
Moda tasarımcısı Cihan Nacar: “Çok farklı iki çizgiyi bir araya getirdik”
Özgün tarzlarla özgürce giyinmek isteyenlerin sokak stili markası Friday Offset, Cihan Nacar ile bir araya geldi. Nacar’ın alışık olduğumuz çizgisinin dışında, kendisi için de keşiflerle dolu yepyeni bir heyecan yaratan bu birlikteliğin detaylarını ünlü tasarımcıdan dinledik.
HELLO!: Cihan Nacar ve Friday Offset’in bu sürpriz iş birliğinin hikayesini sizden dinleyebilir miyiz?
Cihan Nacar: Gerçekten normal şartlarda buluşması zor, çok farklı iki çizgiyi bir araya getirdik ve herkes için sürpriz bir çalışma oldu. Bu çalışmanın temelleri aslında yıllar önce atılmıştı diyebiliriz. Çok eski bir dostluğun nihayet profesyonel yaşamda karşılık bulması ve yürekten inandığımız bir hedefe hizmet etmesi bizim çıkış noktamız oldu. Friday Offset’le birlikte gençlerin trendleri kaçırmadan, gönüllerince enerjilerini yansıtabildikleri kaliteli giyime, ulaşılabilir rakamlarla sahip olabilmelerini sağlamayı hedefledik. Gençler, özellikle de bu ülkenin gençleri ve onların özgürlükleri bizim için çok önemli. Onlara bakarken geleceğimizi görüyoruz ve hiçbir koşulun onların hayallerini kısıtlamasını istemiyoruz. Bu misyon, bizim için adeta herkes tarafından desteklenmesi gereken bir sosyal sorumluluk gibi. Ulaşılabilir sokak modasında akla gelen ilk isim olmak üzere yola çıktık.
HELLO!: Koleksiyonunuzda hangi anahtar parçaları bulabiliriz?
C. Nacar: Koleksiyonumuzun içinde ‘Allday’ bölümü bulunuyor. Bu bölümdeki bütün parçalar anahtar parçalar diyebiliriz. Bu parçalar zamansız ve yılın tüm dönemlerinde rahatlıkla kullanılabilir.
HELLO!: Bu iş birliğinin ve markanın lansmanıyla ilgili özel etkinlikler veya kampanyalar düzenlemeyi planlıyor musunuz?
C. Nacar: Evet, lansman süreci bizim için tek seferlik buluşmalarla sınırlı olmayan bir tanışma süreci planı demek. Bu kapsamda özel bir grup için ilk tanışma partimizi gerçekleştirdik bile. Belirli bir plan dahilinde özel etkinlikler ve kampanyalar düzenlemeye devam edeceğiz. Müşterilerimize özel indirimler, hediye çekleri ve sürprizlerle dolu bir lansman deneyimi sunmayı planlıyoruz. Bu süreç, hedef kitlemiz dahilindeki her bir kullanıcıya ulaşana, koleksiyonumuzla tanıştırana kadar da devam edecek.

