
Sofralar Sergisi Londra'da tarihi bir ilke imza attı
2022 yılında KM Events kurucusu ve uluslararası lüks düğün ve etkinlik planlayıcısı Meltem Tepeler tarafından hayata geçirilen ‘Sofralar Sergisi’, İstanbul’da yılda 4.000 m² alanda 2.500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan köklü bir platform olarak büyüdü. RSVP Club’ın kurucusu James Lord ile kurulan stratejik iş birliğinin ürünü olan Londra Özel Edisyonu, serginin beşinci yılında Türkiye sınırlarının ötesine taşınan ilk uluslararası edisyon olma özelliğini taşıdı.
Londra edisyonunun teması ‘The Art of Design’ olarak belirlendi. Bu kapsamda her tasarımcı, ilhamını sanat tarihine yön vermiş ustalardan alarak özgün bir sofra kurgusu oluşturdu. Vincent van Gogh, Yayoi Kusama, Henri Matisse, Sandro Botticelli, Raffaele Monti ve Osman Hamdi Bey gibi isimlerin estetik dünyaları; çiçek, obje ve mekan dili aracılığıyla yeniden yorumlandı. Etkinlik; Türk Hava Yolları’nın resmi havayolu partneri, Elle Decoration Türkiye ve HELLO! Türkiye’nin basın sponsorluğu ile İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu’nun (ICVB) stratejik oturum iş birliğiyle hayata geçti.
The Savoy London’da tarihi gece Sofralar Sergisi Londra Edisyonu’nun açılış gecesi, 11 Nisan 2026’da The Savoy London’un balo salonunda hayat buldu. Türkiye’nin Londra Başkonsolosu Büyükelçi Doç. Dr. Hasan Ulusoy’un da aralarında bulunduğu seçkin davetliler, global lüks düğün ve etkinlik sektörünün önde gelen temsilcileri, otel grupları yöneticileri ve kreatif liderlerle bir araya geldi.

Gece, KM Events kurucusu Meltem Tepeler’in içten ve ilham verici açılış konuşmasıyla başladı. 31 yıllık uluslararası deneyimini ve ‘Sofralar Sergisi’nin kuruluş hikayesini dinleyicilerle paylaşan Tepeler, İstanbul’daki ilk edisyondan bu yana kat edilen yolu ve Londra’ya taşınmanın anlamını aktardı. Tepeler, RSVP Club’ın kurucusu James Lord’a ‘Sofralar Sergisi’nin Türkiye dışında ilk kez gerçekleşmesine zemin hazırladığı için özel teşekkürlerini iletti. The Savoy London’un iki günlük ev sahipliği için otel ekibine, resmi havayolu sponsoru Türk Hava Yolları ve Türk Hava Yolları New York Ofisi’ne, İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu’na (ICVB) ve resmi medya sponsorları Elle Decoration Türkiye ile HELLO! Türkiye’ye de minnettarlığını dile getirdi.
Sofralar Sergisi 2026 Ödülleri Açılış gecesinin en heyecanlı anlarından birini oluşturan ödül töreni, ‘Sofralar Sergisi’nin önceki edisyonlarının tasarımcılarının sahneye davet edilerek 2026 yılının ödüllerini takdim etmesiyle anlam kazandı. Bu köklü gelenek, serginin yıllar içinde oluşturduğu topluluk ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi.
2022 edisyonu tasarımcısı Edgardo Zamora (Revelry Event Design), Johnny Roxburgh’u (Johnny Roxburgh Designs) sahneye davet etti. 2023 edisyonu tasarımcısı Brian Worley, Rob Van Helden’e (Rob Van Helden Floral Design) ödülünü takdim etti. Yine 2023 edisyonu tasarımcısı Toni Breiss, Ricky Paul’u (Ricky Paul Flowers) onurlandırdı. 2022 edisyonu tasarımcısı Nadia Duran, Katya Hutter’a (Katya Hutter Floral Design) ödülünü iletti. 2022 edisyonu tasarımcısı Sarah Young (Sarah Young Events) ise Paula Rooney’i (Paula Rooney Floral Design) sahneye çağırdı; Rooney’nin 2024 edisyonunda da tasarımcı olarak yer aldığı özellikle vurgulandı. 2025 edisyonu tasarımcısı Erica Jones (Oluxe Design) ise Elizabeth Dillingham’ı (Mae Dae Weddings) ödülüne layık gördü.
Bu yıl ilk kez verilen ‘Sofralar Sergisi Sürdürülebilirlik Ödülü’, etkinliğin sürdürülebilirlik sponsoru Carbon ID kurucularından Özge Sümer Turan tarafından, sürdürülebilirlik alanındaki öncü yaklaşımıyla öne çıkan The Savoy London’a takdim edildi.
Serginin kuruluşundan bu yana her edisyonda Master of Ceremony olarak sahne alan Nadia Duran, katkılarının takdiri olarak özel bir onur ödülüyle anıldı; bu ödülü Paula Rooney Floral Design’dan Paula Rooney takdim etti. Gecenin son ödülü ise RSVP Club’ın kurucusu James Lord’a, ‘Sofralar Sergisi’nin Londra’ya taşınmasındaki belirleyici rolü nedeniyle ‘Sofralar Sergisi 2026 İş Ortağı’ unvanıyla verildi.

Sempozyum
Etkinliğin ikinci günü, ‘The Art of Business’ başlıklı kapsamlı bir sempozyumla devam etti. Sanat ile iş dünyasının kesişim noktalarını masaya yatıran program, Meltem Tepeler’in açılış konuşmasıyla başladı. Sempozyumla eşzamanlı yürütülen B2B toplantıları, dünyanın dört bir yanından lüks otel ve destinasyon temsilcilerini etkinlik planlayıcılarıyla buluşturdu.
Toplantılara katılan markalar arasında 2 Chesham Hotel Belgravia Luxury Boutique Hotel, Ailla Yalıkavak, Carbon ID, D Maris Bay, Hotel Café Royal, JW arriott Venice Resort & Spa, Jumeirah Carlton Tower, KM Group, Park Hyatt London River Thames, Princes’ Palace Resort, The Langham London, The Langley a Luxury Collection Hotel Buckinghamshire ve The Peninsula London yer aldı.

Geçmiş, şimdiyle aynı sofrada
Meltem Tepeler | KM Events, Türkiye
İlham: Osman Hamdi Bey
Meltem Tepeler, sofra tasarımında zamanı sabitlemek yerine onu akışkan bir yapı olarak ele aldı. İlhamını Osman Hamdi Bey’in ‘Kahve Hazırlamak’ ve ‘İki Müzisyen Kız’ tablolarından alan tasarım, bu iki sahneyi yalnızca referans almakla kalmayıp mekanın içine taşıyarak yeniden yaşanır kıldı. Narların doygun kırmızısı, üzümlerin ışığı yakalayan dokusu ve kristal objelerin kırılgan parlaklığı; Osmanlı iç mekan kültürünün zenginliğine incelikli göndermeler yaparken bugünün estetik diliyle yeniden yorumlandı. Geçmişi bugüne taşıyan ancak onu nostaljiye hapsetmeyen bu yaklaşım; misafiri yalnızca bir gözlemci olmaktan çıkararak o anın ve deneyimin bir parçası olmaya davet etti.

Renk sınır tanımaz
Paula Rooney & Johnny Roxburgh | Paula Rooney Floral Design & Johnny Roxburgh Designs, ingiltere
İlham: Henri Matisse
Paula Rooney ve Johnny Roxburgh, sofra tasarımlarında rengi yalnızca tamamlayıcı bir unsur olarak değil, kompozisyonun kurucu gücü olarak konumlandırdı. İlhamını Henri Matisse’in özgür ve cesur renk anlayışından alan bu tasarım, form ve ton arasındaki ilişkiyi yeniden yorumlayan güçlü bir sahne kurgusu oluşturdu. Canlı tonlar, yüzeyler ve objeler arasında keskin bir ayrım yaratmak yerine birbirine akarak bütünsel bir denge kurdu. İnsan formunun kompozisyona dahil edilmesi sahneyi yalnızca estetik bir düzenden çıkardı; sofra, içinde var olunan bir kompozisyona dönüştü.

Güneşe yazılmış bir sofra
Reb Van Helden | Rob Van Helden Floral Design, İngiltere
İlham: Vincent van Gogh
Rob Van Helden, sofra tasarımında rengi yalnızca bir estetik unsur olarak değil, bir duygu taşıyıcısı olarak ele aldı. İlhamını Vincent van Gogh’un ‘Ayçiçekleri’ serisinden alan bu sofra, doğayı olduğu gibi kopyalamak yerine onun içsel enerjisini mekana taşımayı amaçladı. Ayçiçekleri bu tasarımda dekoratif bir öğe olmaktan çıkarak yönelim fikrinin kendisine dönüştü; ışığa dönme hali, yalnızca görsel bir tercih değil, tasarımın merkezinde yer alan bir refleks oldu. Sofranın merkezinde yoğunlaşan kompozisyon, Van Gogh’un fırça darbelerindeki hareket hissini üç boyutlu bir dile çevirdi. Organik yerleşim, kontrollü simetriyi bilinçli olarak reddetti; formlar genişledi, çoğaldı ve sınırlarını aştı. Altın sarısı tonlar, Rokoko mimarinin zarif detaylarıyla karşı karşıya gelerek geçmiş ile duygu arasında güçlü bir diyalog kurdu.

Sonsuzluğa davet
Ricky Paul | Ricky Flowers, İngiltere
İlham: Yayoi Kusama
Ricky Paul, sofra tasarımında tekrar ve ritmi yalnızca görsel bir unsur olarak değil, tasarımı dönüştüren bir deneyim olarak ele aldı. İlhamını Yayoi Kusama’nın sonsuzluk fikrinden alan bu sofra, yüzeyi dekore etmekle yetinmeyerek tekrar duygusunu mekanın tamamına yaydı ve izleyiciyi kompozisyonun içine çekti. Noktalar yalnızca bir desen değil; ritim, hareket ve süreklilik duygusunun taşıyıcısı haline geldi. Kırmızı, siyah ve beyazın güçlü kontrastı çiçek formlarında ve yüzeylerde kendini tekrar ederken mekanın sınırlarını belirsizleştirdi. Sofra, etrafında oturulan bir merkez olmaktan çıkarak içine girilen, içinde kaybolunan bir alana dönüştü.

Sessiz zarafetin sofrası
Elizabeth Dillingham | Mae Dav Weddings & Events, İngiltere
İlham: Raffaele Monti
Elizabeth Dillingham, sofra tasarımında görünür olanla örtülü olan arasındaki ince çizgiyi gözler önüne serdi. İlhamını Raffaele Monti’nin heykellerindeki akışkan form anlayışından alan bu tasarım, katı olanın nasıl yumuşadığına, sert yüzeylerin nasıl neredeyse görünmez bir hafifliğe dönüştüğüne odaklandı. Drapeler yalnızca bir yüzey kaplaması değil; hareket eden, nefes alan bir form haline geldi. Fildişi, krem ve altın tonlarının dengeli birlikteliği tasarıma zamansız bir sakinlik kazandırdı.

Zarafetin yeniden doğuşu
Katya Hutter | Katya Hutter Floral Design, Hollanda
İlham: Sandro Botticelli
Katya Hutter, sofra tasarımında doğayı yalnızca bir ilham kaynağı olarak değil, estetik bir yeniden doğuş alanı olarak ele aldı. İlhamını Sandro Botticelli’nin zarif ve akışkan kompozisyon anlayışından alan bu tasarım, doğanın şiirselliğini mekana taşıyan yumuşak bir anlatı kurdu. Çiçekler yalnızca bir düzen içinde yer almak yerine yüzeyler boyunca yayıldı, birbirine karıştı ve kompozisyonun sınırlarını belirsizleştirdi. Açık tonların hakimiyeti tasarıma hafiflik ve dinginlik kazandırırken, altın ve sıcak renk geçişleri zarif bir derinlik oluşturdu.
Benzer Haberler

Pink Martini’nin güçlü sesi Storm Large: “Müzik sayesinde anlaşmak sandığınızdan çok daha kolay”

Ne yediğiniz mi ne zaman yediğiniz mi?

Hayatın yön değiştirdiği yaş: 22









