
Moda dünyasının sessiz gücü: Alex Rivière-Sieber
Yazı: Isabel Serra Fotoğraflar: Jesús Isnard Prodüksiyon: The Crew Styling: Inès Esnal Makyaj ve Saç: Inès Castaños Fotoğraf Asistanı: Luca Iani
Alex Rivière-Sieber ne istediğini çok iyi biliyor. Ama belki de daha önemlisi, ne istemediğini de… Hayatta olduğu kadar modada da. Tutarlılık, disiplin, denge ve yapı; onun yaşam biçimini, estetik anlayışını ve stilini tanımlayan kavramların başında geliyor. O, yalnızca iyi giyinen bir kadın değil; modayı analiz eden, sektörün dinamiklerini doğru okuyan ve tüm gürültünün içinde gerçekten önemli olana odaklanabilen biri. Onunla; sadeliğe dönüşü, lüks kavramını ve kimlik meselesini konuştuk.
HELLO!: Bir markan, bir prodüksiyon şirketin ve kendi dijital platformların var. Tüm bunları aynı anda yönetmenin sırrı ne?
Alex Rivière-Sieber: Net bir vizyona sahip olmak ve bunu disiplinle sürdürebilmek. Benim için uzun vadeli düşünmek çok önemli. Her şeye yetişmeye çalışmak yerine enerjini nereye yönlendireceğini bilmek gerekiyor. Kalıcı ve güçlü bir yapı kurmanın yolu da istikrardan geçiyor.
HELLO!: İşinin hangi kısmında kendini daha özgür hissediyorsun?
A. Rivière-Sieber: Yaratım sürecinde. Bir fikrin doğuşundan hayata geçmesine kadar olan süreç beni en çok heyecanlandıran şey. Bir ürün, bir kampanya ya da bir atmosfer yaratmak... Hepsinin aynı estetik evrende buluşmasını seviyorum. Özellikle yaratıcılığın stratejiyle kesiştiği nokta benim için çok değerli.
HELLO!: Stil anlayışın oldukça net. Bu çizgiyi nasıl oluşturdun?
A. Rivière-Sieber: Aslında estetik anlayışım hep oldukça belirgindi. Bu kadar fazla görsel gürültünün olduğu bir dünyada kendine sadık kalmak, sana ait olmayan şeylere “Hayır” diyebilmeyi gerektiriyor. Modayı bir ifade biçimi olarak görüyorum ama geçici trendlerin peşinden gitmek hiçbir zaman bana göre olmadı.
HELLO!: Bir parçanın seni etkilemesi için ne gerekiyor?
A. Rivière-Sieber: Niyet... Bir tasarımda estetik ve işlevsellik arasındaki denge beni gerçek anlamda etkiliyor. Gerçek hayatta kullanılabilen, zamansız ve tekrar tekrar dönmek isteyeceğin parçaları çok seviyorum. Bir sezon sonra anlamını kaybeden bir tasarım benim için değerini de kaybediyor.
HELLO!: Seni ve Alex Rivière Studio koleksiyonlarını besleyen ilham kaynakları neler?
A. Rivière-Sieber: İlhamımın büyük kısmı kendi hikayemden geliyor. Annemden ve büyükannemden kalan vintage parçaları hâlâ saklıyorum. Kumaşları, kesimleri, o zamansız zarafet beni çok etkiliyor. Bunun dışında sinema da büyük bir ilham kaynağı. Karakterlerin görünümleriyle yarattıkları kimlik hissi çok etkileyici.
HELLO!: Minimalizm ve temel parçalara dönüş şu anda yeniden yükselişte. Sence neden?
A. Rivière-Sieber: Çünkü uzun yıllardır hızlı tüketim kültürü içindeydik. İnsanlar artık daha bilinçli. Yalnızca logoları değil; kaliteli, uzun ömürlü ve gerçek hayatlarına uyum sağlayan parçaları arıyorlar. Daha sade ve zamansız moda anlayışı da tam olarak bu ihtiyaca cevap veriyor.
HELLO!: Markanın bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsun?
A. Rivière-Sieber: Çok organik bir büyüme süreci yaşadık. Başlangıçta yalnızca resort-wear odaklıydık, şimdiyse çok daha güçlü ve bütünlüklü bir gardırop anlayışı oluşturduk. En önemlisi de bunu markanın ruhundan ödün vermeden yaptık.
HELLO!: Louis Vuitton Resort koleksiyonuyla poz veriyorsun. Resort koleksiyonlarını özel yapan ne?
A. Rivière-Sieber: Bu koleksiyonlar seyahat eden ve farklı iklimlere uyum sağlayabilecek parçalar arayan kadınlar için tasarlanıyor. Trendlerden bağımsız, işlevsel ve çok yönlü olmaları en güçlü yanları.
HELLO!: Gardırobunu başka biriyle değiştirecek olsan kimi seçerdin?
Alex Rivière-Sieber: Aslında tek bir kişi değil… Kate Moss’un doğal tavrı, Olsen kardeşlerin kusursuz minimalizmi ve Jackie Kennedy’nin zamansız zarafeti… Stil dediğimiz şey zaten tüm bu referansları kendi kimliğinden geçirerek oluşturduğun kişisel bir dünya.
HELLO!: Senin için lüksün tanımı ne?
Alex Rivière-Sieber: Lüks bir isim ya da etiket değil; tamamen bir his. Bir kumaşın tende bıraktığı duygu, işçiliğin inceliği, detaylara verilen önem… Bugünün gerçek lüksü artık gösterişten çok, özgünlük ve duyguyla ilgili.

Pembe ufuk
Alex Rivière-Sieber, Louis Vuitton Resort koleksiyonundan püskül detaylı bir hırka ve beyaz pantolonla objektif karşısına geçiyor (solda). Bu sayfada ise aynı koleksiyona ait monogram desenli pembe bir şalla poz veriyor.

İkon parça
Girişimci Alex Rivière-Sieber, Louis Vuitton’un rafya ve deri detaylı ‘Capucines BB’ çantasıyla görüntüleniyor. Maison’un ikonik tasarımlarından biri haline gelen model, zamansız lüks anlayışını yansıtıyor.

Sıcak doku
Alex Rivière-Sieber, Louis Vuitton Resort koleksiyonuna ait püskül detaylı yelek ve bermuda takımıyla rahatlığın sofistike yorumunu yansıtıyor.

Zamansız parçaların gücü
Alex Rivière-Sieber, altın düğme detaylı ajurlu örgü polo tişörtüyle Louis Vuitton Resort koleksiyonunun modern klasiklerine hayat veriyor.

Çift denim etkisi
Bu sayfada Alex Rivière-Sieber, Louis Vuitton Resort koleksiyonundan kolsuz denim ceket ve asimetrik volanlı denim etekten oluşan ‘total look’ görünümüyle sezonun en güçlü trendlerinden birini yorumluyor.

Evinde gibi
Alex Rivière-Sieber, Louis Vuitton Resort koleksiyonundan beyaz babydoll elbisesiyle doğal ve romantik bir görünüm sergiliyor.

Klasik ve vazgeçilmez
Alex Rivière-Sieber, Louis Vuitton Resort koleksiyonundan işlemeli beyaz gömleğiyle minimalizmin en güçlü halini yorumluyor.

Sadeliğin ilhamı
Alex Rivière Studio’nun kurucusu Alex Rivière-Sieber, Louis Vuitton Resort koleksiyonundan dantel detaylı beyaz elbisesiyle “Az çoktur” anlayışının modern ilham perisine dönüşüyor.
Benzer Haberler

Esra Kazmirci: "Gerçek lüks, doğru şeylerin doğru yerde durduğu o sessiz dengedir"

Tasarımcı Hakan Helvacıoğlu’ndan estetik ve hafızayı buluşturan mekân

House of Icons Marka Direktörü Cansu Eroğlu “Gerçek lüks, yarattığı histe saklı”









