Haber kapak görseli
Genel
9 dk okunma süresi
HELLO!

Palm Beach'teki muhteşem malikanelerinde Hilfiger'ların ev hali

Amerikan moda dünyasının ‘kraliyet’ çifti Tommy ve Dee Hilfiger, Palm Beach’teki ‘Coral House’ adlı muhteşem malikanelerinin kapılarını HELLO! okurları için açıyor. Yedi çocuklu kalabalık aile hayatlarını, yeni kitapları ‘Hilfiger Homes’u, sanat koleksiyonlarını ve evlerini nasıl gerçek bir yuvaya dönüştürdüklerini anlatıyorlar.

RÖPORTAJ: BEVERLEY BLOOM

FOTOĞRAFLAR: NICK MELE, STYLING: ZLATA KOTMINA

Amerikan moda dünyasında ‘kraliyet’ denince akla ilk gelen isimlerden biri her zaman Hilfiger’lar oldu. Stil, duruş ve yıllara meydan okuyan bir marka… Bugün ise Florida’nın pastel renkli malikanelerle dolu seçkin Palm Beach bölgesinde, Tommy ve Dee Hilfiger çifti, Billionaires’ Row’daki ‘Coral House’ adını verdikleri, özenle restore edilmiş evlerinin kapılarını HELLO! için açıyor.

Aralık 2008’den bu yana evli olan çift, tasarım söz konusu olduğunda tam bir uyum içinde. 74 yaşındaki Tommy, adını taşıyan global moda imparatorluğunun kurucusu. 58 yaşındaki Dee ise kendi ev tekstili markası Mrs H’nin yaratıcısı; aynı zamanda Katy Perry ve Kardashian–Jenner ailesiyle iş birlikleri yapan, ikonik tasarımlara imza atan çanta markası Judith Leiber’in kreatif direktörü ve ortaklarından. Tommy ve Dee, 2005 yılında St. Tropez’deki bir plaj kulübünde, ortak arkadaşları aracılığıyla tanışıyor. Dee o dönemde iki oğluyla Monte Carlo’da yaşarken; Tommy, Güney Fransa’da tatilde. Önce arkadaşlık, ardından mesafeli ama yoğun bir aşk başlıyor ve üç yıl sonra nikah masasına oturuyorlar.

BİRLEŞİK AİLE

Bugün Hilfiger’lar, tam anlamıyla ‘blended family’ dediğimiz, bir araya gelen büyük ve renkli bir aile. Tommy’nin önceki evliliğinden dört çocuğu var; MTV’nin ‘Rich Girls’ programıyla tanınan Ally de onlardan biri. Dee’nin ise eski eşi, İtalyan tenisçi Gianni Ocleppo’dan Julian ve Alex adında iki oğlu bulunuyor. Çiftin kendi oğulları Sebastian ise artık 16 yaşında. New York Manhattan’dan Mustique Adası’na, Connecticut’tan Miami’ye uzanan bir yaşam haritaları olmuş. Şimdiyse bu yolculuğu yeni kitapları ‘Hilfiger Homes’ ile okurlara açıyorlar. Tommy, “Dee ve ben yıllar boyunca birçok ev hayal edip inşa ettik, içinde yaşadık. Bu evlerin her biri hayatımızın anlamlı bir bölümüne karşılık geliyor” diyor ve ekliyor: “Bu yedi evi görsel bir otobiyografi gibi bir araya getirmek, insanlarla paylaşmak istedik.”

Çift, daha evlenmeden önce dekorasyon dünyasına hızlı bir giriş yapmış. New York’taki ikonik Plaza Hotel’de, Fifth Avenue üzerinde yer alan nefes kesici bir dubleks daire tasarlamışlar. Dee o günleri, “Bu proje üzerinde çalışmak o kadar eğlenceliydi ki… Bizi başka renovasyonlara da cesaretlendirdi” diyerek anlatıyor. Yıllarca farklı evler arasında bölünen hayatlarını sadeleştirmeye karar veren Hilfiger’lar, Connecticut ve Miami’deki evlerini satıp yeni bir başlangıç için Palm Beach’e yöneliyor. Uzun süren arayışın sonunda 2021 yılında Coral House’u satın alarak hayatlarında yeni bir sayfa açıyorlar.

