
Tarihle inancın kesiştiği hat: Başmelek Mikail’in Kılıcı efsanesi
Yazan: Edoardo Albert
Buz gibi Atlantik sularından başlayıp Kutsal Topraklar’daki Kermil Dağı’na kadar uzanan, diyagonal doğrultuda dizilmiş yedi kutsal mekân… Her biri, savaşçı melek Mikail’e adanmış. Bu etkileyici çizgi, İrlanda’nın Kerry Kontluğu açıklarında, okyanusun ortasında adeta bir diş gibi yükselen kayalığın üzerinde kurulu, gizemli keşiş manastırı Skellig Michael ile başlıyor. Rotanın bir sonraki durağı, İngiltere’nin güney kıyısında gelgitlerle şekillenen St Michael’s Mount adası. Oradan Manş Denizi’ni geçip Fransa’ya, Ortaçağ’dan çok dijital efekt eseri sanılacak kadar büyüleyici Mont-Saint-Michel’e varıyor. Çizgi, güneydoğuya doğru ilerleyerek İtalya’nın Piyemonte bölgesindeki zirveye kurulmuş görkemli Sacra di San Michele manastırını aşıyor. Ardından İtalya’nın topuk kısmına doğru yöneliyor ve Batı Avrupa’da Mikail’e adanmış en eski adak yeri olan Gargano’daki kutsal mekâna ulaşıyor. Bu manevi hat, İtalya’nın topuğundan geçip Adriyatik’i aşarak Yunanistan’a uzanıyor, ardından Symi adasındaki Panormitis Manastırı’na uğruyor. Son durak ise, Kermil Dağı’nda yer alan Stella Maris Manastırı. Rivayetlere göre, bu kutsal mekânlardan en az üçü bizzat başmelek Mikail’in yönlendirmesiyle inşa edilmiş.
Mont-Saint-Michel’in gerçek olduğuna ilk bakışta inanmak zor. Üstelik bin yıl önce inşa edildiğini düşününce neredeyse imkânsız.












