Haber kapak görseli
Genel
5 dk okunma süresi
HELLO!

Konstantinos Argiros özel bir konser için yeniden İstanbul’da

Yunan müziğinin megastarı, sahne duruşu ve etkileyici sesiyle dünya çapında geniş bir hayran kitlesine ulaşan Konstantinos Argiros, geçtiğimiz yaz Harbiye konserinin yankıları henüz devam ederken yeninden İstanbul’a geliyor; üstelik bu kez bir ‘iyilik’ hareketi için.

RÖPORTAJ: SİNEM KIN

Yunan müziğinin en özel seslerinden, dünyaca ünlü şarkıcı Konstantinos Argiros, 17 Aralık Çarşamba gecesi, Çırağan Sarayı’nda gerçekleşecek yeni yıl gala konseriyle Türk sevenleriyle yeniden buluşmaya hazırlanıyor.

Geçtiğimiz yaz Harbiye konserinin yankıları halen devam eden, tam anlamıyla hafızalardan silinmeyen bir konsere imza atan Argiros, bu kez Boğaz’ın tarihi siluetinde, zamana meydan okuyan bir atmosferde dinleyicileriyle buluşacak. Argiros, ikonik Sydney Opera Binası ve ardından New York Barclay’deki kapalı gişe konserlerinin ardından Türkiye’de vereceği yeni yıl konseriyle kariyerindeki en özel gecelerden bir yenisine imza atacak.

Dahası, bu özel gecede iyiliğin de sesi olacak. Geceden elde edilecek gelirin bir bölümü, çocukların dileklerini gerçeğe dönüştürmek için çalışan Make-A-Wish Türkiye yararına bağışlanacak. Argiros, Türkiye sevgisini ve bu iyilik hareketini HELLO!’ya anlatıyor.

HELLO!: Geçtiğimiz yaz Harbiye’de verdiğiniz ilk Türkiye konseriniz hâlâ konuşuluyor. Şimdiyse bir başka ikonik mekanda, Çırağan Sarayı’nda sahne alacaksınız. Boğaz’ın tarihi ve duygusal atmosferi sizin için ne ifade ediyor? Bu konseri sizin için özel kılan şey nedir?

Konstantinos Argiros: Çırağan Sarayı’nda, Boğaz’ın hemen kıyısında sahne almak gerçekten büyüleyici bir his. Burası öyle bir yer ki; hem duygu hem tarih hem de güzellik aynı anda nefes alıyor gibi… Sanki her dalga ayrı bir hikaye anlatıyor. Geçen yaz Harbiye’deki konserim benim için tarifsiz bir deneyimdi; seyircinin enerjisi, sevgisi ve bağ kurma biçimi o geceyi unutulmaz kıldı. Şimdi İstanbul’a dönüp bu büyüleyici mekanda konser verecek olmak çok daha özel hissettiriyor. İstanbul Boğazı iki kıtayı birleştiriyor; bir anlamda bu, benim müziğimi de yansıtıyor: Gelenek ve modernliğin buluşması.

HELLO!: Harbiye konseriniz Türk dinleyicilerle güçlü bir bağ oluşturdu ve bu bağ yılbaşı öncesi Çırağan Sarayı’nda yeniden canlanacak. Türk dinleyicilerinin sizdeki etkisini nasıl tarif edersiniz?

K. Argiros: Türk dinleyicilerin sıcacık ve tutkulu bir enerjisi var; buna gerçekten hayranım. Sahneye ilk adım attığım anda o enerjiyi hissettim. Samimi, derin ve kalpten gelen bir duygu… Aramızda çok özel bir bağ var; müzikle, dansla, kutlamayla duygularımızı yoğun bir şekilde ifade ediyoruz. Bu bağ, dili aşan bir şey. Hissedilen bir şey… Verdikleri sevgi bana güç veriyor ve her şarkı söylediğimde o duyguyu yanımda taşıyorum.

HELLO!: Bu konseriniz Make-A-Wish Türkiye’ye destek amacı taşıyor. Sanat ve iyiliğin bir araya gelmesi sizin için ne ifade ediyor? Bu amaçla sahne almak sizi nasıl motive ediyor?

K. Argiros: Müziğin insanları bir araya getirme gücü var; ama bir de buna umut eklendiğinde, bu güç çok daha anlamlı hale geliyor. Make-A-Wish’i desteklemek benim için her zaman çok özel oldu; çünkü bu, en çok ihtiyaç duyan çocukların hayallerini gerçekleştirmeye katkı sağlamak demek. Bir gecelik müziğin bir hayatı değiştirebileceğini bilmek her notaya daha derin bir anlam katıyor. Bana sanatın sadece eğlence değil, aynı zamanda insanlık olduğunu hatırlatıyor.

HELLO!: Yunan ve Türk müzikleri tarih boyunca birbirini etkilemiş. Siz sadece Yunanistan’da değil, Türkiye’de de büyük bir hayran kitlesine sahipsiniz. Bu iki müzik kültürünün paylaştığı, sizi en çok etkileyen duygular neler?

K. Argiros: Müzik köklerimiz birbirine çok benziyor. Melodilerimiz, ritimlerimiz, hatta enstrümanlarımız bile aynı duygunun dilini konuşuyor. Beni en çok etkileyen şey, hem Yunan hem Türk müziğinin doğrudan kalpten geliyor olması. Aşkı, kaybı, sevinci, özlemi… Her şeyi en içten haliyle söylüyoruz. Bu samimiyet, kültürlerimizi birbirine bu kadar yakın kılıyor. Müzik bize sadece coğrafi olarak değil; ruh olarak da komşu olduğumuzu hatırlatıyor.

HELLO!: İstanbul birçok sanatçı için eşsiz bir ilham kaynağı. Bir müzisyen olarak şehri nasıl deneyimliyorsunuz? Burada bir şarkı yazmayı hiç düşündünüz mü?

K. Argiros: İstanbul’un başka hiçbir şehre benzemeyen bir ritmi var. Canlı, duygusal, gizemli… Her sokağın kendi melodisi var gibi. Pek çok kez İstanbul’a geldim ve her gelişimde beni etkileyen yeni bir detay keşfettim. Bir müzisyen olarak şehrin zıtlıklarında ilham buluyorum: Eskiyle yeninin, Doğu ile Batı’nın buluşması… Evet, burada bir şarkı yazmayı düşündüm. Bence bu şehir kendi başına bir melodi; hem tarihini hem kalp atışını taşıyan bir melodi.

HELLO!: Yeni bir yıla girmek sizin için ne ifade ediyor? Bu dönemde hangi duygu sizde daha baskın hale geliyor?

K. Argiros: Yeni yıl benim için her zaman bir değerlendirme ve şükran anıdır. Neleri başardığımı düşünürüm ama aynı zamanda umutla ileriye bakarım. Bu dönemde en baskın olan duygu minnettarlık… Yanımda olan insanlar, ailem, dostlarım, müziğimi dinleyen herkes ve sevdiğim işi yapabilme şansım… Her yeni yıla güzel şeylerin geleceğine inanarak, pozitif bir enerjiyle başlamayı seviyorum.

HELLO!: Dünya müzik tarihinin efsaneleriyle aynı masada oturabilseniz, kimleri seçerdiniz? Onlara ne sormak isterdiniz?

K. Argiros: Sting ve The Beatles ile aynı masada olmayı çok isterdim. Bana çok ilham veren sanatçılar. Onlara, sürekli değişen müzik dünyasında kendi sound’larına sadık kalarak nasıl gelişmeye devam ettiklerini sormak isterdim. Ayrıca onca yıldan sonra onları hâlâ ilham veren şeylerin ne olduğunu konuşmak isterdim. Bence hikayeleri tutkuyla doludur; hiç eskimeyen bir ilham kaynağı gibi.

HELLO!: Sahnedeki enerjinizi günlük hayatınızda nasıl dengeliyorsunuz?

K. Argiros: Sahnedeyken her şey çok yoğun; saf adrenalin. Sahne dışında ise sakinliği bulmaya çalışıyorum. Ne zaman mümkün olsa deniz kenarında vakit geçiririm; beni sıfırlar. Ailemle, yakın dostlarımla olmak ya da sadece sessiz bir yerde güneşi hissetmek… İşte o anlarda gerçekten enerji topluyorum.

HELLO!: Müzik dışında sizi mutlu eden, ruhunuzu besleyen şeyler neler?

K. Argiros: Ailem, deniz ve huzurlu anlar… Doğanın içinde olmayı çok seviyorum. Spor yapmayı, zihnimi açan küçük kaçamakları… Ama en çok da sevdiğim insanlarla vakit geçirmek beni besliyor ve mutlu ediyor.

HELLO!: Yoğun bir temponuz var. Bu kadar yüksek enerjili bir performans hayatında fiziksel ve mental dengeyi nasıl koruyorsunuz?

K. Argiros: Kolay değil ama disiplinle mümkün. Sağlığıma dikkat ederim, spor yaparım, fırsat buldukça dinlenirim ve neden bu işi yaptığımı kendime hatırlatırım: müzik ve insanlar için. Ne yaptığınızı, neden yaptığınızı bilmek dengeyi getiriyor. Ayrıca inanç benim için çok önemli; kalbimi en yoğun zamanlarda bile sakin tutuyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo