahvaltı için favori adresleriniz var mı?
Kedim her sabah adeta bir alarm gibi beni uyandırır ve onun enerjisiyle güne başlarım. Bir gece önceden ertesi gün için yapılacaklar listemi hazırlarım ve sabah uyandığımda günümü bu listeye göre planlarım. Kahvaltıyla çok küçük yaşlardan beri pek barışık değilim. Bu yüzden dışarıda kahvaltı benim için nadir bir keyif. Ama gittiğimde, özellikle bahar ve yaz aylarında Backyard’ın atmosferini çok seviyorum.

“Öğle saatleri günün en yoğun kısmı”
Spor yapıyor musunuz, günün hangi saatinde?
Sık seyahat ettiğim için spor rutinim dönem dönem değişebiliyor. Genellikle sabah sporunu tercih ediyorum, güne zinde başlamamı sağlıyor. Ancak sabah çekimlerim varsa, akşamları evde kendi programımı uyguluyorum. Benim için önemli olan saatten çok, hareketin hayatımda yer alması.
Öğle saatlerinde genelde nerede olursunuz? Yemek için nereyi/nereleri tercih edersiniz?
Öğle saatleri günün en yoğun kısmı. Çoğu zaman çekimde, toplantıda ya da bilgisayar başında oluyorum. Öğle yemeği benim için aynı zamanda kahvaltı yerine geçtiği için hafif ve dengeli beslenmeye çalışıyorum. Evdeysem protein ağırlıklı tabaklar hazırlıyorum. Dışarıdaysam Gizia Brasserie genellikle ilk tercihim oluyor.
Bir öğle sonrası için planınızda neler olur?
Planlarım çoğu zaman anlık değişebiliyor. Öğleden sonraları genellikle sabah yetiştiremediğim işleri tamamlamakla geçiyor. Günler o kadar hızlı akıyor ki, bazen ne kadar erken başlasam da bir kahve içene kadar öğlen olmuş gibi hissediyorum.
“Müdavimi olduğum adresler var”
Akşamları genellikle neler yapar, nerelere gidersiniz? Yemek, gösteri, etkinlik, müzik dinlemek vs…
Akşamları beni en çok mutlu eden şey, bitki çayımı hazırlayıp sevdiğim bir diziyi izlemek. Bunun dışında yakın kız arkadaşlarımla uzun sohbetler, kardeşlerimle evde yaratıcı oyunlar ya da sevdiğim bir konsere veya gösteriye gitmek akşamlarımı renklendiriyor.
Yeni restoranlar keşfetmeyi seviyorum ama müdavimi olduğum yerler de var. Azur Yeniköy, ChaCha Balık ve Da Mario Etiler bunlardan bazıları.












