Haber kapak görseli
Genel
4 dk okunma süresi
Mindfulness

Kabullenmek neden önemli? Mindfulness’ın 5 temel ilkesi

İçeriği Paylaş

Değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenmemenin boşa giden bir ruhsal enerjiye yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Kültegin Ögel’e, mindfulness’ın 5 temel ilkesi olan şimdiye odaklanmak, yargısızlık, mesafe koymak, kabullenmek ve deneyimlemek üzerine sorular yönelttik.

Yazı: Sibel Süslü

Mindfulness’ın bir terapi yönteminden ziyade yaşam biçimi olduğunu söylüyorsunuz. Mindful bir yaşam biçiminin ruh sağlığına etkileri nelerdir?

Mindful bir yaşam biçiminin genel olarak mutluluğu arttırdığı araştırmalarda gösterilmiştir. Huzur ve rahatlık, iyi oluş hâlinin temel taşlarıdır. İyi hissetmek, mindful bir yaşam ile mümkündür. Öte yandan günlük hayatın streslerini ve olayların getirdiği zorlukları kazasız atlatabilmeyi sağlar. Çünkü mindfulness farklı bir bakış açısı ve deneyime yol açar. Bu hâliyle dayanıklılığı da arttırır.

Mindfulness’ın psikoterapi alanında kullanılmaya başlandığını biliyoruz. Bu alana nasıl katkılar getiriyor?

Tüm dünyada deterministik yani neden-sonuç ilişkisine dayanan ve nedenleri sorgulayan terapiler ön plandaydı. Ancak insanın ruh hâlini açıklayan bir neden bulabilmek her zaman kolay değildir. Öte yandan, “neden?” sorusu bazen insanı çok yorar. Mindfulness, “neden?” sorusundan daha çok “ne?” sorusuyla ilgilendiği için, “neden?” sorusunun ağırlığını insanın üstünden almıştır. Bu hâliyle farklı bir terapi yöntemidir.

Özellikle hangi psikolojik rahatsızlıklarda fayda sağlıyor? En iyi yanıt alınan durumlar neler?

Mindfulness temelli terapiler en çok anksiyete yani kaygı bozukluklarında ve depresyonda işe yarıyor. Anksiyete ve depresyonun tekrarlanmasını önleyen etkisi çok belirgin. Ayrıca bağımlılık terapisinde kullanıyoruz. Alkolmadde isteğini azaltmada etkin olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir. Genel olarak stresle başa çıkma konusunda da en etkin yöntemlerden birisi hâline gelmiştir. Öte yandan dürtüsel (kolay öfkelenme, düşünmeden hareket etme, vb.) davranışlarda da etkindir.

Ruh sağlığı uzmanları psikoterapide mindfulness ögelerini kullanabilmek için nasıl bir eğitimden geçiyorlar?

Mindfulness herkes tarafından öğrenilebilir ve uygulanabilir. Ancak 6 haftadan daha fazla süren sıkı bir eğitimi vardır. Mindfulness ögelerini terapide kullanabilmek için, aynı zamanda bir klinisyen olmak gerekiyor. Hangi psikopatolojide hangi mindfulness ögelerinin kullanılacağına karar vermek, ancak klinik bilgi ve beceriyle mümkün.

Mindfulness’ın temel ögelerinden olan “şimdiye odaklanma”yı neden başaramıyoruz?

İnsan otomatik olarak geçmiş ve geleceği düşünür. Geçmiş ve gelecekle uğraşırken, “şimdi” kaybolur. Şimdiki anda olmamak, insanın iyi oluş hâlini azaltır.

Bir diğer öge olan “yargısızlık”tan ne anlamalıyız? Deneyimle öğrendiklerimizle yargıladıklarımız arasında nasıl ayrım yapabiliriz?

Fark etmeden her şeye yargılarla bakarız. Bir şeyin iyi veya kötü olduğuna deneyimle değil, daha önceki yargılarımızla bakarız. Bu da o andaki deneyimin kalitesini ve anlamını düşürür. Örneğin “acı”nın iyi veya kötü olması, daha çok yargılarımızla olur. Halbuki bazen acı, bazı kişilere iyi de gelebilir.

Yargının anksiyeteyi arttırdığını söylüyorsunuz, pandemi sürecinde hepimizde az-çok artan anksiyete ve endişelerle ilgili önerileriniz neler?

Pandemi sürecinde daha çok gelecek ve sağlık kaygılarımız oluştu. O nedenle temizlik, maske ve mesafe kurallarına uymak gerekiyor. Ancak bütün bu kurallara uyduktan sonra, bitmeyen abartılı kaygılarla yaşamaya devam etmek de insanın yaşam kalitesini bozuyor. Bu nedenle kurallara uyduktan sonra, daha çok şimdiye odaklanmak yararlı olacaktır. “Ya virüsü kaparsam ne olur?” diye düşünmek yerine şimdi ve bugüne odaklanıp kurallara uymak, ruh sağlığımızı koruma konusunda daha yararlı olur.

Bir diğer mindfulness ögesi olan “mesafe koymak” nasıl mümkün olur?

Olayların içinde olmak, dışına çıkamamak, hep o düşüncelere takılmak, düşüncelerin peşinden koşmak insanı mutsuz kılar. Mesafe koyma becerisini kazanmak için mindfulness bize birçok alıştırma veriyor. Bu alıştırmalarla mesafe koymayı becerebiliriz.

“İnsanlarda şöyle bir kanı var; eğer kendimi keyifli hissedersem bu acılarım da kaybolacaktır. O yüzden insanlar hep kendilerini iyi hissetmeye çalışırlar” diyorsunuz. Mindfulness’ın ilkelerinden olan “kabullenmek” burada mı devreye giriyor?

Kabullenmek, barış demektir. Kabullenmemek ise savaştır. Kazanabileceğiniz bir savaş varsa, savaşmak gereklidir. Ancak değiştiremeyeceğimiz şeyler vardır hayatta. Bunları kabullenmediğimizde sadece patinaj yaparız. Patinaj yorucudur ve ileriye gitmemize yardımcı olmaz. Bu nedenle kabullenmek, değiştiremeyeceğimiz şeylerde gereklidir. Kabullenmediğimiz zaman boşa zaman harcarız. Orada boşa giden bir ruhsal enerji vardır.

Yine temel mindfulness ögelerinden olan “deneyimlemek”le ilgili ne söylersiniz?

Deneyimlemek, yargısız bir şekilde durumu kabullenmektir. Stresli bir olayla karşılaştığımızda bu stresin neden oluştuğunu ya da yaşadığımız depresyonun geçip geçemeyeceğini sormak, “Hep böyle mi olacak?”, “Neden ben?” soruları ile yaşamak yerine o depresyonu deneyimlemek, yaşanan olumsuz duyguların da azalmasını sağlar.

Deneyimlemek bir anlamda sorunla yüzleşmektir diyebilir miyiz?

Evet, deneyimlemek yüzleşmektir. Bu hâliyle biraz zorluk getirir. Ancak yaşantılardan ve duyumlardan kaçmak yerine deneyimlemek, bunların daha kısa sürede sonlanmasına yardımcı olacaktır.

Mindfulness ögelerini hayatımızda her zaman kullanabilir miyiz?

Şimdiye odaklanmak, yargısızlık, mesafe koymak, kabullenmek ve deneyimlemek, yer değiştirilerek sürekli kullanılabilir. Bunlar birer adım değil birer araçtır.

Prof. Dr. Kültegin Ögel kimdir?

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi, Moodist Hastanesi Bağımlılık Tedavi Merkezi Direktörü, Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nde Psikiyatri Uzmanı olarak görev yapıyor. Farkındalık ve kabullenme temelli terapi ve eğitimler veriyor. Ana çalışma konularından olan madde kullanımı ve bağımlılıkla ilgili birçok kitabı bulunuyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo