
Maldivler - Fuvahmulah Adası: Kaplan köpekbalığıyla dalış
Köpekbalığı suları: Fuvahmulah Adası’nın yeni balıkçı limanı 2002 yılında açıldı. Kaplan köpekbalığı dalış noktası, limanın hemen çıkışında yer alıyor.
Adanın kuzey tarafında tekneyle yol alırken sahilde denize girenleri seyrediyordum. Anneler, babalar, çocuklar birlikte zaman geçiriyor, kendilerini okyanusun sularına bırakıyordu. Tam o esnada yakınlarda 4 metrelik bir kaplan köpekbalığının gezindiğini fark ettim. Ancak sadece 10 metre uzaklarındaki bu “tehlikeli avcı”nın varlığı kimsede panik ya da endişe yaratmışa benzemiyordu, herkes aynı şekilde yüzmeye devam etti, köpekbalığı da sakince uzaklaşıp gitti... Maldivler’in Fuvahmulah Adası’nda geçirdiğim günlerde buna benzer başka olaylara da şahitlik edip hikâyeler dinledim. Sanki kaplan köpekbalıklarıyla ada sakinleri arasında bir anlaşma varmış gibi iki taraf da kendi yaşamına bakıyor, birbirinin alanına girmiyordu. Konuştuğum Fuvahmulahlılar bugüne kadar tehlikeli bir durumun yaşanmadığını, ada sularında her zaman köpekbalıklarının dolaştığını ve buna rağmen insanların denizi sık ve korkusuzca kullandığını anlattı. Maldivler’e her gidişimde buluştuğum dostum Raşit, şöyle diyordu: “Onlar kendi hayatlarını yaşıyor, biz de rekendi hayatımızı. Burada doğdum büyüdüm, dedelerimden en ufak bir olumsuz olay işitmedim...”
Maldivler denince akla ilk olarak tropikal iklim, turkuaz okyanus suları ve kumsallar geliyor. Ama bu ada ülkesi bunun çok ötesinde doğal hazinelere sahip. Yaklaşık 10 yıldır Maldivler’e bir sualtı fotoğrafçısı olarak dalış amacıyla geliyorum ve bana her seyahatim bir sonrakini zorunlu kılıyor gibi geliyor.
Resmi adıyla Maldivler Cumhuriyeti’ni oluşturan bin 192 atol ve ada, Hindistan’ın açıklarından ekvator çizgisine kadar uzanıyor ve bunların yaklaşık 200’ünde yerleşim bulunuyor. Fuvamulah, takımadanın en güneydeki üyelerinden biri ve yaklaşık 5 kilometrekarelik yüzölçümüyle Maldivler’in üçüncü büyük adası. Onu diğerlerinden farklı kılansa, Maldivler’in tipik atol yapısının tersine tamamen volkanik kökene sahip olması.
Atoller, suyun üzerine yükselmiş eski yanardağ zirvelerinin üzerinde mercanların büyümesiyle oluşuyor. Zirvelerin zamanla suya tekrar gömülmesinin ardından geride mercanların üst üste binerek oluşturduğu halka şeklindeki yapılar, yani atoller kalıyor. Fuvamulah ise atol yapısında değil, lagünü olmayan tek parça halinde bir ada. Bu nedenle çevresindeki ekosistemle kurduğu ilişki de farklı. Maldivler’in güney ucunda, ülkenin başkenti Malé Adası’na uzakta olması da Fuvamulah’ın izole kalmasını, hem doğal hem kültürel yapısını korumasını sağlıyor.
Yaklaşık 14 bin kişinin yaşadığı ada tropikal bitki örtüsü, korumayı başardığı Maldiv gelenekleriyle adeta bir yeryüzü cenneti. Benim buraya aynı sene içinde ikinci kez gelmeminse tek bir sebebi var. Muhteşem bir sualtı canlısını, dünyada en sık rastlandığı yerlerden birinde, kendi doğal ortamında gözlemlemek.
MALDİVLER’İN BENZERSİZ ADASI
Maldivler, karadaki tropik doğal güzelliğini okyanus altında benzersiz sualtı zenginliğine devreder. Bu muhteşem çeşitlilik, mevsimsel akıntıların plankton açısından zengin suları buralara yönlendirmesiyle oluşan mercan resiflerinin etrafında hayat bulur. Bu özelliklerinden dolayı Fuvahmulah Adası, 2020 yılında UNESCO Biyosfer Rezervi ilan edildi ve adanın doğal kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı için mekanizmalar oluşturuldu. Fuvahmulah Belediye Başkanı İsmail Rafik, yaptığımız görüşmede bu gelişmenin öneminin altını çiziyor ve “biyosfer rezervi olmamız adanın korunması, bilimsel çalışmalara ev sahipliği yapması ve dünyada daha çok tanınmasını sağlayacak” diyor. Ama belediye başkanı son yıllarda karşı karşıya oldukları bir sorundan da bahsediyor. Dalgaların kıyıda neden olduğu ve iklim değişikliğiyle birlikte giderek şiddetlenen kıyı erozyonu. Bu doğa olayı, adanın toprağını yavaş yavaş kaybetmesine sebep oluyor. Bölgeyi gezdiğimde bunu bizzat gözlemliyorum. Kıyıda dalga kıran olmayan noktalar okyanus tarafından adeta yutuluyor.
Maldivler’deki mercanlar genellikle sığ sularda, özellikle de adaların çevresindeki lagünlerde ve kıyı bölgelerinde yoğunlaşıyor. Bu mercanlar adaların çevresini saran büyük resif sistemleri oluşturuyor ve balıklar, deniz kaplumbağaları, deniz yıldızları gibi pek çok deniz canlısına barınma, beslenme ve üreme alanı sunuyor.
Fuvahmulah da çok zengin mercan resiflerine sahip. Ada çevresindeki mercan ekosisteminin sağlıklı ve dengeli olduğunun en belirgin işareti bin 200’ün üzerinde balık türünün bu sularda yaşam sürmesi. Ada çevresinde yoğun olarak bulunan orkinos, barakuda, sarı yüzgeçli orkinos, bonito gibi büyük pelajik (açık deniz) balıklar da bu sularda sağlıklı bir besin zinciri oluşturuyor.
KÖPEKBALIKLARININ CENNETİ
Çekiçbaş ve balina köpekbalıkların göç yolu üzerinde bulunan Fuvahmulah, ayrıca sapan kuyruk, beyaz ve siyah yüzgeç, gri köpekbalığı gibi türlere daimi yaşam ortamı sunuyor. Bunlar içinde bir türe parantez açmak gerekiyor ki o da dünya sularında bu sıklıkla sadece burada gözlemlenen bir tür: Kaplan köpekbalığı (Galeocerdo cuvier).
Fuvahmulah, dünya çapında bilinen en büyük kaplan köpekbalığı topluluğuna ev sahipliği yapıyor. 2016-2023 yılları arasında yapılan araştırmalarda bu sularda 239 kaplan köpekbalığı tespit edildi ve kimliklendirildi. Her bireyin desenleri ve işaretleri kaydedilerek tanımlama yapıldı, bazı bireylerin Fuvahmulah’da uzun süre kalarak üreme dönemlerini geçirdiği gözlemlendi.
Dünya denizlerinde yaklaşık 20 yıldır köpekbalıklarını görüntülüyorum. Birçok tür kadrajıma girmişken kaplan köpekbalıkları daha önceki dalışlarımda tesadüfen karşılaştığım türler arasındaydı. Konu Fuvahmulah olduğundaysa durum tamamen farklı bir hale bürünüyor.
Fuvahmulah’ın yıl boyunca benzeri görülmemiş sayıda kaplan köpekbalığı nüfusunu barındırması onu bilimsel gözlem ve araştırmaların da merkezi yapıyor. Burada birçok bilim insanı ve deniz biyoloğu araştırmalar yapıyor, adanın biyolojik zenginliği yayınlarına konu oluyor. Uzmanlar, buradaki köpekbalıklarının diğer bölgelere göre daha sakin ve öngörülebilir davranışlar sergilediğini belirtiyor, ama bunun nedeni net olarak bilinmiyor.
Dünyanın diğer okyanuslarında bu türün neden olduğu birçok saldırı söz konusuyken neden ada sakinleriyle ve dalgıçlarla adeta uyum içinde yaşıyor? Araştırmalar da özellikle bu soruya odaklanıyor.
Maldiv Adaları’nı çevreleyen büyük resif sistemleri, pek çok deniz canlısına barınma, beslenme ve üreme alanı da sunuyor.

Pembe anemon balığı (Amphiprion perideraion), anemonların içinde ve etrafında simbiyotik olarak yaşamını sürdürüyor.

Dev müren (Gymnothorax javanicus) ve leopar desenli müren (Gymnothorax favagineus) aynı kovuğu paylaşan farklı türler olmalarına rağmen uyum içinde yaşıyor.

Şahin gagalı kaplumbağa (Eretmochelys imbricata) nesli tehilke altında olan bir tür ve mercan resiflerindeki yaşama bağımlı bir tür.

Bulanık sığlıklarda kolonileşen lahana mercanları (mantipora florida).
YAZI VE FOTOĞRAFLAR: EKREM PARMAKSIZ
Yazının devamı Atlas'ın Kasım 2025 sayısında...