HELLO!: Mevsimlik değişikliklere uyumlu parçalar da bulunuyor mu peki?
C. Nacar: Elbette, mevsimlik değişikliklere uyumlu, anahtar parçalarımız ise dört mevsim kullanımı hedefleyen tasarımlar içeriyor. Yaza doğru hafif kumaşlar ve çok yönlü parçalar, müşterilerimize her mevsimde stil ve konforu bir arada sunuyor.
HELLO!: Cihan Nacar ve Friday Offset’in marka değerleri örtüşüyor mu?
C. Nacar: Kesinlikle. Markalarımızın değerleri her iki taraf için de korunan öncelikli konu başlıkları. Çok şanslıyız ki bu konuda da inanılmaz bir uyum yakaladık. Uzun yıllar öncesinden gelen birlikte çalışma deneyimimiz de etik değerlerimizin yakınlığı noktasında büyük avantaj elbette. Kalite, yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve müşteri memnuniyeti, her iki markanın da ortak ve temel değerleri. Bu değerler doğrultusunda hareket ederek müşterilerimize en iyi hizmeti sunmayı hedefliyoruz.
HELLO!: Sürdürülebilirlik ve etik üretim oldukça kapsamlı kavramlar. Sizin çalışma sisteminizde bunlar nasıl yorumlanıyor?
C. Nacar: Sürdürülebilirlik ve etik üretim, markamızın temel değerlerinin başında geliyor. Müşterilerimize ve dünyaya karşı sorumluluk taşıma anlayışımız, işimizin her aşamasında sürdürülebilir ve etik uygulamaları benimsememizi sağlıyor. Hammaddelerimizi seçerken, üretim süreçlerimizi planlarken ve tedarik zincirimizi yönetirken çevresel ve sosyal etkileri göz önünde bulundurarak hareket ediyoruz. Adil iş uygulamalarına ve çalışma koşullarına büyük önem veriyoruz. Ürünlerimizin kalitesi ve şıklığı kadar, sürdürülebilir ve etik bir üretim sürecine sahip olmaları da markamızın öne çıkmasını sağlıyor. Müşterilerimize çevre dostu ve adil üretimle elde edilmiş ürünler sunarak, onların sadece stil sahibi olmalarını değil, aynı zamanda dünya için olumlu bir etki yaratmalarını da desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu bilinç, profesyonel her tasarımcının ve markanın önceliği olmak zorunda.
HELLO!: Koleksiyonunuzda hangi materyalleri kullandınız?
C. Nacar: Koleksiyonumuzda yüksek kaliteli ve çevre dostu materyaller kullanıyoruz. Yüzde 100 organik pamuk kumaşlar, geri dönüştürülmüş polyester ürünlerimizin kalitesini ve dayanıklılığını artırıyor.
HELLO!: Müşterilere sunduğunuz beden ve renk seçenekleri nelerdir?
C. Nacar: Müşterilerimize geniş bedenler ve her ruh haline uygun renk seçenekleri sunarak; kendi zevklerini, ürünlerin konforuyla birlikte sokağa taşımalarını hedefliyoruz. Zaten her modelimizin farklı renk seçenekleri mevcut, aynı şekilde ‘oversize’ bilincini ve rahatlığını koleksiyondaki bütün parçalarla kullanıcıya aktarıyoruz. Sanıyorum günlük kullanım ve sokak giyiminde vazgeçilmez bir alışkanlık yaratmak üzereyiz. Kullanıcıların bir kere denemeleri, bu tarzdan ve ürünlerden vazgeçememeleri için yeterli olacaktır diye düşünüyorum.

HELLO!: Pazarlama stratejinizde hangi kanalları kullanacaksınız?
C. Nacar: Pazarlama stratejimizde odak noktamız, markamızı dijital ve online platformlarda güçlü bir şekilde tanıtmak ve müşterilere ulaşmak. Dijital kanalları kullanarak, markanın ve koleksiyonun benzersiz tarzını, yaratıcı çizgimizi ve kaliteli ürünlerimizi geniş bir kitleye duyurmayı hedefliyoruz. Bu dijital odaklı strateji, hızla değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlamamıza ve markamızı dijital dünyada güçlü bir şekilde konumlandırmamıza olanak tanıyacak.
HELLO!: Bu sürpriz koleksiyon sizin çizginizden çok farklı bir segmentte ve üstelik erkek modasını da kapsayan bir girişim. Yeni iş birlikleri ve erkek modası alanında başka planlarınız var mı?
C. Nacar: Öncelikle şunu söylemeliyim ki benim için de çok farklı ve keyifli bir çalışma oldu. Beni böyle heyecanlandıran her projede evet beni görebilirsiniz ancak Cihan Nacar markasının temel prensipleri her zaman geçerli. Cihan Nacar kadınının tanımlanmış personası marka kimliği içinde kendisini tanımladı ve yeni personalar eklense bile özü değişmeyecek. Zira gelişim ve değişim kodlarının temelinde mevcut. Erkek modasına gelince; bu, başlı başına bir çalışma alanı. Eğer böyle bir niyetim olursa mutlaka haberiniz olur. Şimdilik böyle tadımlık bir çalışmayla bu alana dokunmak benim için de keyifli bir ilk oldu demekle yetinmek istiyorum.
Benzer Haberler

Sanatı süs değil, tasarımın özü olarak gören bir zihin: Fahrettin Aykut

Milano–Cortina 2026: Spor, moda ve kültürün buluştuğu küresel sahne

Melis Sezen’in yeni projesi belli oldu: Mert Ramazan Demir’le aynı dizide









