
Romina Hakko Garih: “Her geçen gün annem Carole Hakko’nun vizyonunu daha iyi anlıyorum”
Röportaj: Gökçe Ateş Kantarcı
Fotoğraf: Betty Mazalto
Saç: Mutlu Ahmet Sinan
Makyaj: Gamze Tekin Alp
Dekorasyon: La Lumiere Events
Ailemizden, özellikle de annemizden öğrendiklerimiz ve nasıl yetiştirildiğimiz; bizim hayata karşı bakış açımızı, önceliklerimizi, değerlerimizi, kısacası aslında şu hayatta nasıl bir insan olduğumuzu belirler. Romina Hakko Garih’in de aslında hayatındaki ilk ve en büyük şansı, sadece kendileri için değil yardıma ihtiyacı olan, elinin uzanabildiği her çocuk için mücadele eden bir annenin evladı olmak. 2021 yılında aramızdan ayrılan Carole Hakko’nun, henüz derneği kurmadan önce devlet hastanelerinde zorlu hastalıklarla mücadele eden çocukların yattığı bölümlere yaptığı ziyaretlerle başlayan hikayesi, Bir Dilek Tut Derneği ile devam etmiş. 2009’da ise uluslararası Make-A-Wish Foundation’a bağlanan vakıf, bugüne kadar Türkiye’de 5 bin 300 çocuğun dileğini gerçekleştirmiş. Geçen yıl 61 kurumsal sponsor ve destekçi ile rekor bir sayıyla 210 dilek gerçekleştirilirken, bunların 73’ünün depremden etkilenen çocuklar olduğunu belirten Romina Hakko Garih de bugün annesinin izinden giderek vakıf için çalışmalarını sürdürüyor. Henüz dört ay önce üçüncü çocuğunu dünyaya getiren Garih ile kızları Alaia, Gaia ve Petra’nın da katıldığı bir çekimde buluştuk. Anneler Günü’nü kutladığımız bu güzel günde, gerçek anlamda bir melek olan Carole Hakko da bıraktığı manevi mirasıyla kızı ve torunlarına eşlik etti.

HELLO!: Üçüncü kızınız dünyaya geleli henüz dört ay oldu. Nasıl gidiyor annelik ve üç çocuklu yeni hayatınız?
Romina Hakko Garih: Üçüncü kızım dünyaya geldiğinden beri geçen dört ay oldukça yoğun, uykusuz ve bir o kadar da heyecan dolu geçiyor. Üç çocuklu bir aile olmanın farklı zorluklarını yaşıyoruz fakat yeni bir denge kurmaya çalışıyoruz. Çok mutluyum ki destekçi bir eş, sevgi dolu bir ailem var.
HELLO!: Annelik kadına iflah olmaz bir enerji ve ne kadar zor olsa da her şeyi oldurma gücü veriyor, sizde de böyle bir duygu yarattı mı? Nasıl tarif edersiniz anneliği?
R. H. Garih: Eğer bugünkü aklımla anne olduğum ilk güne dönebilseydim, kendime muhtemelen her anın kıymetini daha iyi bilmeyi, her anın benim ve çocuklarım için önemli olduğunu hatırlatırdım. Bu sürecin, her anını dolu dolu yaşamak ve çocuklarımla birlikte büyümek için bir fırsat olduğunu unutmamak gerektiğini söylerdim kendime. Detaylarda boğulmayıp her yeni tecrübeyi keyifle ve neşe ile yaşamak! Mükemmeliyetçi bir insan olarak; her şeyi kontrol altında tutmaya çalışırken, gördüm ki bazı şeyleri akışa bırakmak çok önemli ve faydalı. Burada benim hâlâ gelişmeye ihtiyacım var diye düşünüyorum.
HELLO!: Şu sıralar bir yandan da anneniz rahmetli Carole Hakko’nun kurucu başkanı olduğu Make-A-Wish Türkiye / Bir Dilek Tut Derneği için çalışmalarınızı sürdürüyorsunuz. Dernek, hayati tehlike taşıyan hastalıklarla mücadele eden 3 ila 18 yaş arası çocukların kalplerinde yaşattıkları dilekleri gerçekleştiriyor. Bugüne kadar sayısız duygu dolu an yaşanmış olmalı. Kısaca bahsetmenizi istesek, Make-A-Wish Türkiye ne amaçla kuruldu, bugüne kadar kaç çocuğa ulaştı, neler başardı?
R. H. Garih: Bir Dilek Tut Derneği, 2000 yılında kuruldu ve riskli hastalıkları olan çocukların dileğini gerçekleştirip onları hayata bağlamak için yola çıkıldı. 2009’da ise uluslararası Make-A-Wish Foundation’a bağlandık ve Make-A-Wish Türkiye / Bir Dilek Tut Derneği olarak anılmaya başladık. Dernek olarak amacımız, umudun yanı sıra çocuklarımıza ve ailelerine dayanma ve direnme gücü verebilmek. Derneğimiz bugüne kadar Türkiye’nin her bölgesinden 5 bin 300 çocuğun hayalini gerçekleştirdi. Her dilek yolculuğu eşsizdir ve şefkat, neşe ve heyecan dolu bir ekip çalışmasıyla hayata geçer. Tüm Bir Dilek Tut dernek çalışanlarına ve gönüllülerine candan teşekkür etmek isterim. Onların sayesinde annemin misyonunun uzun seneler daha yaşayacağına inanıyorum.
HELLO!: Make-A-Wish bugün kaç ülkede faaliyet gösteriyor? Türkiye de bu global oluşumun bir parçası, değil mi?
R. H. Garih: Make-A-Wish, bugün dünya genelinde 40’tan fazla ülkede faaliyet gösteriyor ve Türkiye, bu global oluşumun önemli bir parçası olarak çalışmalarını sürdürüyor. Her Make-A-Wish birbirinden bağımsız olarak bulunduğu ülkenin çocuklarına destek oluyor. Make-A-Wish Türkiye / Bir Dilek Tut Derneği, cömert bağışçılarımız ve değerli gönüllülerin desteğiyle dilekleri gerçekleştiriyor.

HELLO!: Vakfın kuruluş yılları sizin de çocukluk, ilk gençlik döneminize denk geliyor. Sizin o günlerden unutamadığınız ya da etkilendiğiniz bir anı var mı?
R. H. Garih: Annemin gerçek bir melek olduğunu düşünüyorum. Make-A-Wish kurulmadan annem devlet hastanelerine gidip oradaki hasta çocuklara refleksoloji tedavisi uygulardı. Aynı zamanda o çocuklarla vakit geçirip oyunlar oynarken bu desteğin ne kadar önemli ve çocukların mücadelelerine yardımcı olduğunu tespit etti. Bu vesileyle, annem araştırmalara başladı ve kısa bir süre sonra da bu güzel Bir Dilek Tut yolculuğu hayata geçti.
HELLO!: Çok zor hastalıklarla mücadele eden çocuklar, en çok neyin hayalini kuruyor?
R. H. Garih: Çocukların dileklerini dört gruba ayırmak mümkün aslında. Çocuklardan, özellikle küçük yaşlarda olanlar, bir şey olma hayali kuruyorlar. Bazen polis olmak istiyorlar, bazen de prenses. Görmek isteyip göremedikleri yerlere gitmek isteyen çocuklarımız da var. Hayranı olduğu ve rol model olarak gördükleri tanınmış kişilerle de tanışmak istiyor çocuklarımız. Sporcularla, oyuncularla… Hatta geçtiğimiz aylarda yurtdışından İtalyan bir çocuğumuzun dileği Demet Özdemir ile tanışmaktı. Onları sette bir araya getirdik. Çocuklar hastalıklarıyla mücadeleleri sırasında maalesef çok fazla izole olabiliyorlar. Bu yüzden yaşam alanlarındaki konfor, onlar için motivasyonlarını yükselten bir etken oluyor. Bazen yatak odası takımı istiyorlar bizden, çoğu zaman da yaşamla iletişimi koparmamak ve derslerine devam edebilmek için dizüstü bilgisayar dilekleri oluyor. Son olarak, bir çocuğun ailesiyle birlikte tatil yapma isteği aklıma kazınmıştı. Bu deneyimlerin onlar için unutulmaz olması, onların hayata sarılmalarını sağlıyorsa bunun için elimizden ne gelirse yapmaya değer diye düşünüyorum.
HELLO!: Geçtiğimiz 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda da birtakım etkinlikleriniz oldu. Neler yapıldı?
R. H. Garih: Her yıl nisan ayı bizim için bayram dönemi oluyor. Hem 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hem de 29 Nisan Dünya Dilek Günü olduğu için Fairmont Quasar İstanbul’da her yıl Make-A-Wish Türkiye çocuklarımızla bir araya geliyoruz ve keyifli bir gün geçiriyoruz. Dilekleri gerçekleşecek çocuklar o yıl bu etkinliğe katılıyor ve birçok eğlencenin olduğu bu programda hep beraber eğleniyor ve birbirimizi daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz.
HELLO!: 7 Mayıs’ta da çocuklarımızın dileklerini gerçekleştirebilmek için özel bir etkinliğe Make-A-Wish ev sahipliği yapacak. Detayları sizden dinleyebilir miyiz?
R. H. Garih: Bu etkinlikte, amacımız çocuklarımızın hayallerini gerçekleştirebilmek için farkındalık yaratmak. ‘Arts for Stars’ adı altında, Sunset’te düzenleyeceğimiz bu keyifli etkinlikte heyecan dolu bir müzayedemiz ile birlikte canlı sanat performansı da olacak. 15 sanatçının eserinin olduğu müzayededen elde edeceğimiz gelir, daha çok çocuğa ulaşmamızı sağlayacak.

HELLO!: Rahmetli anneniz Carole Hakko’nun ardından, bu vakıf sizin için ayrı bir önem ve değer taşıyor olmalı; kendisinden bir yadigar, manevi bir miras gibi. Neler hissettiriyor onun tohumlarını attığı bir oluşuma bugün kızı olarak destekte bulunmak?
R. H. Garih: Dernek elçisi olmaktan çok mutluyum. Rahmetli annemin bu güzel mirasının başarılı bir şekilde devam etmesi beni çok sevindiriyor. Hem değerli ülkemizde hem de uluslararası Make-A-Wish dünyasında onun adını yaşatmak benim için büyük bir gurur kaynağı. Her geçen gün bu misyonun ne kadar değerli olduğunu anlıyorum ve annemin 24 sene önceki öngörü ve vizyonunu daha da iyi görüyorum.
HELLO!: Bu yıl vakfın gündeminde neler var, kısa ve uzun vadede ne gibi planlarınız bulunuyor?
R. H. Garih: Bu yıl vakfın gündeminde elbette ki ilk olarak daha fazla çocuğun hayalini gerçekleştirmek var. Aynı zamanda derneğimizin daha çok görünür olması ve farkındalık yaratmak için çalışıyoruz. Uzun vadede ise kurumlarla daha geniş kapsamlı projeler ve iş birlikleri planlıyoruz. Çocukların dileklerini gerçekleştirebilmek için bize destek olan kurumsal destekçilerimiz çocuklara umut vermek, onların hayallerine ulaşmasına katkıda bulunmaktan keyif alıyorlar. Her birine buradan teşekkürlerimi iletmek isterim. Tabii ki bu yardımseverliğin en önemli hususları, istikrar ve devamlılıktır. Böylece, bu iş birliklerinin büyümesi için de çabalıyoruz.
HELLO!: Rahmetli Carole Hakko, “Sofranda yemeğin, içinde barındığın bir evin ve kıyafetlerin varsa, senin başkalarına yardım etme zamanın gelmiştir” mantığıyla yetişmiş, yıllarca onkoloji servisinde gönüllü çalışmış ve çocukların dileklerini yerine getirmiş bir isim. Genlerden gelen bu gönüllü olma bilincini kızlarınıza da aşılıyor musunuz? İleride nasıl birer birey olmalarını arzu edersiniz?
R. H. Garih: Annem, bana ve kızlarıma gönüllülük ve yardımlaşma duygusunu aşılamak konusunda büyük bir rol model oldu. Onun mirasını yaşatmak ve kızlarıma da bu değerleri aşılamak benim için önemli. Fedakarlık, farkındalık, minnettarlık ve paylaşım... Kızlarım küçük olmalarına rağmen bazı fedakarlık ve paylaşım kavramlarını eşimle birlikte öğretmeye gayret ediyoruz, kendileri uygulamaya başladı bile. Kızlarımıza hayvan, doğa ve insan ilişkilerini geliştirmeye ve güçlendirmeye yönelik tecrübe kazandırmaya çalışıyoruz.

HELLO!: Toplumsal olarak, cinsiyet eşitsizliğinden çocukları ve hayvanları korumaya kadar birçok farklı konuya üzülüyor, yeri geldiğinde sesimizi yükseltmeye ve bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Siz Make-A-Wish ile bu anlamda aksiyon almış isimlerdensiniz. Harekete geçmek, elini taşın altına koymak isteyenlere neler önerirsiniz?
R. H. Garih: Make-A-Wish gibi organizasyonlarla aksiyon almak isteyenlere, öncelikle destek olmalarını ve çocukların hayallerini gerçekleştirmek için katkıda bulunmalarını öneririm. Ayrıca kendi çevrelerindeki ihtiyaçları gözlemleyerek ve ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışarak da bir fark yaratabilirler. “Damlaya damlaya göl olur” desek yeridir. Bir yerden başlayıp korkmadan ileriye bakabilmek, pozitiflik saçabilmek ve en önemlisi bugün dünden bir adım ileride olmak. Aksiyon almadan, hata yapmadan ve tecrübe kazanmadan her şey plan olarak kağıt üstünde kalır. Son olarak, ruhunuzu besleyecek duygular peşinde yürümenizi tavsiye ederim.
HELLO!: Peki sizi Romina olarak şu hayatta en etkileyen, üzen ve düşündüren şeyler neler?
R. H. Garih: Beni en çok etkileyen ve düşündüren şey, çocukların yaşadıkları zorluklar ve onların geleceği. Onların daha iyi bir dünyada büyümesi için elimizden geleni yapmalıyız. Erken yaşta masumiyetlerini ve saflıklarını kaybetmelerinden çekiniyorum. Her çocuğun çocukluğunu yaşaması gerekir ve Make-A-Wish ile birlikte bu misyonu da hayata geçirmeye çalışıyoruz.
HELLO!: Bir süper gücünüz olsaydı, bunu ne için ve nasıl kullanmak isterdiniz?
R. H. Garih: Eğer bir süper gücüm olsaydı, insanların acılarını ve zorluklarını hafifletmek için kullanmak isterdim. Daha fazla insanın mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olmak için çaba gösterirdim.
HELLO!: Dünyanın bugün geldiği hale bakıldığında başarılı insan olmak kadar iyi insan olmanın da çok önemli olduğunu görüyoruz. ‘İyi insan’ olmanın sizdeki tanımı nedir?
R. H. Garih: ‘İyi insan’ olmanın benim için tanımı, başkalarına yardım etmek, onları anlamak ve destek olmak demektir. Başarılı olmak kadar, etrafımızdaki insanlara değer vermek ve onların hayatına olumlu etkilerde bulunmak da önemli. İyi insan olduktan sonra başarının da her türlü peşinizden geleceğine inanıyorum.

HELLO!: Kadın olmanın en önemli gücü ve farkı nedir sizce?
R. H. Garih: Kadın olmanın en önemli gücü, empati yeteneğimiz ve toplumsal ilişkilerimizdeki hassasiyetimiz bence. Kadınlar genellikle daha duyarlı ve dengeli bir bakış açısına sahip oluyorlar.
HELLO!: Yorulduğunuz dönemlerde nasıl şarj olursunuz?
R. H. Garih: Yorulduğum dönemlerde genellikle ailemle vakit geçirmekten ve dinlenmekten enerji alıyorum. Ayrıca spor yapmak ve doğada vakit geçirmek de beni yeniliyor.
HELLO!: Hayatta vazgeçemeyeceğiniz, taviz veremeyeceğiniz bir tutkunuz/hobiniz var mı?
R. H. Garih: Hayatta vazgeçemediğim tutkularımdan biri, çocuklara ve hayvanlara yardım etmek. Bu nedenle Make-A-Wish gibi bir vakıfla ilgilenmek benim için büyük bir tutku.
HELLO!: Bugün üç çocuklu yetişkin bir kadın olarak, annenize ne söylemek isterdiniz?
R. H. Garih: Anneme, onun bana ve kızlarıma öğrettiği değerleri yaşatmaya çalıştığımı ve onun mirasını devam ettirmek için elimden geleni yaptığımı söylemek isterdim.
Benzer Haberler

Milano–Cortina 2026: Spor, moda ve kültürün buluştuğu küresel sahne

Melis Sezen’in yeni projesi belli oldu: Mert Ramazan Demir’le aynı dizide

Beymen Group CEO’su Elif Çapçı: “Lüksün geleceği daha fazla sahip olmak değil, değeri korumak”









