Haber kapak görseli
Genel
2 dk okunma süresi
HELLO!

Yazın hem ruhu hem bedeni besleyen sağlıklı alışkanlıklar

İçeriği Paylaş

Yaz aylarında rengarenk sebze meyvelerle kurulmuş bol sohbetli sofralar, güneş ışığı ve D vitaminine doyduğumuz günler sayesinde iyi hissetmek için sebebimiz çok. Yazın getirdiği bu tazeliği tam olarak hissedebilmemiz içinse hem bedeni hem de ruhu besleyecek bazı yaşam tarzı alışkanlıkları edinmeye ne dersiniz?

Yazı: Dilara Koçak

Hep söylerim, kendine saygı, kendini sevmek, ‘iyi yaşam’ yolculuğunda en kıymetli adımlardan... Yapılan çalışmalar da bunu gösteriyor. Appetite dergisinde yayımlanan bir çalışmada, kendine şefkat göstermek yani öz şefkat ve beslenme ilişkisi araştırılmış. Bireylerin kendilerine daha şefkatli yaklaştıklarında, takip eden saatlerde daha iyi bir ruh hali, daha az yeme atakları ve egzersiz davranışları üzerinde daha iyi bir öz kontrol bildirdiklerine ulaşılmış. Öz şefkat yani öz saygı ne kadar yüksekse, kilo verme yolculuğunda o kadar olumlu sonuç alınıyor. Araştırmacılar, suçluluk duygusuyla kurmuş olduğunuz, “Yine diyeti bozdun, senin iraden yok” gibi suçlamalar yerine; kendi kendinize, “Bu yolculukta elinden gelenin en iyisini yapıyorsun” gibi motivasyon cümlelerini tekrarlamanızın önemini vurguluyor.

Gaba ile tanışın

GABA (Gama Aminobütirik Asit) nörotransmitterini daha önce duydunuz mu? Bu madde beyin dalgalarının uyumlu çalışmasını sağlayarak, beynimizin dinlenmesine olanak tanıyor. Beyne ‘sakinleş’ sinyali gönderiyor.

Peki beyindeki GABA miktarını desteklemek mümkün mü? Evet. Magnezyum ve B6 vitamini bunun için bize çok yardımcı. Ispanak, elma, muz, brokoli, havuç, soğan, patates ve mantar GABA içeren gıdalar arasında. Probiyotik yönden zengin kefir ve yoğurt da GABA miktarını destekliyor.

Fermente gıdalar, tam tahıllar, yağlı tohumlar ve baklagiller tüketerek de GABA seviyelerini artırabilirsiniz. Haftada en az iki kez baklagilleri sofranızda bulundurun hatta filizlendirilmiş bakliyat tercih edin ki faydasını artırın.

Doğa ile hep yan yana

Ormanda yürümek, sahil kenarında oturmak, gün batımını izlemek, çimlere uzanmak ya da yalnızca bir manzaraya karşı nefes alıp vermek...

Size hangisi daha iyi geliyor? Tüm bunlar ekoterapi olarak ruhunuzu besleyen aktiviteler. Ekoterapi, ‘doğa terapisi’, ‘yeşil terapi’ veya ‘toprak merkezli terapi’ olarak da biliniyor. Depresyon veya anksiyete semptomlarını azaltıp özgüven, duygusal dayanıklılık gibi duygu durumlarını desteklemeyi hedefliyor.

Yapılan pek çok çalışma doğada zaman geçirmenin stresi azalttığını, zihinsel rahatlama sağladığını ve depresyon riskini azaltabileceğini gösteriyor. Yalnızca huzur vermekle kalmıyor, doğada zaman geçirmenin daha düşük nabız hızı daha düşük kan basıncı sağlayabileceğine dair de pek çok çalışma var. Aynı zamanda stres hormonu düzeylerini düşürdüğü için bağışıklık sistemine de dolaylı yoldan destek oluyor. Özetle, ekoterapi sizi sadece ‘iyi’ hissettirmiyor, sağlığınızı da iyileştiriyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo