Haber kapak görseli
Bilim & Teknoloji
3 dk okunma süresi
B-Mag

Okyanusların altındaki kayıp kıta: Zealandia’nın sessiz hikâyesi

Dünya haritalarında görünmeyen ama bilimsel olarak kanıtlanan kayıp kıta Zealandia’nın 80 milyon yıllık hikâyesi, volkanlar, süperkıtalar ve okyanusların altındaki sırlar.

Dünya haritasını önümüze koyduğumuzda, çoğumuz yedi kıtayı hiç zorlanmadan sayabiliriz: Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avrupa ve Asya (teknik olarak tek bir kara kütlesi), Afrika, Antarktika ve Avustralya. Avustralya ise kimi zaman kuzeyindeki ada zincirleriyle birlikte Okyanusya başlığı altında değerlendirilir.

Ancak insanlık, yalnızca mevcut kıtalarla yetinmedi. Tarih boyunca okyanusların derinliklerinde kaybolduğu düşünülen efsanevi topraklara dair sayısız hikâye üretildi. Atlantis ve Lemurya bunların en bilinenleri arasında yer alıyor. Bu anlatıların bir kısmı, yaklaşık 12.900–11.600 yılları arasındaki Genç Dryas Dönemi’ne denk gelen büyük iklim değişimleri ve deniz seviyesindeki ani yükselişlerle ilişkilendiriliyor.

Efsane Değil, Gerçek: Zealandia

Ancak pek az kişinin bildiği bir gerçek var: Okyanusların altında gerçekten varlığı kanıtlanmış bir kıta bulunuyor. Üstelik adı, konumunu ele veriyor: Zealandia.

Bu dev kara kütlesinin küçük bir bölümü hâlâ suyun üzerinde. Güneydoğu Avustralya açıklarında yer alan ve insanlığın en geç yerleştiği adalardan biri olan Yeni Zelanda, aslında bu gizli kıtanın görünen yüzü. Hobbit yuvalarını andıran manzaralar ve sert doğa koşullarıyla bilinen Yeni Zelanda, Zealandia’nın yalnızca küçük bir parçası.

80 Milyon Yıl Önce Yeryüzündeydi

Jeologlara göre Zealandia, yaklaşık 80 milyon yıl önce tamamen su üstündeydi. Ancak süperkıta Gondwana’dan ayrıldıktan sonra, yavaş yavaş çökmeye başladı ve bugün neredeyse tamamen okyanusların altına gömüldü. Bu süreç, Dünya’daki kıtaların hareketini inceleyen levha tektoniği çalışmalarına önemli ipuçları sunuyor.

Atlantis Hayalleri Neden Gerçek Değil?

Zealandia’nın sular altında kalışı, beraberinde gelişmiş bir insan uygarlığını da götürmedi. Çünkü bilinen en eski insan atası türleri bile bu olaydan on milyonlarca yıl sonra ortaya çıktı. Modern insanın tarihi ise yalnızca yaklaşık 300 bin yıl öncesine uzanıyor. Yani Atlantis ya da Lemurya gibi efsaneler için hâlâ somut bir kanıt yok.

Yine de Zealandia, insanlık tarihinden çok daha eski bir hikâyeyi, yani Dünya’nın jeolojik geçmişini anlatıyor.

Haritalarda Ortaya Çıkan Dev Kıta

Yapılan detaylı haritalandırmalara göre Zealandia, yaklaşık 4,9 milyon kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. Bu, neredeyse Avustralya’nın yarısı büyüklüğünde bir kara parçası demek. Kıta; Yeni Kaledonya’dan Fiji ve Tonga’ya, oradan Yeni Zelanda’nın güneyine ve Tasman Denizi’ne kadar uzanıyor.

Bu ölçüler, Zealandia’yı Madagascar gibi mikro kıtalardan ayırıyor ve onu tam anlamıyla bir kıta statüsüne taşıyor.

Gondwana’nın Küçük Ama Önemli Parçası

Her ne kadar devasa boyutlara sahip olsa da Zealandia, bir zamanlar Afrika, Antarktika, Güney Amerika, Hindistan ve Avustralya’yı kapsayan Gondwana süperkıtasının yalnızca yüzde 5’ini oluşturuyordu. Levhaların hareketiyle parçalanan bu yapıdan geriye, bugün yüzde 95’i su altında kalan “gizli kıta” kaldı.

Bu nedenle Māori dilinde Zealandia’ya verilen ad oldukça anlamlı: Te Riu-a-Māui, yani “Gizli Kıta.”

Volkanlar Tarafından Parçalanan Bir Kara

Zealandia’nın sınırları, okyanus tabanında yaklaşık 2–4 kilometre derinlikte uzanan kıtasal eğimle belirleniyor. Kıta, bir asırdan uzun süredir bilinse de ancak son yıllarda geliştirilen ileri haritalama teknolojileri sayesinde bütünüyle incelenebildi.

Vadiler, kanyonlar, sıradağlar ve geniş düzlüklerle dolu bu karmaşık yapı, bilim insanlarının işini zorlaştırdı. Buna rağmen araştırmacılar pes etmedi.

“Pizza Hamuru” Gibi Gerilen Kıta

2017 yılında Zealandia’dan alınan kaya örnekleri, buranın bağımsız bir kıta olduğunu kesin olarak kanıtladı. 2019 ve 2023’te tamamlanan çalışmalarla birlikte Zealandia, ironik biçimde yüzde 100 haritalanmış ilk kıta unvanını kazandı.

Araştırmalar, Zealandia’nın Avustralya ve Antarktika’dan kopmasına neden olan şeyin, kıta boyunca uzanan dev bir volkan zinciri olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, milyonlarca yıl boyunca yükselen magmanın kıtayı adeta pizza hamuru gibi gerip incelttiğini söylüyor.

Geleceğin Süperkıtasına Açılan Kapı

Daha da ilginci, Zealandia’nın yapısı, Dünya’nın çok daha eski bir süperkıtası olan Rodinia’ya kadar uzanan izler taşıyor. Bu sayede jeologlar, Dünya’nın sürekli tekrarlanan süperkıta döngüsünü ve gelecekte oluşması beklenen Amasia adlı yeni süperkıtayı daha iyi anlayabiliyor.

Zealandia, yalnızca kaybolmuş bir kara parçası değil; gezegenimizin geçmişini ve geleceğini bir arada anlatan sessiz bir tanık.

Kapak fotoğrafı: Yeni Zelanda Roys Peak zirvesinin manzarası

Yazı: Harika Pelin Şengül

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo