Haber kapak görseli
Genel
5 dk okunma süresi
All About History

Küba Devrimi'nin izleri

Fidel Castro’nun devrim hareketinin etkilerini doğrudan hissedebileceğiniz beş şehir ve mekân

SIERRA MAESTRA

GRANMA, SANTIAGO DE CUBA EYALETLERİ

Küba’nın en büyük sıradağı olan Sierra Maestra, Fidel Castro ve yoldaşlarının Fulgencio Batista güçlerine karşı gerilla taktikleriyle savaştığı yerdi. 1958’de Batista, isyancıları ortadan kaldırmak amacıyla Verano Harekâtı’nı düzenledi. Ancak operasyon başarısız oldu ve kısa süre sonra Castro karşı saldırı başlattı.

Kübalı isyancılar gerilla savaşının büyük kısmını Sierra Maestra’da yürüttü

İsyancıların karargâhındaki mutfak

Castro’nun isyancı güçlerinin dağlardaki operasyon üssüolan Comandancia de la Plata bugün hâlâ görülebiliyor. Bir mutfak, radyo kulübesi ve Castro’nun dağlarda saklanırken kaldığı “Casa de Fidel” de dâhil 16 kulübeden oluşan bu yerleşim, devrim tarihinin canlı bir tanığı. Bölgenin uzak olması ve zorlu arazi koşulları nedeniyle Comandancia de la Plata’ya yalnızca rehber eşliğinde ulaşılabiliyor ve bu yüzden ziyaretçilerin tur gruplarına katılması tavsiye ediliyor. Macera arayanlar içinse Sierra Maestra’da düzenlenen uzun doğa yürüyüşü turları mevcut.

Che Guevara’nın naaşının gömülü olduğu anıt kompleksi

SANTA CLARA

VILLA CLARA

17. yüzyıla uzanan köklü bir geçmişe sahip olan Santa Clara, başlangıçta korsanların sık sık saldırdığı kıyı kenti Remedios’un sakinleri için güvenli bir sığınak olarak kurulmuştu. Ancak şehir, Küba Devrimi tarihinde de kritik bir rol oynadı. Aralık 1958’de Che Guevara komutasındaki devrimciler, silah ve mühimmat yüklü zırhlı bir treni ele geçirerek Santa Clara’nın kaderini değiştirdi. Ardından şehri tamamen kontrol altına aldılar. Rivayete göre Guevara, bir surdan düşüp kolunu incitmişti ve muharebeyi sağ kolu askıya alınmış halde yönetti.

Bugün Santa Clara’yı ziyaret edenlerin görmesi gereken yerlerin başında Che Guevara Mozolesi geliyor. Burada yalnızca ünlü devrimcinin naaşı değil, 1967’de Bolivya’da onunla birlikte hayatını kaybeden yoldaşlarının mezarları da bulunuyor. Uzun süre kayıp olan bu naaşlar, 1997’de Arjantinli ve Kübalı araştırmacılar tarafından Bolivya’nın Vallegrande kentindeki eski bir uçak pistinin altında toplu halde gömülü olarak bulundu. Ardından Santa Clara’ya getirilerek yeniden toprağa verildiler.

DOMUZLAR KÖRFEZİ

MATANZAS

17 Nisan 1961’de, 1.400 Kübalı sürgün adanın güneybatı kıyısındaki Domuzlar Körfezi sahillerine çıkarma yaptı. ABD hükümeti tarafından finanse edilip planlanan bu operasyon, Fidel Castro rejimini devirmeyi amaçlıyordu. Ancak harekât tam bir fiyaskoyla sonuçlandı; sağ kalanlar kısa sürede yakalanarak esir alındı. ABD ile yapılan müzakereler neticesinde son mahkûmlar ancak Temmuz 1965’te salıverildi. Domuzlar Körfezi çıkarması, hem Küba tarihinin hem de Soğuk Savaş döneminin en kötü şöhretli olaylarından biri olarak kayda geçti.

Domuzlar Körfezi 1961’de CIA destekli başarısız bir istila girişimine sahne oldu

Elbette körfez yalnızca tarihiyle değil, doğal güzellikleriyle de dikkat çekiyor. Çevresindeki ormanlar ve bataklıkların bir kısmı millî park olarak korunuyor. Bölgenin en dikkat çekici yanı ise dalış olanakları: Berrak sularda mercan resifleri, su altı mağaraları (yerel adıyla cassimba) ve bir gemi batığı görülebiliyor. Harekât sırasında batırılan Rio Escondido adlı kargo gemisine ait olan bu batık, tarihçiler açısından ayrı bir öneme sahip. Kıyıda yer alan küçük Playa Girón Müzesi, başarısız Domuzlar Körfezi (Bahía de Cochinos) çıkarmasının hikâyesini anlatıyor. İçeride, harekât sırasında ölenlere adanmış bir anıt bulunurken, dışarıda ise saldırıda kullanılan bazı araçlar ve uçaklar sergileniyor. Körfezin adının kökeni konusunda ise farklı söylentiler var: Sıkça ABD destekli işgalle ilişkilendirilse de aslında İspanyolca’daki “cochino” sözcüğü hem “domuz” anlamına geliyor hem de bölgede yaşayan bir tür tetik balığının yerel adı.

HAVANA

LA HABANA EYALETİ

Küba’nın başkenti Havana, devrimle ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyen ziyaretçilerin ilgisini çekecek birçok noktaya ev sahipliği yapıyor. Devrim Müzesi, bir zamanlar Batista’nın ve ondan önceki birçok devlet başkanının kullandığı görkemli sarayın içinde yer alıyor. Müzede, Castro kardeşlerin 1956’da Küba’ya dönüşlerinde kullandıkları Granma adlı yat da görülebiliyor.

Castro’nun 1958’de kente girdiğinde karargâhını kurduğu Hilton Oteli bugün hâlâ ayakta. İktidarı ele geçirdikten sonra uzun yıllar boyunca halka seslendiği ve kitlesel mitingler düzenlediği Devrim Meydanı da (ilk adıyla Plaza Cívica) yine Havana’nın kalbindeki en önemli mekânlardan biri. Meydan aslında Küba’nın ulusal kahramanı José Martí’nin onuruna inşa edilmişti. Zamanla devrimin simgesi hâline gelen bu yer, devrimle alakalı kutlamalara ve törenlere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. 2016’da Fidel Castro’nun ölümünün ardından Küba hükümeti dokuz günlük ulusal yas ilan etti. Bu dönemde on binlerce Kübalı, liderlerini anmak için Devrim Meydanı’nda toplandı.

Havana, devrimin izleriyle dopdolu

SANTIAGO DE CUBA

SANTIAGO DE CUBA

Adanın güneydoğusunda, Sierra Maestra dağları ve denizle çevrili olan Santiago de Cuba, ülkenin ikinci büyük şehri. 1898’deki İspanyol-Amerikan Savaşı’nda önemli bir cephe olan şehir, aynı zamanda zengin kültürü ve hareketli müzik endüstrisiyle de öne çıkıyor. Nitekim burası, Küba müziğinin birçok türünün doğup geliştiği yerlerden biri.

Santiago de Cuba, ülkenin ikinci büyük şehri

Tarihî ve kültürel öneminin yanı sıra, Santiago de Cuba devrim sürecinde de kritik bir rol oynadı. Devrim kahramanlarından Frank País burada doğup büyüdü ve şehirdeki yeraltı direnişini o örgütledi. Günümüzde, körfeze bakan bir noktada País’in anısına dikilmiş göz alıcı bir heykel bulunuyor. Mezarı ise Fidel Castro’nunkiyle birlikte Santa Ifigenia Mezarlığı’nda yer alıyor. Santiago de Cuba, 1959’da Castro’nun Belediye Sarayı balkonuna çıkarak devrim zaferini ilan ettiği şehir olmasıyla da ayrı bir öneme sahip. Lakin şehirde mutlaka görülmesi gereken en önemli devrim mekânı, hiç kuşkusuz Moncada Kışlası. İçindeki müze, 1953’teki baskının hikâyesini anlatıyor. Burada, isyancıların verdiği 61 kaybı belgeleyen fotoğraflar ve çeşitli objeler sergileniyor. Kışlanın dış cephesi ise en az içi kadar ilginç: Baskından sonra sıvayla kapatılan kurşun izleri, aslına uygun şekilde restore edilerek yeniden ortaya çıkarılmış.

Moncada Kışlası, Castro’nun ilk saldırısını gerçekleştirdiği yer

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo