
Yarım asrı aşan kariyeriyle, moda duayeni
Yazı: Gökçe Ateş Kantarcı
1932’de İtalya’nın Voghera kentinde doğan Valentino Garavani, modaya olan tutkusunu genç yaşta keşfetti. Paris’te aldığı couture eğitimi, onu yalnızca teknik olarak değil, estetik anlayış açısından da şekillendirdi. 1960’ta Roma’da kurduğu moda eviyle birlikte kısa sürede uluslararası sahneye çıkan Valentino, kadın giyimine getirdiği aristokrat zarafetle adını altın harflerle yazdırdı. Onun imzası haline gelen ‘Valentino Kırmızısı’, yalnızca bir renk değil; güç, romantizm ve kusursuz feminenliğin sembolüne dönüştü.
Elizabeth Taylor’dan Jackie Kennedy’ye, Sophia Loren’den Anne Hathaway gibi modern zamanın yıldızlarına uzanan hayran kitlesi, Valentino’nun tasarımlarını birer moda objesinin ötesine taşıdı. Onun elbiseleri, kırmızı halıda yürüyen kadınları giydirmekten çok, onları birer ikon haline getirdi. Couture disiplinine duyduğu sarsılmaz saygı, el işçiliğine verdiği önem ve zamansız siluetleri, modanın hızla değişen dünyasında bile Valentino’yu ayrıcalıklı bir yerde konumlandırdı. 19 Ocak’ta Roma’daki evinde sevdikleriyle ve huzur içinde hayata veda ettiği belirtilen Valentino Garavani’nin 23 Ocak’ta Basilica di Santa Maria degli Angeli e dei Martiri’de gerçekleşen cenaze töreni ise bu mirasın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha hatırlattı. Törende hakim olan atmosfer, ihtişamdan çok minnettarlıktı. Moda evlerinin temsilcileri, tasarımcılar, sanatçılar ve yakın dostları; Valentino’nun yalnızca yarattığı estetik evreni değil, aynı zamanda inceliği, disiplini ve hayata bakışındaki zarafeti andı. Çiçeklerin arasında sıkça görülen kırmızı tonları, onun modaya bıraktığı imzanın sessiz ama çarpıcı bir selamı gibiydi.
Valentino Garavani, yıllar önce aktif tasarım hayatından çekilmiş olsa da kurduğu dünyanın etkisi hiçbir zaman sahneden inmedi. O, modayı trendlerin ötesine taşıyan, güzelliği bir yaşam felsefesi olarak ele alan son büyük couturier’lerden biri olarak anılacak. Cenaze töreniyle birlikte kapanan yalnızca bir hayat değil; aynı zamanda 20. yüzyıl ‘haute couture’ geleneğinin yaşayan en güçlü sayfalarından biriydi. Geride ise kırmızıyla yazılmış bir tarih, iğne iplikle kurulmuş bir şiir ve modanın hafızasından silinmeyecek bir zarafet mirası kaldı.

Podyumda geçen 47 yıl
1960 yılında kurulduğu günden 2007’ye kadar markasının kreatif direktörlüğünü yapan Valentino Garavani, aktif tasarım hayatından çekilmiş olsa da kurduğu dünyanın etkisi hiçbir zaman sahneden inmedi. O, modayı trendlerin ötesine taşıyan, güzelliği bir yaşam felsefesi olarak ele alan son büyük couturier’lerden biri olarak anılacak.
Roda'da duygu dolu son görev
Aralarında Donatella Versace, Tom Ford, Pierpaolo Piccioli, Alessandro Michelle gibi moda tasarımcısı dostlarının da bulunduğu cenaze töreninde, Valentino’nun ilham perileri Anne Hathaway, Natalia Vodianova ve Olivia Palermo da vardı.
Zamansız bir duayen
Moda dünyasında ‘trend’ kovalamaktan çok, kalıcı bir estetik dil yaratan Valentino Garavani, ‘haute couture’ün altın çağından modern dünyaya uzanan canlı bir köprüydü. Jacqueline Kennedy’den Elizabeth Taylor’a, Sophia Loren’den modern Hollywood yıldızlarına kadar sayısız ikonik ismin hayran olduğu bir duayen...
Benzer Haberler

Milano–Cortina 2026: Spor, moda ve kültürün buluştuğu küresel sahne

Melis Sezen’in yeni projesi belli oldu: Mert Ramazan Demir’le aynı dizide

Beymen Group CEO’su Elif Çapçı: “Lüksün geleceği daha fazla sahip olmak değil, değeri korumak”