YERALTI TÜNELİ

1972 yılında ünlü mimar John Volk tarafından inşa edilen, bir dönem medya patronu Conrad Black’e ait olan ev, çiftin şimdiye kadarki en zorlu renovasyon projesi olmuş. Üç yıl süren kapsamlı yenilemenin ardından Coral House bugün; mercan taşlı dış cephesi, kemerli pencereleri, bir yanda Atlantik Okyanusu, diğer yanda Intracoastal Waterway manzaralarıyla gerçek bir ‘rüya ev’. Evin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise plaja doğrudan ulaşım sağlayan yeraltı tüneli. İçeride ise Tommy’nin imzası haline gelen ‘all-American’ stil, Andy Warhol ve Jean-Michel Basquiat gibi isimlerin eserleriyle buluşuyor. Dee, “Evin sakin hissettirmesini ama karakterinin de güçlü olmasını istedik. İster şık giyinip kokteyl içebileceğiniz, ister ayakkabılarınızı çıkarıp ailece rahatlayabileceğiniz bir yer olmasına önem verdik” diyor. Bugün ‘Coral House’, Hilfiger Ailesi’nin ana yaşam alanı. Dee gülerek, “Açıkçası uzun bir süre daha taşınmaya niyetim yok” diyerek bu yeni dönemin kalıcılığına vurgu yapıyor.

HELLO!: Birbirinden etkileyici pek çok yerde yaşadınız. Sizi Coral House’a çeken ne oldu?

Dee Hilfiger: Daha önce Miami’de, Golden Beach’te bir evimiz vardı ama ben her zaman Connecticut’ı ‘evim’ gibi hissettim; oğlumuz Sebastian da orada büyüdü. Connecticut ve Miami’deki evlerimizi sattık. Palm Beach’te ev ararken, bu iki evin sevdiğim özelliklerini bir araya getirmek istedim.

Miami’deki evimizin kocaman, muhteşem bir plajı vardı. Palm Beach’te ise hem okyanus kenarında olup hem de havuzu olan bir ev bulmak pek kolay değil; havuzlar genelde arazinin arka tarafında konumlanıyor. Elimde uzun bir liste vardı ve tek tek maddeleri eledim. Sonunda Coral House’u bulduk; hem aradığımız alan hem de konum buradaydı. Geriye onu ‘bizim evimiz’ gibi hissettirmek kaldı. Aslında hâlâ bu sürecin içindeyiz!

Tommy Hilfiger: Buraya gelince bazı özel kurallar olduğunu hemen öğrendik. Örneğin, deniz kaplumbağaları nedeniyle geceleri suyu aydınlatamıyorsunuz. Bu da su kenarının akşamları oldukça karanlık olduğu anlamına geliyor.

HELLO!: İç mimariyi nasıl ele alıyorsunuz? Evinizde en sevdiğiniz oda veya parça hangisi?

D. Hilfiger: Coral Bar, yani Coral House’un bar odası, en sevdiğimiz ve en çok kullandığımız alanlardan biri. Mercan tonlarında lake duvarları ve bambu detayları var. Sebastian’ın odası da harika oldu. Yeni bir ev aldığımızda, o ev hayatımızın farklı bir anını temsil ediyor ve bu da direkt olarak dekorasyona yansıyor. Tasarım sürecimiz, evin stiline, bulunduğu yere ve hayatımızın o dönemine göre şekilleniyor. İç mimar Cindy Rinfret ile Connecticut ve Aspen’deki evlerimiz de dahil olmak üzere 18 projede birlikte çalıştık. Özel tasarımlar ve uzman görüşü için ona çok güveniyoruz.

T. Hilfiger: Evin içinde o kadar çok özel dokunuş var ki… Misafirler için ayrı hazırlanmış ‘his & hers’ tuvaletler bile mercan kırığı mozaik panellerle kaplı. Bu panelleri, Palm Beach’teki showroom’unda çalışan yerel bir kadın sanatçı yaptı ve gelip eve kendisi monte etti.

HELLO!: ‘Hilfiger Homes’ kitabınızdan biraz daha bahseder misiniz?

D. Hilfiger: ‘Hilfiger Homes’, okurları yedi farklı evimizin içine davet ediyor; Mustique’teki malikaneden son gözdemiz Coral House’a kadar… İnsanlar muhtemelen bizim her yerde kırmızı–beyaz–lacivert evlerde yaşadığımızı düşünüyor olabilir ama aslında durum hiç öyle değil; tabii Tommy’nin ofisi hariç! Pek çok dekorasyon kitabı tek bir stile odaklanıyor.

Bizim kitabımızda ise farklı farklı tarzlar var. Ayrıca her evde nasıl yaşadığımızı gösteren özel aile fotoğraflarına da yer verdik; yazlık evimiz gibi kullandığımız teknemiz Flag de dahil. Kitap çok kişisel ve birlikte çıktığımız yolculuğun birebir yansıması.

HELLO!: Evlerinizin dekorasyonunda hep aynı fikirde misiniz?

T. Hilfiger: Çatışmıyoruz. Belki de yıllardır birlikte yaşamamızın etkisiyle, aynı zevklere sahip olduk. Bu da dekorasyon sürecini çok kolaylaştırıyor. Tüm evlerimizin ortak noktası, güçlü bir tasarım diline sahip olmaları; mevcut mimari unsurları, biriktirdiğimiz objeler, sanat eserleri ve kendi stilimizle harmanlıyoruz.

D. Hilfiger: Tommy’nin zevkine güveniyorum; ister evde olsun, ister giyimde. Popüler kültürün her zaman biraz önünde oldu. Ev konusunda da en az moda kadar yenilikçi.

HELLO!: Sizce uzun soluklu bir evliliğin sırrı nedir?

D. Hilfiger: Kesinlikle saygı. İyi bir mizah duygusu da şart. Elbette aşk her şeyin başında geliyor. Üzerinde anlaşamadığımız çok az şey var. Benzer zevklere sahip olmak da fena sayılmaz!

HELLO!: Palm Beach’te sizin için mükemmel bir gün nasıl geçiyor?

D. Hilfiger: Florida güneşinin tadını çıkarmayı seviyoruz. Tommy’yle ya Palm Beach’teki Lake Trail’de yürüyüşe çıkıyoruz ya da sahilde yürümeyi tercih ediyoruz. Bazen de tenis oynuyor ya da bisiklete biniyoruz. Bunların hepsi çok rahatlatıcı; adeta ‘şarj olmak’ gibi. Bir de Worth Avenue’da dışarıda öğle yemeği yemeyi çok seviyoruz.

HELLO!: Dee, çokkültürlü bir kökenden geliyorsunuz. Bu, tasarım anlayışınızı etkiliyor mu?

D. Hilfiger: Farklı kültürlere ve yerlere maruz kalma şansına sahipseniz; bu, bakış açınızı mutlaka genişletiyor. Babam Türk, annem ise Birmingham’lı. Küçük bir Ohio kasabasında, 60’lı yıllarda büyürken bu beni hep ‘biraz farklı’ hissettirdi; çünkü çevremdeki insanlar o kadar da çokkültürlü değildi. Tasarım söz konusu olduğunda, ne kadar farklı kültürle tanışırsanız o kadar zenginleşiyorsunuz. Zihninizde yarattığınız ‘kütüphane’ye sürekli yeni bir şeyler ekleniyor.

HELLO!: Eviniz, oldukça çarpıcı sanat eserleriyle dolu. Koleksiyonunuzu nasıl oluşturuyorsunuz?

D. Hilfiger: Yıllar içinde çok farklı işler topladık; alıyoruz, satıyoruz, sonra yine alıyoruz… Bu süreç bizim için hep farklı. Bazen açık artırmalardan, bazen özel galerilerden, bazen sanat fuarlarından satın alıyoruz.

T. Hilfiger: Oturma odamızda asılı olan Picasso tablomuz ‘Mousquetaire aux Oiseaux’yu (1972), bu eve taşınmadan bir yıl önce aldık; tam oraya asmayı planlayarak. En sevdiğim parçalardan biri, Dee’nin bana hediye ettiği, sanatçı Shyglo’nun yaptığı neon portrem; ofisimde duruyor.

