
Luna Merdin kurucusu Buket Dizer
Röportaj: Sinem Kın
Fırat ve Dicle’nin hayat verdiği topraklardan yükselen kadim medeniyetlerin izleri… Göbeklitepe’nin hayvan sembolleri, Sümerlerin çivi yazısıyla anlattığı aşk ve bereket hikayeleri, Artukluların zarif işçiliği… Luna Merdin, bu kadim mirası yalnızca bir estetik referans olarak değil; yaşayan, nefes alan bir anlatı olarak ele alıyor.
Markanın kurucusu Buket Dizer için her takı, bir aksesuar olmanın ötesinde; niyetle yüklenen, anlam taşıyan ve zamanla sahibinin kişisel imzasına dönüşen bir tılsım. Özellikle yeni yıl koleksiyonlarında bu yaklaşım daha da belirginleşiyor: Umut, cesaret, bereket ve aşk gibi binlerce yıldır değişmeyen temalar; lapis lazuli, mercan ve turkuaz gibi güçlü taşlarla birleşerek modern bir ritüele dönüşüyor.
Trendlerin hızla değiştiği bir dünyada Luna Merdin’in zamansız duruşu ise bilinçli bir tercih. El işçiliği, telkari teknikleri ve kadim sembolizmle hayat bulan her parça; geçmişle bugün arasında bir köprü kurarken, takan kişiye de kendi hikayesini yazma alanı açıyor. Marka, hem kişiselleştirilebilir tasarımlar hem de yeni alfabe serileriyle bu anlatıyı daha da derinleştirmeye hazırlanıyor.

HELLO!: Luna Merdin, köklerini Mezopotamya’nın kadim hikayelerinden alan güçlü bir marka. Koleksiyonlarınızda bu hikayeler hangi sembollerle ve duygularla yeniden hayat buluyor?
Buket Dizer: Luna Merdin olarak ilhamımızı, Fırat ve Dicle’nin hayat verdiği; insanlık tarihinin en eski ve en önemli coğrafyalarından biri olan Mezopotamya’da yaşamış kadim medeniyetlerin mitlerinden ve hikayelerinden alıyoruz. Bugüne kadar Göbeklitepe, Sümerler ve Artuklular gibi medeniyetler üzerine çalıştık ve bu kültürlerin kullandığı sembolizmi, çağdaş formlarla yeniden yorumlayarak tılsımlı takılara dönüştürdük.
Her yıl koleksiyonlarımıza bu medeniyetlerden yeni semboller ekliyoruz. Çünkü binlerce yıl önce yaşamış insanların önem verdiği temaların, bugün hâlâ aynı olduğunu görüyoruz: Sevgi, bereket, yenilik, güç, barış, özgürlük ve adalet. Göbeklitepe’de bu temalar çoğunlukla hayvan sembolizmi üzerinden karşımıza çıkıyor. Örneğin iki turna gerçek aşkı, boğa bolluk ve bereketi, aslan gücü, tilki ise bilgeliği temsil ediyor. Sümerler ise dünyanın bilinen ilk yazı sistemlerinden biri olan çivi yazısıyla; aşkı, yaşam enerjisini, özgürlüğü ve bereketi semboller aracılığıyla anlatmış bir medeniyet.
HELLO!: Tasarımlarınız Luna Merdin kadınına nasıl bir enerji vaat ediyor?
B. Dizer: Yeni yıl ve yeni tasarımlar, her zaman yeni umutlar, yeni başlangıçlar ve dilekler için çok güçlü bir zaman. Biz de bu dönemi, niyet ve manifest kavramı üzerinden ele alıyoruz. Luna Merdin’in tılsımlı takıları, yalnızca estetik bir obje değil; takan kişinin tuttuğu dileği, kalpten ettiği niyeti taşıyan küçük semboller gibi düşünülebilir. Bu niyet, takıyı tüm yıl boyunca üzerinde taşıdıkça her baktığında kalbinde yeniden canlanıyor ve kişisel bir ritüele dönüşüyor. 2026 öncesinde hazırladığımız bu koleksiyonları, insanların hem kendileri için hem de sevdikleri için bir dilek tutarak hediye edebilecekleri bir konsepte bağladık. Çünkü bazen bir takı, “Seni düşünüyorum” demenin ötesinde, “Senin için güzel dileklerim var” demenin en anlamlı yollarından biri olabiliyor. Amacımız, herkesin kendisi ve sevdikleri için bir niyet belirleyip, bu niyeti temsil eden bir tılsımla takılarını takması. Luna Merdin kadını için bu enerji; umut, inanç ve yeni başlangıçlara duyulan cesaretle şekilleniyor.
HELLO!: El işçiliği ve zanaatkarlık Luna Merdin’in imzası. Koleksiyonlarınızda öne çıkan teknikler, materyaller ve taşlar neler?
B. Dizer: Luna Merdin’in kalbinde her zaman el işçiliği ve kadim zanaat bilgisi yer alıyor. Tüm takılarımız, geleneksel teknikler kullanılarak, uzun ve özenli bir üretim sürecinden geçiyor. Telkari, doğal taş mozaik, minyatür el boyama, burma ve kesme çok kullandığınız geleneksel işçilikler. Materyal olarak ağırlıklı olarak gümüş ve altın kullanıyoruz; ancak asıl ruhu veren unsurlardan biri doğal taşlar. Çünkü biz, taşların sadece estetik değil, aynı zamanda anlam ve enerji taşıdığına inanıyoruz. Özellikle lapis lazuli, mercan, turkuaz, malakit ve inci koleksiyonlarımızda sıkça yer verdiğimiz taşlar arasında.
Bu taşları kullanırken hem tarihsel anlamlarını hem de sembolik güçlerini tasarımın bir parçası haline getiriyoruz. Örneğin lapis lazuli, en eski medeniyetlerden bu yana kullanılan, bilgeliği, içsel gücü ve hakikati temsil eden çok kadim bir taş. Mezopotamya’dan Antik Mısır’a kadar birçok kültürde kutsal kabul edilmiş. Mercan ise yaşam enerjisi, koruma ve bereketle ilişkilendiriliyor. Ve eski medeniyetlerde oldukça kullanılmış. Hatta deniz olmayan yerlerde bile mercan taşını ve inciyi mücevherlerde oldukça kullanmışlar.
HELLO!: Luna Merdin takıları güçlü bir karaktere sahip. Bu sezon özellikle hangi parçaların zamansız birer imza olacağını düşünüyorsunuz?
B. Dizer: Aslında Luna Merdin’de zamansızlık; markanın temel yaklaşımı. Koleksiyonlarımızı trendlerden bağımsız olarak tasarlıyor ve yıllar boyunca aynı tasarımları üretmeye, aynı parçaları satmaya devam ediyoruz. Çünkü bizim için bir takının değeri, dönemsel modaya uyum sağlamasından değil, anlamını ve ruhunu zaman içinde koruyabilmesinden geliyor. Üzerinde taşınan sembol, kişinin kendi dileği ve niyetiyle birleştiğinde, takı zamanla onun kişisel imzasına dönüşüyor.
Bu yüzden Luna Merdin parçaları, yalnızca zamansız değil; yıllar boyunca aynı anlamla taşınabilen, yaşayan objeler haline geliyor. Bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biri, mozaik telkari yüzüklerimiz. Geleneksel telkari tekniğini, mozaik anlayışıyla bir araya getiriyor; yüzeyde kadim sembolizme yer veriyoruz. İmza parçamız olan bu yüzükler hem kadın hem de erkekler tarafından oldukça çok seviliyor. Bu ürün kategorisinde çiftler için avantajlı setler hazırladık.

HELLO!: Stil ile takı arasında sizce nasıl bir bağ olmalı? Luna Merdin takılarını stilinizle nasıl kombinliyorsunuz?
B. Dizer: Bence takı, bir kıyafeti tamamlayan bir aksesuar olmanın ötesinde, stilinizi ve ruhunuzu yansıtan küçük ama çok güçlü bir detay. Ben günlük hayatımda genellikle takılarımı çok sık değiştirmem; favori parçalarımı farklı kıyafetlerle kombinlerim. Böylece hem kendi stilim tutarlı kalıyor, hem de takının enerjisini ve anlamını her zaman üzerimde taşıyorum.
HELLO!: Takıların birer tılsım taşıdığına inanıyor musunuz? Kişisel olarak enerjisine inandığınız, sizin için anlamı büyük olan ve neredeyse hiç çıkarmadığınız bir takınız var mı?
B. Dizer: Evet, takıların tılsım taşıdığına inanıyorum. Kadim sembollere kendi niyetinizi ve hikayenizi yüklediğinizde, onlar sizin için özel bir enerjiye dönüşüyor. Kendi takılarım arasında enerjisi en güçlü iki parça var. İlki, ‘Göbeklitepe’ koleksiyonundan ‘Lapis Turna’ yüzüğüm; gerçek aşkı ve monogamiyi sembolize ediyor. Turnalar yüzükte önce dans ediyor, sonra bir daha ayrılmıyorlar. Telkari tekniği ve lapis taşı ile birleştiğinde, niyetimi taşımaya çok uygun bir parça oldu ve bana gerçekten çok güzel bir aşk getirdi. İkincisi ise ‘İnanna Ametist Kolye’. İnanna, Sümer mitolojisinin en önemli karakteri. Savaş, aşk ve bilgelik tanrıçası olarak bilinir. Diğer mitolojilerdeki Venüs ve Afrodit ile aynı. Üzerindeki ametist taşı, kadim medeniyetlerde koruma, sezgi ve ruhsal denge için kullanılmış. Bana güç ve içsel bilgelik getirdiğine inanıyorum.
HELLO!: Markanızı takip edenler arasında hem sanat hem moda dünyasından birçok isim var. Bugüne kadar Luna Merdin takılarını takan ünlüler arasında sizi en çok heyecanlandıran isimler kimler oldu?
B. Dizer: Luna Merdin’i takip edenler arasında hem sanat dünyasından hem de farklı stil algısıyla öne çıkan isimleri görmek bizi gerçekten çok mutlu ediyor. Özellikle Gaye Su Akyol’un müziğinde Anadolu ezgileriyle modern soundları bir araya getirdiği yaklaşımı, bizim markamızın kadim motiflerle güncel tasarımı birleştirme felsefesiyle çok güzel bir paralellik kuruyor ve bu birliktelik bizi heyecanlandırıyor. Özellikle sahne stilini çok yakıştığını düşünüyoruz.
Bunun yanı sıra takıya ilgisi ve stil anlayışıyla öne çıkan isimler arasında Kıvanç Tatlıtuğ da var. Onun farklı takıları cesurca kullanması, modern ile otantiği birleştirmesi bizim de ilham aldığımız bir yönü. Luna Merdin takılarını onu üzerinde görmek bizi çok heyecanlandırıyor.
HELLO!: Tasarımlarınızı üzerinde görmek istediğiniz, stilini Luna Merdin ruhuna çok yakıştırdığınız isimler var mı?
B. Dizer: Luna Merdin ruhunu en iyi yansıtan kişiler, zamansız bir stile sahip, eski medeniyetlere ve kadim hikayelere ilgi duyan ve el yapımı, geleneksel işçiliğin değerini bilenlerdir. Bir isim vermem gerekirse ilk aklıma gelen; Tilda Swinton. Luna Merdin dünyasını çok iyi temsil edebilecek bir isim. Onun güçlü, cinsiyetsiz ve karakterli duruşu, kadim sembollerle modern estetiği buluşturan tasarımlarımızla doğal bir bağ kuruyor. Bizim için Luna Merdin takıları; trendlerin ötesinde, hikayesi olan, yıllar boyunca taşınabilecek ve her dönemde anlamını koruyacak parçalar. Bu yüzden, bu ruhu taşıyan kişiler, markamızla kendiliğinden örtüşüyor.
HELLO!: 2026’ya baktığınızda Luna Merdin dünyasında bizi neler bekliyor? Yeni koleksiyonlar, iş birlikleri ya da sürpriz projeler olacak mı?
B. Dizer: 2026’ya oldukça heyecanlı başladık. İlk yarıda çok sevilen Sümer koleksiyonu için kişiselleştirebilecek yeni ürün kategorisi açacağız. Kendi sembollerini ve kendi doğal taşları seçerek kişiye özel kolye, bilezik halhal gibi ürünler tasarlayabilecekler. İkinci yarıda ise çok farklı, tarihten yeni bir alfabe ile harf serisi çıkaracağız. Burada yine farklı doğal taşlar olacak ve farklı teknikler kullanacağız.
HELLO!: Takı trendleri hızla değişiyor. 2026 için takı dünyasında öne çıkacağını düşündüğünüz yönelimler neler?
B. Dizer: Takı trendleri gerçekten çok hızlı değişiyor. Zamansızlık sorusunda belirttiğim gibi biz bu trendleri çok takip etmiyoruz. Fakat şu an oldukça popüler olan gümüş ve altın karışık takı stilini biz ilk koleksiyonumuzdan beri kullanıyoruz. Hatta çoğu ürünümüzde hem altın hem gümüş parçaları birlikte kullanıyoruz. Bunun yeni trend olması ve insanları gümüş ve altını karıştırmaya alışması bizim ürünleri de talebi artırıyor. Bir de gümüş uzun bir zaman popülerliğini kaybetmişti. Fakat yeni moda trendlerine baktığımız gümüş büyük parçalar ile geri döndü bile.
Benzer Haberler

Zamana meydan okuyan bir ikon: Cindy Crawford

Longevity beslenmesi nedir? Uzun ve sağlıklı yaşamanın yolları

Moda bir kaçış mı, kendini keşif mi? Alegra Torel ile stil, kimlik ve iyileşme









