
KADİROV VE KREMLİN: PROFESÖR MARK GALEOTTI İLE YAPILAN SÖYLEŞİ
Mark Galeotti, University College London’ın Slav ve Doğu Avrupa Çalışmaları Okulu’nda fahri profesör olarak görev yapmaktadır. Kendisi ayrıca Mayak Intelligence adlı danışmanlık şirketinin başkanıdır. Rus tarihi hakkında çok sayıda kitap ve makale yayınlamıştır. Mark Galeotti özellikle de Ukrayna’da devam eden savaşla ilgili olarak ülkenin siyasi meseleleri hakkında sık sık yorumlar yapmaktadır.
İlk olarak 2014’te yayınlanan Russia’s Wars in Chechnya 1994-2009 adlı kitabı, 50 yeni görüntü ve Ukrayna’daki son on yılda yaşanan olaylara ait ek analizlerle güncellendi. Mark Galeotti güncellenen kitabında, Ukrayna’daki çatışmanın Çeçenistan ve Ramazan Kadirov yönetimindeki baskıcı rejim üzerindeki mevcut ve potansiyel etkisini tartışıyor.
Rus toplumunda Çeçenistan ve Çeçenler hakkında genel algı nasıldır?
Açıkça söylemek gerekirse, Rusya Federasyonu’nda bulunan etnik gruplar arasında Çeçenlerin en çok korkulup nefret edilen toplum olduğunu düşünüyorum. Bu algı, Moskova’da cafe latte yudumlayan şehirli için geçerli olduğu kadar Sibirya’nın ağır sanayi bölgesindeki gri renkli fabrikalarda çalışan işçiler için de geçerlidir. Bu algının bir kısmı çok fazla efsane haline getirilmiş Çeçen organize suç örgütlerinin uyguladıkları vahşetten kaynaklanır. Diğer bir kısmı Çeçen Savaşı sırasında yaşanan tecrübeler ve bu savaş sırasında gerçekleştirilen kitlesel terör saldırılarına dayanır.
Hatırlanacağı üzere, 1995 ve 1996’da hastanelerde, 2002’de bir tiyatroda ve 2004’te bir okulda binlerce kişi esir alınmıştı. Bu algıda kısmen etkisi olan son husus ise kurnaz ve yılmaz Çeçenlerin Rus emperyal genişlemesine yönelik zaman zaman tekrarlayan bir tehdit olduklarına dair dile getirilen 19. yüzyıl “sömürge edebiyatı”nın zengin damarıdır.
Kremlin, diğer milletlerin ayrılmalarına tek bir kurşun atmadan izin vermişken, neden Çeçenistan’ın bağımsızlığını askeri yollarla ezmeyi seçti?
Ukrayna, Gürcistan ve 1991’in sonunda bağımsızlıklarını kazanan diğer devletler, daha geniş çerçeveden bakıldığında Sovyetler Birliği içinde kavramsal olarak ayrı uluslardı. Oysa Çeçenistan Rusya Federasyonu’nun bir parçasıydı. Sonuç olarak, Moskova Çeçenistan’ın ayrılmasına müsaade ederse Federasyonun diğer toplumlarının bundan cesaret alacağını ve bu ayrılıkçı hareketlerin Rusya Federasyonu’nu hızla çözülmesine neden olacağından korkuyordu.
Dolayısıyla Çeçenistan’ın sadece Federasyon içinde tutulması gerekmiyordu. Bu işin öyle güçlü bir vuruşla yapılması gerekiyordu ki, diğer olası ayrılıkçılar da caydırılsın. Çeçen isyancıların Moskova ile esasen berabere kaldığı Birinci Çeçen Savaşı’ndan sonra, onlara sadece kanlı bir ders verilmesi hayati önem taşımakla kalmıyordu. Aynı zamanda Vladimir Putin’in yükselişi için selefi Boris Yeltsin’in başarısız olduğu yerde kendisinin kazanabileceğini göstermesi açısından da büyük önem taşıyordu.

Hâlâ aktif olan Çeçen direniş hareketi var mı? Nerede ve ne kadar destek görüyor?
Çeçenistan bugün, Birinci Çeçen Savaşı’ndan sonra Moskova’nın tarafına geçen ve eski bir isyancı komutan olan Ramazan Kadirov’un acımasız kişisel otoriter yönetimi altında. Sonuç olarak, Çeçenistan’da gerçekleşen garip ve çok seyrek terörist olaylar dışında hâlâ gerçek bir direniş hareketi yok. Kadirov’a ve onun yozlaşmış ve acımasız rejimine karşı kesinlikle belli bir kızgınlık var, ancak bunu ifade etmenin somut bir yolu yok.
Çeçen direnişinden geriye kalanlar ise artık ülke dışında bulunuyorlar. Bunlar Avrupa’da kışkırtıcılık yapıp para toplayanlardan Ukrayna’da Kiev saflarında savaşan Çeçen birliklerine kadar değişik biçimlerde ortaya çıkıyor. Kışkırtıcılık yapıp para toplayanlar Kadirov’un ajanları tarafından suikasta uğrama riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Kiev tarafında savaşan birlikler Cevher Dudayev, Şeyh Mansur, Hamzat Gelayev ve Özel Kuvvetler Taburu gibi isimler taşısalar da bunlar yaklaşık olarak bölük seviyesindedir.
Çeçen liderliğindeki güç dengesi bugün ne kadar kırılgandır?
Putin, Çeçenistan’ı sessiz tutmak için Kadirov’a bel bağlamıştır. Rusya Devlet Başkanı özellikle şu anda, Üçüncü Çeçen Savaşı’nı göze alamaz. Kadirov ise, para akışını sağlamak için Putin’e bel bağlamış durumdadır. Bu para, hiç değilse Kadirov’un kişisel güvenlik güçlerinin devamlılığını sağlamasına ve Çeçen elitinin geri kalanını memnun etmesini sağlıyor.
Her ikisi de sağlıklarının kötü olduğu yönündeki söylentilerle baş etmeye çalışıyor. Ancak Kadirov giderse Çeçenistan’ın gerçekten istikrarsızlaşıp istikrarsızlaşmayacağı belli değil. Tersine, Putin giderse muhtemelen halefi çoğu zaman ne yapacağı öngörülemeyen ve çoğu zaman da rahatsızlık veren Kadirov’dan kurtulmak isteyecektir. Fakat Putin’in yerine gelecek kişi, Kuzey Kafkasya’da yeni bir karışıklık riskine girmeye pek istekli olmayabilir.
Çeçen Savaşları’nın altında yatan nedenler ortadan kalktı mı ve hangi koşullarda üçüncü bir çatışma çıkabilir?
Çeçenler, toprakları Ruslar tarafından fethedildiği günden beri, Bolşevik Devrimin ortaya koyduğu kaostan SSCB’nin çöküşüne kadar, Ruslardan kurtulmak için her fırsatı değerlendirdiler. Şimdilik korkmuş gibi görünüyor olabilirler ancak bunun sonsuza kadar süreceğini sanmıyorum; Moskova zayıf veya dikkatini başka tarafa kaydırmış göründüğünde, Çeçenler tarafından özgürlük için yeni bir girişim başlatılma riski vardır.
Ukrayna savaşında ortaya çıkacak herhangi bir sonuç Çeçenistan’daki mevcut statükoyu nasıl değiştirebilir?
Kadirov’un Moskova’da güç elde etme şansı yok. Çünkü güvenlik işini yürüten üst kademe yöneticiler de dahil olmak üzere, merkezdeki seçkinlerin çoğu ondan korkuyor ve ondan nefret ediyor. Kadirov’un güçlü olduğu yer Çeçenistan’dır. Kendisi gayrı resmi olarak “Kadirovtsi” şeklinde adlandırılan ve 141. Özel Motorlu Alayı’na bağlı bazı birlikleri Rusya saflarında savaşmak üzere Ukrayna’ya gönderdi. Ancak bunları gerçek bir çatışmadan uzak tutmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Çünkü o birlikler kişisel güvenliği için hayati önem taşıyor.
Ukrayna’da sonuç ne olursa olsun, Moskova barışı korumak için Kadirov’a ödeme yapması gerektiğini hissettiği ve bunu yapabildiği sürece, statüko muhtemelen devam edecektir.