D. Hilfiger: Üst katta Andy Warhol’un ‘Flowers’ (1964) serisinden bir setimiz var; duvarları anında aydınlatıyor. Sanat, bizim için eğlenceli bir tutku ve neyse ki çoğu zaman aynı eserleri seviyoruz. Tek emin olamadığım parça, Tommy’nin Coral House’un girişine astırdığı Warhol ‘fright mask’ çalışmasıydı. İlk gördüğümde bana oldukça ürkütücü gelmişti, her gün bunu görmek ister miyim emin değildim. Tommy çok ısrar etti; ben de iyi bir eş olup “Bir deneyelim” dedim. Sonunda o kadar alıştım ki, şimdi çok seviyorum. Zamanla eserlerle bağ kuruyorsunuz ve onlara duygusal olarak bağlanıyorsunuz.

HELLO!: Aileyi bir arada tutmak için neler yapıyorsunuz?

T. Hilfiger: Bir evi ‘ev’ yapan şey ailedir.

D. Hilfiger: Bizim için akşam yemeği çok önemli. Telefonların masadan uzak durmasına takıntılıyım -her ne kadar bazen masaya geri dönseler de- çünkü gerçekten hepimizin rahatlayıp, konuşup, birbirimizin hayatına odaklanabildiği tek zaman o.

HELLO!: Komşularınız arasında Tom Ford gibi isimler de var. Evde verdiğiniz davetler için püf noktalarınız neler?

T. Hilfiger: Harika bir enerji, iyi müzik ve muhteşem insanlar!

D. Hilfiger: En önemli şey her zaman davet ettiğiniz insanlarla iyi bir uyum yakalamak. Organize olmak da çok iş görüyor; yeni evde sadece sofra takımlarım ve tabaklarım için ayırdığım ayrı bir oda var. Orada özel porselenlerim ve gümüşlerim duruyor; Palm Beach için olmazsa olmaz olan sedef saplı çatal-bıçak takımları ve elbette Mrs H ev koleksiyonumdan parçalar… Bir de ben biraz titizim; evde ayakkabıyla dolaşılmasından pek hoşlanmıyorum, hele açık renk halılarımız varken. Ama söz konusu davet olduğunda, ayakkabıları çıkarmaya zorlamıyoruz tabii!

HELLO!: İkiniz de hayır işleriyle tanınıyorsunuz. Özellikle destek verdiğiniz alanlar neler?

D. Hilfiger: Tommy ve benim, otizm spektrumunda olan üç özel gereksinimli çocuğumuz var. İlk tanıştığımızda bizi birbirimize yaklaştıran şeylerden biri de buydu ve hâlâ savunuculuk tarafında bizi motive eden en önemli konu. Tommy, Next for Autism adlı vakfın yönetim kurulunda. Bu kuruluş, otizmli çocukların büyüyüp yetişkinliğe adım attıkları dönemde, klasik programların artık onları kapsamadığı o ‘sonraki aşama’ya odaklanıyor. Ailelerin, çocukları yetişkinliğe geçerken karşılaştıkları süreci daha kolay yönetmelerine yardımcı oluyor.

HELLO!: Önümüzdeki dönemde sizi en çok ne heyecanlandırıyor? Gelecekte yine birlikte projeler yapmayı düşünür müsünüz?

T. Hilfiger: Kesinlikle! Kitap üzerinde çalışmak harika bir deneyimdi. Hem birlikte geçirdiğimiz 20 yılın adeta bir özeti hem de çok kişisel bir çalışma. Bu kadar bize ait olan bir şeyi insanlarla paylaşacak olmak bizi çok heyecanlandırıyor.

D. Hilfiger: Bizim için son derece kişisel bir proje ve bunu herkesle paylaşmak için sabırsızlanıyoruz. Bir de gelecek yıl için beni çok heyecanlandıran başka bir iş var: Amazon’da yayımlanacak ‘Club CEO’ isimli bir TV programı. Çok yönlü, girişimci kadınları anlatan bir seri olacak. Serena Williams, Winnie Harlow ve daha pek çok ilham verici kadını ağırlayacağız. Hem iş hayatlarındaki başarıları hem de özel hayatlarındaki iniş çıkışları nasıl yönettiklerini ekrana taşıyacağız. Takipte kalın!

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo